Siyasetin kaç yüzü var?

Bilinen görünen yüzü birbirlerini ziyaretler istişareler destek aramalar, birde gizli kapılar ardında yapılan gizli görüşmeler buluşmalar pazarlıklar konuşulanlar.

 Siyaset seçim zamanlarında çok daha başka bir hale bürünüyor.

Daha heyecanlı şaşalı bol fotoğraflı yakın markaja almalar herkese ulaşmaya çalışmalar tarafı, bir diğer tarafı ise yastık altındakilerin çantadakilerin, dosyaların kasetlerin çıktığı etekteki taşların ne varsa ortaya döküldüğü.
Siyasetin kaç yüzü var?

Aslında Aday Adaylarının hangi seçim olursa olsun hepsinde yaptıkları işlerle liyakatle birbirini ezmek yerine birbirini aşağı çekerek öne geçmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Ne kadar kötü bir şey…

O hale geliyorlar ki günler geçtikçe konuşmalarda ses tonu yükseliyor ve cümleler ağırlaşıyor.

Gerek var mı acaba tüm bunlara …

Bu sefer ki Yerel Yönetimler seçimlerinde de bir olağanüstü farlılık var.

Partilerde Adaylar açıklandıkça Aday Adaylarında başka partilere geçişte yoğunluk yaşanıyor. Daha önce de belki olmuştur böyle geçişler ama bu sefer çok bariz artış mevcut.

Tabi ki her aday adayının ya da her kişinin parti değiştirmesi idealleri için umutları için arayış içinde olması kadar normal bir şey olamaz. Buna kızgınlık küskünlük menfaat ne derseniz diyebilirsiniz. Sonuç da demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Herkes kararında serbesttir.

Siyasetin kaç yüzü var?
 Ayrıca Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı diye birlikler kuruldu. Aynı ideolojiyi ya da yakın düşünenler birlik oldu.
Bu yüzden bu yer değiştirenleri düşman gibi görmenin manası yok.

 Siyasette her partide dava insanları vardır; bunlar partiyi ayakta tutanlardır. Bu dava insanlarını ne yaparsanız yapın; kovabilirsiniz, horlayabilirsiniz, istemeyebilirsiniz, hiçbir zaman görev de vermeyebilirsiniz, her şeye rağmen onlar ayrılmaz, küsmez, küsse dahi affedecek bahane bulur çıkar gelirler.

 Bu dava insanları kimlerdir derseniz yağmurda çamurda partisinin peşinde gezen miting alanlarını dolduran çoşkulu heyecanlı vefakar cefakar olanlar, liderlerine ne olursa olsun bağlı olanlardır.

Darbe gecesi liderleri buyurun dışarı çıkın dediğinde hiç düşünmeden canı pahasına sokağa koşup tankların silahların önüne kendilerini siper edenlerdir. Onlar görev istenmez verir diye bekleyenler görevleri olmasa da her daim seçimlerde koşup çalışanlar partisini delicesine savunanlardır.
Siyasetin kaç yüzü var?

Taht ve taç geçicidir.

Hiç gönüllere girdiniz mi?

Başka bir grupta bunları bilip bu dava insanları üzerinden kendine koltuk edinmiş onları pohpohlayarak kendilerini çalışıyormuş gibi gösterip çok yorulduğunu söyler davanın gerçek sahipleriymiş gibi davranırlar.

Diğer bir grup ise partiyi sahiplenmiş onlarca yıl bir görevde oradan başka bir göreve, atamayla oradan başka yere derken bütün makamları ,dolaşıp hiç gitmeyenler var.

Esas yükü taşıyanlar aşağıdakilerdir yani tabandakiler dava insanları, olmasına rağmen yukardakiler tarafından sadece seçimlerde hatırlanır o zaman  prim yaparlar.

 Ne acı değil mi?

 Sizin omuzlarınızda yükselip sizi ezerler, sizlerde ezikliğinizi bile mahcupluğunuza saklarsınız. Vefa büyük bir kelimedir.
Siyasetin kaç yüzü var?
Çoğu cümle bunu kaldıramayan öznelerle doludur.

Olmadığı zamanlarda bile birine sadık kalmak her yüreğin harcı değildir.

