• BIST 98.455
  • Altın 219,530
  • Dolar 5,3279
  • Euro 6,0542
  • Sakarya 8 °C
  • Kocaeli 5 °C

Gönüllerde taht kurmak

Tülay Demircan Koyuncu

Gönüller’e Taht Kurmak İçin...

Diyarbakır-Lice’ye varmak lazımdı.

Mevsimlerin beklide,

En sevimli ama sevimsizi

Kış aylarıdır.

Kış fakirin dertli düşüncesi,

Zenginin kar keyfidir, ya on

Aylar seneyi bitiren ibreyi gösteriyordu.

Havalar iyiden iyiye soğumuş, sobalar odunlara

Selam yolluyordu.

Yetimim ben,hep üşür yüreğim.

Belki bu sebepledir ki,kış mevsimlerine küskünüm.

Isınmayan ruhum,

üç yaşında yetim kalınca, mevsimler ne zaman üşümeye başlarsa,

Aklıma ilk gelen çocuklar olmasında ne olsun.

Her sene bir ilimize gidip oralardaki,

İhtiyaç sahibi çocuklara sarılmak isterim.

Üşüyen bedenlerine küçük hediye vermek,

Onların dudaklarına tebessüm kondurmak var ya,yetim yüreğime sunduğum tek hediyedir.

Ülkemin her yerine aşığım.

Lakin Doğu beni hep cezbetmiştir.

Gerek kültürü

Gerek yaşam şartları...

Kah hayranlıkla seyrederim,

Kah ağlayarak derman ararım.

2018’yılına veda etmeye hazırlanırken

Ve takvimler Aralık ayının son günlerini gösterirken,

Doğuya giderek çocuklarımıza sarılmaya başladım.

Önce Diyarbakır ile açılışı yaptım.

Diyarbakır- Lice ilçesinde yaşayan

Gönlü kocaman bir ablamız bizlere ulaştı.

“Çocuklar üşüyor” dedi.

Kolları sıvamak bana düşmüştü.

İstenilen mont ve botları hazırlatıp yollamak için çalışmalar tamamlanmıştı.

Lakin yüreğimde bir eksiklik vardı.

O çocuklara sarılmalıydım.

Kalplerinin sesini duymalıydım.

Onlarda bilmeliydiler ki,

Biz bir vatanın parçalarıyız.

Rizeli bir teyzeleri onları seviyordu.

Onlara sarılmak için onca yolu hiçe sayıp gelmişti.

Ve bu onlar için yüreklerine kazınacak bir

Sevgi fidanı olacaktı.

Ve Diyarbakır- Lice ye yolculuk başlamıştı.

Uçakta içim içime sığmıyordu.

İlk defa gidiyordum.

Beni karşılamaya gelecek ablayı bile tanımıyordum.

Olsun, tanıyacaktım.

Başıma bir şey gelir miydi!?

Diye aklıma gelmemişti.

Rabbim ayetinde buyuruyor:

Evlerinizde de olsanız, öldürmeleri yazılanlar, gene çıkarlar, öldürülüp yatacakları yerlere giderlerdi ve Allah, gönüllerinizde olanları yoklamak, yüreklerinizdekini artırmak için yaptı bunu ve Allah, yüreklerinizde ne varsa hepsini bilir.

E,o zaman ölümden kaçılmazdı.

Sizler benim için ne dersiniz bilemem ama

Ben Sevda yürekliyim))

Bazıları delisin diyorlar da)

Uçağın en son koltuğunda oturacaktım.

Koktuk numaram tam ortası idi.

Yanımdaki beyefendiden rica edip cam kenarına geçtim.

Diyarbakır’a gidiyorum diye sanal alemde paylaşım yapmıştım.

diyarbakir.jpg

Görenler şaşırıp,soru yağmuruna tutmaya başlamışlardı beni.

Bir kaç sesli mesaj yollayınca...

Yanımdaki koltuğunu bana veren beyefendi

De sordu;”yolculuk nereye!?”

“Lice ilçesine çocuklara hediye getirmeye gidiyorum” dedim.

Tevafuk beyefendi de,bir yardım kuruluşunda görevliymiş.

Hem de tv yapımcısı.

E,O zaman sohbet başlasın)

Sohbet sona gelmişti.

Uçak iniş için hazırlanırken,

Ercan bey,;gelen olmaz ise sizi bırakalım. Ne de olsa Diyarbakır’a misafir geldiniz.”diyerek

Doğunun misafir perverliğini yansıtmıştı.

Lakin ben gülümseyerek;”kim gelecek,nereye gideceğim bilmiyorum ki”

Deyince, Ercan bey gülümseyerek “Allah için yola çıkmışsınız. Mübarek olsun” dedi.

Asuman ablam ile ,

ilk görüşmemiz ve sarılışımız olduğunu,

Gören kimse inanmaz dıZ

Ve Diyarbakır-Lice ye varmıştık.

Direk okula gidip,çocuklar ile buluştuk.

Cıvıl cıvıl kuşlar misali sardılar etrafımı.

Mutluluğun resmini çekmek için

Artık yüreklerimiz hazırdı.

İlkokul çocukları ile sohbet etmek çok zevklidir.

Ama sorularına cevap vermek çok zordur).

Hediyeleri dağıtırken,kimine ellerimle giydirdim.

Sarılıp öptüm.

Oh, miski amber kokulularım.

Ama biri canımı öyle acıttı ki(

Botları ayağına denerken, çorapları su içinde olduğunu ellerim ıslanınca anladım.

Bez bir ayakkabı hem de yırtılmış((

Nefesimi tuttum.

Kelimeler, ifadesizce dilime gömülmüşlerdi.

Sadece;”oldu mu ayağına” diye bildim.

Hayat imtihan dır.

Kimin ne ile imtihanı vardır, bilinmez.

Bazen zenginlik ile

Bazen yoksulluk ile

Dünya hayatının imtihanından geçeriz.

Diyarbakır ülkemin en güzel şehirlerinden biridir.

İnsanları da öyledir.

Yüreklere Sevda köprüsü kurmak için geldiğim yerden,

Asuman ablamın deyimi ile” Gönüllerimize Taht kurdun.Yine gel.

Hatta giderken, arkana bakarsan mutlaka gelirsin. Bak arkana da hep gel bize” diye abla şefkatiyle sarılışı yüreğime verdiği en güzel hediyeydi.

Zühal’i anmadan geçemem.

Lakin Türk kahvesini öyle güzel yapıyor Kİ,

Kırk yıl hatırı seksene katlayarak.

Sevmek için dokunmak lazım

Gönüle girmek için

Gözlere bakmak

Ve sarılmak lazım.

Sevmek;Kime verdiğine değil,

Kendi kalbine verdiğin,

Ödül dür.

Yolum Diyarbakır’dan geçti.

Sırada Rize-Ardeşen vardı.

Gönüllere taht kurmak için

Ayakların yorulması gerekmekteydi.

Gönül sevdalı olunca

Ayaklar kanatlanır ki,

Yeter ki sevgiye çıkan yollarımız olsun.

Sevgilerimle

Bu yazı toplam 291 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim