Eğitim ve aile yapısı

Bir akşam üzeri

Yolda karşılaştığım eski bir dostla ayaküstü sohbet ettim.

Kendisi okul müdürüydü.

Şimdi ise öğretmen.

Oradan buradan

Sohbete başladık.

Yorulduğunu,

Önümüzdeki yıl emekli olacağını söyledi.

Neden ?’ diye soracak oldum ki,

Bıktım, usandım, yoruldum....’ dedi.

Şaşırmıştım.

Kendisini ilk tanıdığımda,

Köy okulunun müdürüydü.

Öyle idealist idi ki, köy okulundaki öğrenciler sürekli özel dershanelerde tam ve yarım burs kazanıyor, spor yarışmalarında ise dereceye giriyordu.

Azimli ve hırslıydı.

Öyle ki,

Durumu iyi olmayan 5 öğrenciyi sırf okul okusunlar diye,

Cumartesi-Pazar Hendek’ten Adapazarı’na getirip

Dershanede bekliyor,

Ardından alıp köye dönüyordu.

Bunu peş peşe kaç sene yaptı bilmiyorum.

Böylesine ideal bir eğitimci ne yazık ki

Önümüzdeki yıl emekli olacak.

Evet nedenine gelelim:

Arkadaş, öğretmenlik bitti. Eskiden öğretmenlik yapardık, çocuklarda saygı, velilerde hürmet vardı. Şimdi hiç biri kalmamış. Veli çocuğunun derslerinin iyi olmadığını bana soruyor. Anne arıyor:’Hocam çocuk neden böyle? Dersleri niye zayıf?’ diye soruyor.

Ben de, ‘Çocuğunuz okula gelmiyor hanımefendi’ deyince...

Veli, ‘Nasıl olur? Geliyor diye biliyoruz’ diyor.

Kimi veli arıyor,

Hocam eşimden ayrılacağız, aman çocuğun arkadaşları bilmesin!”

Başka biri arıyor: “Hocam eşimle geçinemiyoruz, ayrılacağız. Çocuk travma yaşayabilir. Lütfen ilgilenin...”

Öteki arıyor:

Hocam kocam sizi arayıp çocuğu sordu mu?” diyor.

Kocası arayıp:

Çocuğu almaya geliyor mu eşim?” diyor.

Sınıfın yarıdan fazlasının anne-babası ayrı, ya da ayrılmak üzere...

Çocuklar anne-baba sevgisinden yoksun büyüyor.

Tüm velilerle sık sık çocuklar nedeniyle yazışıyoruz.

Bakıyorsun, kadın okula neredeyse çarşafla gelecek, ama WhatsApp durumunda resmi açık saçık.

İnsanlar, evde başkalar

Okulda başka, sokakta başkalar...

Özgüveni,

Geliri olan bazı bayan veliler evlilikte ufak bir sorunu büyüterek hemen ayrılmayı göze alabiliyorlar.(Yaşadığım bazı olaylardan gözlemlediğim!)

Sınıfta hemen her öğrencinin mutlaka devamsızlığı var.

Ders anlatıyoruz.

Çocuğun eli çenesinde,

Camdan dışarı bakıyor.

Soru soruyorum,

Sesini çıkarmıyor.

Tenefüste konuşalım diyorum.

Çok zorlarsam, ‘Hocam annem ile babam sürekli kavga ediyor. Onların arasında kalmaktan ders çalışmak istemiyorum. Nefret ediyorum, evden de okuldan da. İki akşam kaçmak istedim ama olmadı” diyor.

Hasılı, öğretmenliğin yanında psikiyatri görevi de yapmaya başladık.

Bunu gönüllü yapıyorum.

Zorlayan yok.

Ama yoruldum,

Tabiri caizse bittim...

Yüzüme bak arkadaş! Emsallerim benden daha genç... Kendime zaman ayıracağım. Yaşayacağım kadar yaşamayacağım” dedi.

Dinledim ve derinden

Çok üzüldüm.

Evet, bir şeylerin iyi gitmediğini biliyorum,

Görüyorum.

Ama bu kadar olabileceği aklımın ucundan geçmezdi.

Kalın sağlıcakla..

Güzel söz:

Terbiye piyano eğitimine benzer,

Genç yaşta alışılmazsa asla öğretilemez.

La Gou

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.