Siyasetin namusu olur mu?

 Namusu olur mu bilmem ama dürüstlük adalet yok gibi.

Dedik ya kişiler hedeflerinin peşinde koşarlar, amaca giden her yol bübahtır.

Sonuçta bu kişiler ittifak partilerine geçtiler.

Yıllar içinde Ak Partide; birçok partiden gelen Üye, Meclis Üyeleri Teşkilat Başkanları Belediye Başkanları Milletvekillerine kucak açtı.
Grup toplantılarında hoş geldin diyerek rozet takıldı.
Bugün ki durum yanlış ise onlar damı yanlıştı. Ya gelenlerin hiçbiri kabul edilmeyecekti ya da gidenlere kızılmayacak.

Gidenlere tamam menfaatçi koltuk meraklısı dönek öyle böyle dedik kızdık ettik…

Peki kalanlara hani şu hiç önemsenmeyen horlanan görev verilmese olsun diyerek her şeye rağmen kalanlara, gemiyi ne olursa olsun terk etmeyenlere ne demeliyiz.

Diğerlerini yani partiyi terk edenleri madem namussuz atfettik, partinin demirbaşlarına da bu dava insanlarına da ödül vermek gerekmez mi?

 Onları yüceltmek için ne yapılmalı? Neden bekleniyor? Ne zaman fark edilecekler? Yoksa beklemeye devam mı?

Kimse den vefa görmeseler de vefa göstermeye devam edecekler. Belkide o yüzden önemsenmiyorlar nasılsa buradalar gitmezler diye…

Emanetin en faziletlisi ahde vefa etmektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serpil Başer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

06

Balarısı - Yüreğine kalemine sağlık,tebrik eder devamını beklerim ,kolay gelsin , ilgililer hiissesini alsın

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Şubat 00:35
05

Nail Topaloğlu - Bu mahalli idareler seçimlerinde Akp diğer vilayetleri bilemem ama Sakarya'da umduğunu bulamaz diye düşünüyorum.... herkes iyice bu partiye uyuz olmuş durumda.. cumartesi günü Recep Tayyip Erdoğan Sakaryaya geliyor.. mitinge gelenler durumu açıklar..birilerini oradan buradan görüntü olsun diye getirirlerse bilemem..ama Sakarya'da filimleri bitti..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 22 Şubat 01:01
03

Muhammed Kiremitçioğlu - AKP bitmiştir. az kaldı. Seçmenin tercihi, Yeniden Refah ve BBP izleyin görün.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 20 Şubat 14:19
02

Kudrettin Çal - Hanımefedi, güzel ama daha cesur yazılar bekliyoruz. Lütfen.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Şubat 14:19
01

Nail Topaloğlu... - Serpil başer hanımefendi...Yine çok güzel bir köşe yazısı yazmış.. resmen döktürmüş.. Emeğinize yüreğinize sağlık ancak bu mevzu bu kadar açık ve net yazılır diye düşünüyorum...bu güzel köşe yazısında yorum yapacak en küçük bir boşluk bulamadım...Kendisini tebrik ediyorum..ben ancak şöyle bir yorum yazmak istiyorum...Bu mahalli idareler seçimlerinde benim gördüğüm ve inanın hazmedemediğim şu anki adayların bir çoğu birilerinin torpili aday yapıldığı... gerçekten bu görevi layıkıyla yapacaklar dışarıda kalmışlardır.. Dışarda kalanlar ki caddeyi mahalleyi sokağı bilenler eğer aday yapılsaydı emin olun bizler kazanacaktık vilayetimiz kazanacak ilçelerimiz kazanacaktı..ne diyelim her zaman olduğu gibi bir çok liyakat sahibi kişiler dışarıda kaldılar..bu seçim sürecinde kimse adalet aramasın ne kadar birbirine çelme takmaya hazır kişiler varsa hepsi meydanlarda.. herkese selamlar saygılar sunuyorum iyiki varsınız ömrünüz uzun ve bereketli olsun inşaallah buradan bu muhteşem Yazı için Serpil başer hanımefendiye teşekkür ediyorum...

.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Şubat 18:33