Yeni..Yine..Yeniden

Yeni bir rahmet ve mağfiret iklimi üç aylarmanevi hayatımızı kuşatmak üzere. Çünkü o “Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet olan Kur'an geldi. (Yunus Suresi, 57) buyurdu.

Yine hasretle yolunu beklediğimiz,rahmeti sonsuz rabbimize karşı duâ, niyaz, hamd u senâ ve tam bir teyakkuzla hazırlığa geçeceğimiz üç ayların gölgesi üzerimizde… Çünkü o “rahmetim her şeyi kuşatmıştır. Her şeyin üzerindedir” (A’raf Suresi, 156) buyurdu

Yeniden kullukta yoğunlaştığımız, Ramazanın habercisi, bin bir parçaya ayrılmış varlığımızı bir araya getiren farklı soluk alınabilecek zaman dilimi… Tabiri caizse iki adım ötesi Ramazan…23 Ocak Pazartesi günü itibariyle kuşanıyoruz.

Ruhu’l Beyan Tefsiri sahibi İsmail Hakkı Bursevî hazretleri üç ayların kıymeti ve değerlendirilmesiyle ilgili şu benzetmeyle bir kıssa anlatır:

Savaştan dönen bir ordu düşünün. Komutan dönüş yolunda orduya bir emir, talimat veriyor. “Biraz sonra bir tünelden geçeceğiz. Tünel çok karanlık göz gözü görmüyor ve çıkışa kadar da görmeyecek. Verdiğim emri hakkıyla yerine getirin! Çok yorgunsunuz biliyorum. Teçhizatınız da ağır, ama girdiğiniz tünelde ne kadar taş bulursanız ceplerinize dolduracaksınız.”

Askerlerin 1. Kısmı diyorlar ki “bu komutan şaşırdı, kafayı yedi, savaştan dönüyoruz yürüyecek halimiz yok. Bir de çıkmış ne kadar taş varsa doldurun. Bu olacak iş mi?” Diyerek emri dinlemiyorlar.

2. Kısım askerler diyorlar ki, “komutan sonuçta bir emir verdi, sözünü dinlememek olmaz. Def-i bela kabilinden üç-beş taş parçası alıyorlar. Sorarsa işte aldık der gösteririz.”

3. Kısım askerler de “komutanımız böyle bir emir veriyorsa mutlaka bunun bir sebeb-i hikmeti vardır. Yorgunuz biliyor, teçhizatımızı da görüyor. Buna rağmen böyle bir emir veriyorsa bize düşen bu emri hakkıyla yerine getirmektir.” Diyerek ceplerini, çantalarını, bavullarında kalan yerleri de taşlarla dolduruyorlar. Tünelden çıkınca bakıyorlar ki, taş zannederek topladıkları şeyler yakut, zümrüt, altın gibi kıymetli madenler. 1. Kısımdan olan askerler yani hiçbir şey almayanlar adeta başlarını taşlara vuruyor. Niye emri dinlemedik diye. 2. Kısımdakiler de pişman… keşke üç-beş taneyle yetinmeyip daha fazla alsaydık diyorlar. 3. Kısımdakiler mutlu ama yine de keşke daha fazla cebimiz torbamız olsaydı da onları da doldursaydık diyorlar.

Bursevi hazretleri bu kıssayı anlattıktan sonra “işte üç aylar buna benzer üç aylarla birlikte manevi bir tünele giriyoruz. Bu tünelden çıkmadan ne kadar toplayabilirseniz toplayın. Çünkü bu aylarda yapılan amellerin karşılığı kat be kat fazladır der.

Üç aylar, Cenab-ı Hakk’ın rahmet ve mağfiretinin üzerimize bol bol indiği vakitlerdir. Huzur ve sükûnun kalpleri daha fazla kuşattığı zamanlardır. Bereket kapılarının ardına kadar açıldığı anlardır. Üç aylar, yaratılış gayemizi yeniden tefekkür etme, sorumluluklarımızı bir kez daha hatırlama, takva şuurumuzu yani kulluk bilincimizi pekiştirme aylarıdır.

İstikametimiz iyiliğe, hayra ve güzelliğe olsun. Bu bereket mevsiminde Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duası dilimizden düşmesin. “Allah’ım! Receb ve Şaban aylarını hakkımızda mübarek eyle, bereketli kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır.

Âmin, âmin âmin…

Sakarya’nın son dakika haberlerini NetGaste’den takip edin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Başiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.