Başarı hikayesi

Dostlar;

Güzel bir hikayeyi paylaşmak istiyorum sizlerle. 

Başarının ne denli güzel olduğunu,

İş veren olarak

Binlerce kişiye ekmek vermenin ne denli haz verdiğini,

Ama bu sürece gelene dek,

Yaşanılan zorlukları,

Hayatın cilvesini,

Kısacası,

Azmi,

Gayreti,

Uykusuz geçen gecelerin

Sonunda varılan o erişilmez gücü anlatan bir iş insanının hikayesiydi bu.

Etkilendim, hatta

Bir daha,

Bir daha izledim.

Sizlerle de paylaşmasam olmazdı.

Hayat bu.

Yeter ki isteyin,

Yeter ki başarmak zorunda olduğunuza inanın.

Gerisi geliyor zaten.

İşte o hikaye:

Birileri iz bırakmayı sever,

Birileri de izi takip eder’ diyordu.

Devamında ise:

İmkansızlıkların içinden başarabildiklerin oluyorsa girişimci oluyorsun”,

İnsanlar ön yargılarını duygularına teslim edemiyorlar.

Beni görüp seveni daha görmedim.

Üzgünüm.

Eski dövüşçüyüz.

Her yerimde yarıklar,

Kafamda yaralar var.

Saç traşındaki amacımız kafamızdaki kelliğimizi gizlemek.

Bunların her birini topladığınızda,

Çıkan sonucun bende iyi olduğunu düşünmüyorum.

Ama insanlar kalbe geçtiğinde,

Bakın beni görüp seveni görmedim.

Ama sevip , terk edeni de görmedim.

Hayatım boyunca insanların dertleriyle dertlenen,

Onların sevincine onlardan daha fazla sevinen

Bir insan oldum.

Herhalde saçımın olmamasının sebeplerinden biri de budur diye tahmin ediyorum.

Hep ticaretle uğraştım.

Hayatım boyunca birinin yanında çalışmayı seçenek olarak dahi görmedim.

Şimdi Migros ortaklığımız olunca bize de oradan maaş bağladılar.

Biz de maaşlı çalışan olduk.

Birileri iz bırakmayı sever,

Birileri de izi takip eder.

Ben insanların ezildiği bir dünyayı kabul edemiyorum.

Şu anda neredeyse 6 Bin kişilik bir ekibimiz var.

Abi elimizde paketle kapıda bekliyoruz,

Tek beklediğimiz şey,

Teşekkür ederim’,

Biz vadeli araba satıyorduk.

Vadeli alabilir miyim?’ diyerek

Birisi geldi bizden motosiklet istedi.

Biz de o zamanlar paket motorlar satıyoruz.

Fiyatı da 5 Bin 500 Lira.

Gel al dedik. Ne olacak?’

Koskoca Honda,

Koskoca İstanbul’da motor bırakmamış yahu...

Nasıl olur?

Orayı arıyoruz,

Burayı arıyoruz, motor yok.

İstanbul-Halkalı’da bir

Motor bulduk.

Saat:18.05.

Gideceğimiz yer 2.5 saatlik yol ve

Motor satan arkadaşı aradık:

Kardeş biz geliyoruz, ama gelişimiz 2-2.5 saati bulabilir” dedik,

Motor satıcısı arkadaş;”Yok “ dedi.

Kardeşim kapıda gördüğümüz motorlar ne peki?” dedim.

Motorcu;”Ağabey onlara kaparo aldık” dedi.

Kaç günlük kaparo aldın’ dedim.

Motorcu: ‘Bir haftalık’ deyince,

Kaparo ya üç gün ya da olmadı 5 günlük olur.

Aldı aldı, ahlaki olarak ya parasını iade edersin,

Ya da yakarsın.” dedim.

Motorcu:

Ağabey o zaman ben sana bir tane değil, 10 motoru birden satayım” dedi.

İyi bir satıcıydı.

Tamam alıyoruz deyince,

Ortağım ve aynı zamanda arkadaşım Serkan,

Abi ne yapıyorsun yahu!’ dedi.

Ben Serkan’a:

Alacağız söz verdik bir defa’ dedim.

Bizim de o ara bir galerimiz vardı.

Üst katta ofislerimiz

Alt katta da araçlar vardı.

Motorları getirdik oraya koyduk.

O ara kurumsal firmadayız ve

Sahibinden .com’a ilan veriyoruz.

İlanı verince,

5 dakika sonra ilan sayfada oluyor.

Biz Serkan ile konuşurken,

Yukardan çalışan arkadaşlardan İbrahim,

Raşit Ağabey, Raşit Ağabey’ diye bağırınca,

Ne oluyor? Ne oldu...İbrahim’ diyerek yukarıya baktık.

Abi motor sattık, motor sattık’ diye bağırıyor.

Ben de,

Oğlum ne bağırıyorsun alt tarafı bir motor sattın.”

Diyorum.

