"Hicran" İçinde Bayram

Yarım asrı aşan ömrümün, en az 40-45 yılında, ülkemizin ve dünyanın siyaset ve gündemini büyük bir hassasiyetle takip etmiş, nerde bir hukuksuzluk, haksızlık ve zulüm varsa, acısını ciğerimde hissetmiş olarak, hayatımı hep bu hicran içinde yaşamış bulunuyor, birinci önceliğimin, derdimin ve gündemimin, bu acılar olduğunu hep hatırlıyorum

Bu zaman dilimi içinde, bayramları hep anımsıyor, hiç birinde bayramı, ‘’bayram’’ gibi yaşayamadığımı, hep ‘’inşallah bir daha ki bayrama’’ümidiyle bu güne kadar tehir ederek geldiğimi biliyorum.

Yani, duyarlı insanlar olarak hiçbirimizin, hiçbir bayramı, bırakınız dört başı mamur geçirmeyi, çeyrek ölçekte bile yaşayamadığımız bir vakıadır. Hepsi de acılarla geçmiş, dahil de ve hariçte, ama muhakkak bir yerde, Müslümanların ve insanlığın bir yarası ile bayram edilmiş, maalesef bayramlar, bayram olmaktan hep çıkmıştır.

Evet. Yıllardır tüm bayramlar da, Ümmetin acıları hep oldu. İslam coğrafyası bir yerler de kanamaya, zalimin zülmü, bir şekilde hep devam etti.

Zaten, İzrail’in Filistin’de ki vahşeti, her zaman ve her bayram da, kesintisiz hep var oldu ve hiç bitmedi. Tek başına bayramları zehir etmeye yetti.

İzrail terör şebeke ve çete devletinin kurulduğu günden beri, Filistin de hep işgal var. Kan, ölüm, gözyaşı ve çığlık var. Dünyanın en vahşi düşman çizmesi altında inleyen, bir mağdur ve mazlum milletin feryatları hep var. Hepsinde de, susan ve seyreden bir İslam dünyası, zalimi destekleyen bir ABD ve Batı dünyası hep var oldu.

Tamamında lanetli izrail çete başlarının katliamları, David Ben Gurion, Moşe Şaret, Levi Eşkol, Golda Meir, İzak Rabin, Menahem Begin, İzak Şamir, Şimon Peres, Ehud Barak, Ariel Şaron(!!!), Ehud Olmert ve Benjamin Netanyahu’nun katil ve kanlı elleri oldu. 1948’den beri, yani 66 yıldır, kanı dökülen Filistin ve kan içen izrail her zaman oldu.

Sadece, vampir izrail’in kanlı pençesinde Filistin de mi? Elbette hayır. Çin’de Uygur Müslümanlarının da, yıllardır en az o kadar acısı var. Filistin’den daha sahipsiz, yetim ve öksüz Doğu Türkistan var. Kafkas ve Balkan Müslümanlarının, Irak’ın, Afganistan’ın, Suriye’nin, Lübnan’ın, Çeçenistan’ın, Karabağ’ın, Kerkük’ün, Eritre’nin, Moro’nun, Afrika’nın büyük ekseriyetinin, Türkiye’nin, İran’ın, Pakistan’ın, Keşmir’in, Bengaldeş’in, Bosna’nın, Uzak doğu’nun ve bütün bir Orta doğunun bitip tükenmek bilmeyen feryatları var.

Bütün bu bayramların, en acı geçenlerinden biri de hiç şüphesiz bu bayram, bu Ramazan bayramı olacak. Zira, Gazze de insanlık tarihinin en büyük vahşeti, soykırımı var. Hemen hemen tüm İslam beldelerinde bu bayram da acı var, gözyaşı var. Her tarafta düşman çizmesi ve fitnesi var. İşgal ve Batı’nın birbirine düşürdüğü iç savaş var.

Evet. Kan gölü içinde bir bayrama daha girmek üzereyiz.

‘’Hicran’’ içinde bir bayrama daha kavuşuyoruz.

Hiçbir zaman bayramları ‘’bayram’’ yapamadık. Bayram da ‘’bayram’’ edemedik.

Bu bayram da ise, hiç ama hiç edemeyeceğiz.

Bütün bu olanlar, yaşananlar ve feryatlar arasında; ‘’ Ben bayram ediyorum, çok mutlu ve neşeliyim ‘’ diyebilmek için;

YA ‘’DELİ’’ OLMAK LAZIM! Zira, ‘’deliye her gün bayramdır!’’

Ya da, KAPKARA VİCDANLI OLMAK LAZIM. Hain, merhametsiz ve hissiz olmak lazım.

Bu ikisinden biri olmadan bayram , ‘’bayram’’ gibi geçmez, geçemez.

Bütün bunların, acıların ve çığlıkların gölgesinde;

BAYAMINIZ KUTLU OLSUN!

Ümmetin acılarının son bayramı, uyanış, silkiniş, titreyiş, kendine dönüş, diriliş ve kurtuluşuna vesile olsun. Nice hayırlı ve uzun ömürlerde gelecek bayramlarınız ‘’bayram’’ olsun. Allah Ümmet’in yar ve yardımcısı olsun. Mevla Ümmet’e basiret, feraset, hidayet ve inayet nasip etsin. Kur’an’ın ve Hz. Peygamberin tanımladığı, örneklediği İslam’ı yaşayanlardan, öyle Müslüman olanlardan, TOPYEKÜN ALLAH’IN İPİNE SARILANLARDAN, AYRILIĞA DÜŞMEYENLERDEN, HAKİKİ KARDEŞ OLANLARDAN EYLESİN.

Allah; 76 milyonu ve 1.5 milyarı öz kardeş, tek bir aile, tek bir millet, tek bir ümmet yapsın inşaallah.

Kara, kapkara cahiliye dönemi alışkanlıklarından, inanç ve ideolojilerinden, anlayış ve uygulamalarından, ırkçılık, kavim ve kabilecilik, aşiret ve sülalecilik sapkınlığından, akılsızlık ve ahmaklığından, mezhep, meşrep, cemaat ve cemiyetçiliğinden, il, ilçe ve bölgeciliğinden, Batı’nın içimize soktuğu ithal Particilikten, bilumum ‘’ci ve cu’lardan, cilik ve çuluk’lardan’’,dünyanın baş belası kapitalizim, emperylizim ve siyonizimden Allah bizi, ümmeti ve tüm insanlığı kurtarsın.

TÜM ZALİMLERİ KAHRI PERİŞAN EYLESİN.

Bütün bunlara rağmen, yeis mi? Asla. Zira, Müslümanın iman ve inancında yeis yoktur.

Gayret vardır, üzerine düşeni, cüzi irade ile elinden geleni yapmak,

Gerisini Allah’a havale etmek vardır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Karagüzel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 066 06 61
Reklam bilgi