Malın şükrü zekat

İnsanlık tarihi boyunca toplumlar mutlu, huzurlu bir millet oluşturmak için çaba sarf etmiştir.

Eskiden SGK yoktu, Emekli Sandığı bilinmiyordu, Bağkur kurulmamıştı. İnsanlar geçimini nasıl sağlıyordu dersiniz?

İnsan, Allah’a karşı şükrünü eda ederken hem bedenen, hem de malının zekâtını/sadakasını vererek ibadet etmesi gerekir. O bakımdan namaz, oruç ve hac bedeni ibadet olarak kabul edilirken, zekât, sadaka ve diğer yardım türleri de mali ibadet olarak kabul edilmektedir.

İslam toplumunda yardımlaşma müessesesini İnfak, Zekât, Sadaka ve Fıtr terimleriyle ilişkilendirebiliriz.

Namaz, bireysel arınmayı ve yükselişi sağlarken, zekât da toplumsal gelişmeyi ve barışı sağlamaktadır. Diğer bir ifadeyle namaz, bireysel anlamda Allah ile olan bağı güçlendirirken, zekât da sosyo-ekonomik anlamda Allah ile olan bağı güçlendirmektedir.

Zekât her şeyden önce bir ibadettir. Müslüman bu ibadeti Allah'ın emrine uyarak, O'nun rızasına kavuşmayı dileyerek gönül hoşnutluğu ve halis bir niyetle yerine getirmelidir. Çünkü ancak bu şekilde eda edilen zekât Allah katında kabul görebilir.

İnsanlığın toplumsal hayatında bütün ahlâksızlığın ve bütün karmaşa ve kaosun kaynağı iki cümledir:

Birincisi: "Ben tok olduktan sonra, başkası açlıktan ölse bana ne?"

İkincisi: "Sen çalış, ben yiyeyim."

Bu iki cümle toplumları içten içe çürüten, beraberinde pek çok sorunu da getiren anlayıştır.

Toplumdaki muhtaç kimselerin durumu, vücuttaki bir organın kanaması gibidir. Nasıl ki kanamaya vaktinde müdahale edilmediğinde ölüme sebebiyet veriyorsa, toplumun yoksul ve muhtaçları için vaktinde tedbirler alınmazsa, toplumun sağlığı bozulur ve bu durum önemli problemlere sebep olur.

Zekât nimetin şükrü olup, gerçekte malı azaltmaz, bereketlendirir ve arttırır. Kur’an-ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Eğer siz şükrederseniz, mutlaka verdiğim nimeti artırırım" (İbrahim Suresi, 7) Malın zekâtını vermek, baharda üzüm bağlarının fazlalık filizlerini temizlemeye ve uzun filizleri de uçlarından kesmeye benzer. Bununla daha sağlıklı ve bol ürün alınması sağlanır.

Zekât müessesi sağlıklı işlese pek çok İslam ülkesinde fakir kalmayacağı fikrine ben de katılıyorum. Çünkü zekât; sadaka ve fıtır gibi İslam'da sosyal güvenlik ve dayanışma sisteminin bir bölümüdür.

İnsanın daha çocuk yaşlardaki kavgası “benim” ile başlar. “Bu oyuncak benim” der meselâ. Demek ki fıtratta bir “benim” var. İnsan hakikaten zor şartlar altında kazandığı maldan belli bir payı “git bunu fakirlere ver” dendiği zaman bir refleks gösterebilmekte. Belki zekâtın en az yerine getirilen ibadetlerden olmasının en önemli sebeplerinden biri de budur diye düşünüyorum.

Vermek deyip geçmeyiniz. Bu, herkesin bildiği ve başarılı olduğu bir konu değildir. Verebilme sıfatı da, namaz gibi, oruç gibi, giydiğimiz yediğimiz rızık gibi Allah'ın nasib etmesi iledir.

Dinimizde sadakanın muhtaç olan insanlara incitilmeden minnet duygusu altında bırakılmadan verilmesi esastır. Ecdadın sadaka taşları kültürü buna en büyük örnektir.

Zekâtın önemini tam anlatamadık ve yaşamadık. Tam anlatabilseydik oruç gibi namaz gibi o da ifa edilirdi herhalde. Bir hayvanın zayıflığını anlatırken “zekât keçisi” gibi yakıştırmalarda bulunulması hep beni düşündürmüştür. Zekâta ilişkin olarak kullanılan bu tür benzetmeler bu önemli farizanın yeteri derecede anlatılamadığının ve önemsenmediğinin önemli bir göstergesi diye düşünüyorum.

Zekâtını dikkatle ve dosdoğru hesaplayıp veren bir Müslümanın malı temizlenmiştir. Zekâtı verilmiş bir malı yiyen Müslümanın ağzına koyduğu lokma temiz bir lokmadır. Dolayısıyla bu Müslümanın bütün duyguları ve düşünceleri temizdir. Çünkü malından yoksulun hakkını çıkarmış ve yoksula vermiştir.

Bu itibarla zekât malın şükrüdür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Başiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

01

Turran nTürkan - Hocam siyasetten uzak, tüm siyasilere eşit mesafede ol. İslam şemsiyesini parti şemsiyesi altına sokma, sığmaz, islama en büyuk zerar olur.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Nisan 12:30