Neyse,

Büyük bir yemek restoranı yetkilileriyle görüştük.

Kendileri 465 liraya bir firmadan motor kiralıyorlar.

Ben kendilerine,

350 liradan vadeli motor vereyim,

Sen de yanında 24 çalışan elemana motoru ver, aidiyet yarat, ona bir iyilik yap.

Dedim.

Fikrimi yönetim kuruluna sundular.

Ardından,

Fikrimin benimsenmediği söylendi.

Şu anda birlikte çalıştığımız binlerce arkadaşlar var.

Binin üzerinde çalıştığımız firmamız,

72 ilde operasyonumuz var.

Benim başarımla ve fikrimle kimse alay etmesin.

Bizi insanlar istediğinde kullanamıyorlar.

Sadece anlaşmalı firmalardan sipariş vermeleri durumunda biz kendilerine hizmet veriyoruz.

Şimdi Paket Taksi sokak diye bir şey yaptık.

İşimizin rengi değişti.

Başka dünyaya doğru yola çıktık.

Eğer, işini iğne deliği kadar iyi biliyor olursan kazanırsın.

Bir kere hakkın var.

Onu iyi kullanacaksın.

Sosyal medyada yazan ve yorumlayanlara elimden geldiğince dönüyorum.

Linkedin’de bazen işsiz arkadaşlar oluyor.

Onlara üzülüyorum.

İhtiyacımız olmamasına rağmen,

Onlara iş imkanı sağlıyorum.

Onun ihtiyacı, bizim ihtiyaçsızlığımızın her zaman önüne geçiyor.

Biz oralarda daha duygusalız.

Eğer insanlara seni tanımalarıyla ilgili fırsat verirsen,

Daha kolay bir dünya oluşur.

Ama set çeker,

Bana kazık atar,

Beni yıpratır dersek,

O zaman olmaz.

Ben 10.30’dan önce işe gelmiyorum.

Uyuyorum.

Uyanmam için çok önemli bir sorun olmalı.

Gece 06.00’ya kadar çalışıyoruz.

Ama işim olduğunda,

Hiç uyumadan işimize devam ettiğimizi çok biliyorum.

Herkesin kazandığı senaryoyu yaratmak lazım.

Anlaşma

İki taraflıdır.

Buna bir ticari faaliyet olarak bakmamak lazım.

Burada bir birliktelik var ve

İnanan insanlar var.

Sen inanan insanları yanından uzaklaştırırsan,

İnançsız bir işin,

İnançsız sahibi olursun.

Bunu bir mesele haline getirmeli.

Eğer duyguyu katabilirsen, duygu kazanacaktır.

Başarısız olduğumuz da oldu.

2011’de iflas ettim.

Cebimde 140 Lira vardı.

Her gün, evden çıkarak arkadaşlarımın iş yerlerine gidiyorum,

Arkadaşlarımın yerine giderken, ‘işe gidiyormuş gibi gidiyordum’,

Ama beni yoran o değildi.

Anlatamadığım..!

Çok zor günler yaşadım.

Yalnız kaldım.

(Gözleri buğulanıyordu.)

Anlatırken...

O bir şey değil.

Asıl mesele,

Her gün arkadaşlarımın yanından eve dönerken,

Her gün,

İşten yorgunmuş gibi eve dönüyordum.

Eğer sen hayallerinden vazgeçersen,

Eğer sen umudunu yitirirsen,

Zaten çevren senin yok oluşunu izliyor.

Dost dediklerine sakın kanma,

Sana dostmuş gibi görünenlere,

Haline ah-vah diyenlere sakın inanma.

O gün yalnızsın.

Ve düştüğünde kalkmayı bilmek zorundasın.

Seni oradan kaldıran olmayacak.

İnsanlara anlatamadığım,

Çok zor günler yaşadım.

Bu kadar insanın sorumluluğu bendeyken,

O kadar yoruldum ki...

Ortağımın sorumluluğunu,

Bize güvenen,

Bizimle çalışan insanların sorumluluğuyla çalıştım.

İlk kadın kuryelere hakediş tablosu düzenleyen tek sektörüz.

Kadınların bu sektörde neden olmadığını düşünen biz,

Kadın kuryelere +600 lira ekstra ücret verdik.

Ben kendimle alakalı bir savaş içindeyim.

Ben doğru yaptığımda kendimi alkışlıyorum.

Beni parayla kimse kandıramaz,

Para ile insanları yönetemezsiniz.

Beni yönetemediğiniz gibi,

Başkalarını da yönetemeyeceğinizi anlayacaksınız.

Evet bu hikayenin kahramanı,

Raşit Emir Süer aslen Orduludur.

1984 yılında dünyaya geldi.

Paket Taksi kurucusu Raşit Emir Süer

2021 yılında genç girişimci ödülünü kazandı.

Güzel söz:

Başarı, kişinin başlangıç noktası ile

Ulaştığı yer arasındaki farktır.

Swett Marden

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.