Sakarya yerinde sayıyor!

HER şartta her durumda yaşanılanları görülenleri icraatları, doğruları, yanlışları; taraf olmadan ama yaşadığı toplumdan yana taraf olup objektif, realist, samimi olarak dile getirmek icap eder. 

Her birey özüyle sözüyle bu çerçevede görev ve sorumluluk üstlenmelidir. 

Korkmayarak, sinmeyerek, pasif duruş göstermeden, kırmadan dökmeden, itham ve hakaret etmeden saygı ve sevgi, vicdan, etik değerler dairesinden hareket edip doğru gördüklerini ifade edebilmelidir insan olan.

Konuşmak bir isyan bir başkaldırı değildir. Daha iyi için duygu ve düşünceleri paylaşmaktır.

Memleket ve Sakarya aşığı bir vatandaş olarak düşüncem Sakarya’mızı; köklerine bağlı ve köklerinden güç alarak geleceğe yelken açıp geleneksel ve modern kimliğini uyumlu hale getirmek ve hem görsel hem içsel hem tarihsel hem kültür hem ekonomik hem sosyal hem turistik hem de politik dokusunu yeniden dizayn edip, etkin kılmaktır.

Sakarya’nın; yaşanabilir, mutlu, güvenli, huzurlu, bir kent haline gelmesi, gıpta ile bakılan bir cazibe merkezi şehir kimliğine, iklimine acil ihtiyacı olduğunu görüyorum. Bunun gerçekleşmesi için konuşmaya, projelere, icraatlara ve bunları hayata geçirebilecek daha iyiye, yeni çıkış yollarının taşlarını dizecek şehrin çehresini değiştirecek yeni yüzler görmek gerekir diye düşünüyorum.

Yoksa susmakla, çekinmekle, “bana ne” demekle bir yere varılamaz.

Öyle kıyıda köşede şehir dedikoduları yapmakla veya yanlışlar, eksikler, gedikler karşısında susmakla varılacak nokta yoktur. Varılsa varılsa olanla yetinmeye veya patinaj etmeye devam etmek olur ki; Sakarya şehri ve halkı kanımca bunu yaşıyor. Ancak bu suskun kadim şehir bunu hak etmiyor.

Anadolu'nun ve Marmara’nın incisi olan Sakarya şehri ve halkı, eşdeğer şehirlerle kıyaslandığında üzülerek görüyorum ki; kendini çevreleyen ağları ve gelişimini engelleyen kabuğu kırmayı bir türlü başaramadı.

Başaracak gibi de gözükmüyor!..

Sakarya; tarihi, kültürel, sosyal, ekonomik, politik, etik vb. değerlerini öne çıkaran adımlar atma yerine bu değerlerini aşındıran hatta bütünüyle kaybetme noktasına gelen hatta büyük oranda kaybeden şehir oldu. 

Şehrin bu durumu şehir halkını yıllardır değişmeyen bu yapının değişmeyeceği kanaatine ve karamsarlığına itmiş gözüküyor.

Başta Kocaeli olmak üzere komşu şehirler ve birçok büyükşehir el birliği ile hareket edip şehirlerini yaşanabilir alanlara çevirmiş durumda.

Ya Sakarya?

Marmara’nın incisi bu şehir daha iyisini hak etmiyor mu?

Maalesef; Sakarya’nın özünde olan büyük potansiyeli, “sen- ben” tartışmaları, “senin değil benim olsun” anlayışı, köşe başlarını hep aynı zihniyet ve görüşteki kodamanların tutması, birbirine hükmetme egosu, şehrin ortak aklının işletilmemesi, “sen ne anlarsın benden daha mı iyi bilirsin” ukalalıkları, kentteki hizipleşmeler, kısır çekişmeler, politik sürtüşmeler gibi durumlar Sakarya’ya patinaj çektiriyor.

Yazık değil mi?

Ortak aklı sıfırlanmış ve devre dışı bırakılmış, “ben yaptım oldu” anlayışı birçok alana nüfuz etmiş durumda. 

Şehre dışarıdan gelenler her gelişinde şehrin ya yerinde saydığını ya da geri gittiğini söylüyor. Şehirde herkes bunu konuşuyor ama sadece konuşuyor. 

Üzüntü veren şey, herkes görüyor ama gerekli yerlerde konuşmaya gelince susuyor.

Susmak kabullenmektir!..

Halbuki konuşmak, şehrin ve halkın gelişiminin önünü açmaktır.

Bu durumun hiç kimseye faydası yok. Aksine zararı var. 

Kentin icra makamları mülki ve yerel birimleri, STK'ları Sakarya’yı kaliteli şehir haline getirmek istiyorsa; konuşmak ve konuşturmak, fikirlere açık olmak kentin ortak aklını yeniden işlevsel hale getirmek durumundadır. 

Şehrin ulusal ve yerel birimleri iş birliği içerisinde olmalı. İlgili birimlerle plan, proje oluşturma ve geliştirme, karar alma ve uygulama konusunda iş birliğini üst düzeye çekmelidir.

Sakarya söz konusu olunca şehirde akan sular bir araya toplanmalıdır. Ayrı ayrı telden vurmamalı. 

Bunların olabilmesi için Sakarya’yı yerel siyaset rekabet üstü kent haline getirmek gerekir. Sakarya, söz konusu politik çıkar ve görüşleri bir tarafa bırakıp birlikte hareket edilmelidir. 

