Ne olacak şimdi?

Ortalık toz duman..

Yalan,

İftira

Dolu suçlamalar,

Birbirine şüpheli bakışlar,

Yapılan sohbetlerde kuşkulu sözler…

15 Temmuz darbe girişimi;

Herkesin kimyasını bozmuş,

Kimse gelinen noktadan memnun değil.

Bir taraftan suçlular ile ilgili yapılan açığa almalar,

Soruşturmalar,

Tutuklamalar gerçekleşirken,

Diğer taraftan da,

‘Bize de sıra gelecek mi?’ ,

‘Bu işin sonu nereye varacak?’ gibi endişeli bekleyiş var.

Cumhurbaşkanı Çin gezisi sonrası Yurda dönerken,

Uçakta kendisini takip eden gazeteciler ile sohbet ediyor:

“At izi, it izine karıştı..!”

Erdoğan konuşmasının devamında:

“Bu ne yahu, herkes birbirini suçlar olmuş. Herkes düşman bellediğini Fetö’cü ilan ederek şikayet ediyor. Bu işin önüne geçilmeli” diyor.

Ardından Başbakan Binali Yıldırım,

Valiler ile yaptığı toplantıda da benzer uyarıda bulunarak:

“Sapla samanın ayrıt edilmesi gerekiyor. Dikkatli olun, kimsenin vebalini alacak işin içine girmeyin. Her gelen ihbara itibar etmeyin..!” diyor.

Buraya kadar her şey güzel…

Ama,

İnsan sormadan merak edemiyor…

İyi de Cumhurbaşkanı’nın açıklaması,

Başbakan’ın uyarısına rağmen, ortalık toz duman ise,

Yetkili mercilere gereken uyarıyı kim yapacak?

Kim kalkıp

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a:

“Sayın Bakan, Savcı ve hâkimler lütfen daha dikkatli olsunlar” diyecek?

Çünkü hâkim ve savcı kıl kadar kuşku gördüğünü tutukluyor, yetkilerini kullanamıyorlar,

Nedeni basit;

Ola ki bir sorun olduğunda,

‘Neden bıraktın?’ diyerek görevinden olma ihtimali var..!

Haliyle hâkim ve savcı temkinli,

Rizikoya girmek istemiyor.

E kim içişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya:

“Tüm Vali ve Emniyet birimleri daha dikkatli ve hassas olsunlar. Her ihbarı ayrıntılı değerlendirip, ondan sonra gereğini yapsınlar” diyecek?.

Yani iki ucu pis değnek.

Burada Devlet ‘Adil’ olacak…

‘Hakkaniyetli’ olacak…

Evet, zaten genelde bakanlıklardan ya da istihbarat teşkilatlarından gelen bilgiler doğrultusunda bu işler yapılıyor.

Ama ispiyonla, şikâyetle yapılanların da azımsanmayacak kadar çok olduğunu biliyoruz.

İşte bu nedenle,

En azından gelen şikâyetler ile ilgili daha dikkatli ve daha temkinli olmamız gerektiği kanaatindeyim.

Bu işin vebali büyük,

Öyle ya da böyle,

Kıyısından bulaşmış olanlar,

Yıllar önce cemaatle ilişiğini kesmiş olanlar,

Çok ciddi suçlamalarla karşı karşıya.

Kimi dostlarla yaptığımız sohbette de anlamadığım,

Anlayamadığım bir şey duymaya başladım.

Güya;

Kimi cemaat mensupları,

Kimi cemaate yakın olan kişilerden dostu, yakını olanlar, gerek sosyal medya üzerinden, gerekse yaptıkları sohbetlerde 15 Temmuz ile ilgili söylemlerde bulunmuşlar:

“15 Temmuz’da devrim yapılacak…”,

“15 Temmuz’da Tayyip’i indireceğiz..!”,

“15 Temmuz’da darbe var..!”,

“15 Temmuz’da yönetime el konulacak..!”,

Hatta;

Kuleli Askeri Lisesi’nde okuyan gençlerin bile,

Yakınları ile

“15 Temmuz’da darbe olacak..!” şeklinde konuştukları, şimdilerde sokak sohbetlerinde konuşulur hale geldi.

E insan ister istemez soruyor:

“Nerede bizim istihbarat teşkilatımız?” diye,

Millet sakız yapmış aleni darbeyi konuşuyor, sosyal medya hesaplarından dabeyi paylaştığı halde,

Neden Cumhurbaşkanı’nın,

Başbakan’ın,

Genel Kurmay Başkanı’nın bu işten haberi olmuyor?

Ben anlamadım.

Anlayan varsa bana da anlatsın…

Güzel söz:

İhya etmek için ne kadar ilim Iazımsa

İmha için de o kadar

Cehalet kafidir…!

Necip Fazıl Kısakürek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'nın En Başarılı Belediye Başkanı Kim?