İşte bu minvalde; Sakarya’nın bu iklime ve kimliğe ulaşması için yeni nefeslere yeni yüzlere, ufku geniş Sakarya paydasında her renge kucak açan, gökkuşağı gibi renk armonisi oluşturabilecek yeni ruhlara ihtiyaç vardır. 

Ne yazık ki; her dönemde her köşe başında hep aynı insanları görmekten bu kent yoruldu.

Zaman ve şartlar değişiyor birileri hep köşe başında görevin kendine yeniden gelmesi için bekliyor.  

Sakarya’nın; “şucu bucu” demeden, işi bilen özellikle genç, dinamik, aktif, bilgili, üretken, sonuca kısa yoldan giden, projeci, icraatçı, yönetim ve yönetişimi güçlü yeni çehreleri devreye sokacak toplumsal iradesine ihtiyacı vardır. 

Sakarya özelinde politik çekişmelerden, kısır tartışmalardan uzak duracak, söz konusu Sakarya ve halkı olduğunda “şucu bucu” demeyecek, işinin ehli, liyakatli Sakarya şehrini, halkını ve dinamiklerini iyi bilen, tecrübeli insanlarının birikimlerinden yararlanan, şehrin var olan potansiyelini ortaya çıkarabilecek, insanları ötekileştirmeyen, “senin benim adamım” demeyen, Sakarya sevgisini öne alan, toplumsal hak ve  hukuktan yana olan, her alanda etik değerleri elden bırakmayan, bireylere değil şehrin ortak menfaatlerine hizmet edecek, şehri hakkettiği yere taşıyacak yeni nefesler, yeni sesler, yeni simalar huzura çıkmalıdır.

Şehrin geleceği adına; ince hesaplar yapma veya susma yerine Sakarya paydaşları olabilme, konuşabilme, çalışabilme, üretebilme, söz sahibi olabilme aslolandır… 

Yoksa; umutsuz bakışlar, karamsarlıklar, anlamsız konuşmalar, kıyıda köşede dedikodular, ne olacak bu şehrin hali serzenişleri değişmeyecektir. Şehri çevreleyen kabuk daha da kalınlaşacak, yerimizde saymaya devam edeceğiz demektir. 

Sakarya, adından ve kendinden daha büyük bir şehirdir.

Böyle gidilirse değişmeyen hakikat değişmezlik olacak, bu güzelim şehre yazık olacaktır.

Eskiyen ve yıpranmış yüzlerle değil, ufku geniş yeni nesillerle, genç birikimli, kaliteli, liyakatli insanlarla, yeniliğe açık, çalışmaya aç, “ben değil biz” diyen, Sakarya için yatıp kalkan yüzleri kanımca görmek gerek. Şehrin akilleri bu yeni yüzlerin önünü açmalıdır.

Sakarya, Türkiye'nin küçük bir mozağıdır” deniyorsa o mozağın en iyisini ve en kalitelisini elde etmek, Sakarya’nın her evladının gayesi olası gerek.

Tüm bunların yanında bugüne kadar Sakarya’nın kalkınması ve gelişmesi için el uzatan, taşın altına elini koyan, çalışan, emek veren varını yoğunu ortaya koyan ve koymakta olan Sakarya sevdalısı her kim varsa kendilerine şükranlarımı sunuyor, teşekkür ediyorum.

Kastım asla insanları kırmak değil politik eleştiri yapmak değil Sakarya’nın hızlı adımlarla modern çağın örnek, yaşanılabilir, keyif alınan şehir olmasını temenni etmektir.

Geleceğin şehrini birlikte inşa etmek ve gençlerin önünü açmak temennisiyle…

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Yuluğ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

07

Atılım - Hep aynı zihniyeti yerel ve genel idareye getirirsek, yerinde sayar, saymaya devam eder, edecek. Hem yerel hem de genal de, her seçim de bir başkasını getirince, heyecan, aşk ve kendini ispalama, fark ortaya koyma nedeniyle, yerinde saymaz, atılım yapar.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 30 Temmuz 10:43
06

Mehmet Satır - Hizmetin merkezi olması gereken belediyeler her nedense bir türlü anlaşamıyor aynı Parti'nin belediye başkanları olmasına rağmen bir birleriye irtibatlı çalışmayı yapamıyorlar.

Serdivan bulunan Kazımpaşa caddesinde adatip hastanesi istikametine yolların adeta kosdebek yuvası olması bu şehri yönetenlerin ne kadar beceriksiz olduklarını gösterir.

Hamdi bey bu konuda bir yazı da kaleme alırsananız iyi olur.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 09:02
05

Feyyaz Kara - Kısacası cehalet, ego ve bencillik furyası içinde yerimizde sayıyoruz. Bu uzun zamandır böyle zaten. Artık ben umudu kestim. Bu şehir genişlemez!!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 09:00
02

Gülşen Dikbaş - Maalesef Sakaryamızda rant yarışı koltuk sevdası bitmedi gitti

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 00:09
01

Ali Şen - Mikromiliyetci ve feodal alt kültür kimliğini aşamayan insanlar Sakarya üst kimliğine ulaşamaz. Kent soylu bir kültürü inşa edemeyen Sakarya her zaman İstanbul'un varoşu olarak kalacaktır.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 00:08