• BIST 99.835
  • Altın 243,334
  • Dolar 5,7445
  • Euro 6,4830
  • Sakarya 1 °C
  • Kocaeli 0 °C

Felsefe öğretmeninin haklı çığlığı

Felsefe öğretmeninin haklı çığlığı
Yusuf Yavuzyılmaz isimli eğitimci, Sakarya İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş’a yönelik yapılan mesnetsiz yakıştırmalara Facebook sayfasındaki “Hakikat ve kardeşlik çiğnenmiştir” yorumuyla cevap verdi.

Türkiye ve Sakarya’da gündeme oturan Prof. Dr. Üstün Dökmen hadisesini sosyal medya hesabı Facebook’ta dile getiren Sapanca Anadolu Lisesi Felsefe öğretmeni Yusuf Yavuzyılmaz binlerce eğitimciye tercüman oldu.

 

İşte o paylaşım:

SENDİKA , FAZİLET DURMUŞ, ÜSTÜN DÖKMEN, KAYBOLAN ADALET VE KARDEŞLİK.

Olay malum. Sakarya'da yapılan bir etkinliğe davet edilen Üstün Dökmen, başörtülüler için akla, hukuka, vicdana ve ahlaka uygun düşmeyen bir söylemi dile getirmiş.

Konferansın sonlarına doğru Sakarya Il Milli Eğitim Müdürü, olaydan habersiz bir şekilde salona geliyor ve son bir toplu fotoğraf çektirip program sona eriyor.

Bu sözlerin söylendiği sırada salonda bulunan diğer yöneticiler ( Il Milli Eğitim Müdür Yardımcıları da dahil) olaya eleştirel tarza müdahil olmadıkları gibi plaket veriyorlar ve daha da vahimi Milli Eğitim Müdürünü olaydan haberdar etmiyorlar.

Sonuçta bazı kesimler, buna Sakarya Eğitim Bir Sen sendikasının bazı yöneticileri de dahil, Sakarya Milli Eğitim Müdürünü Hedef tahtasına koyuyorlar.

Eleştiri yaparken doğru bilgiye dayanmak, ahlaklı ve dürüst olmak erdemdir.

Kuşku yok ki sanal alemde ve bazı yayın organlarında çıkan Katiline aşık olmak, Stockholm Sendromu gibi yakışıksız ifadeler ile Sakarya Milli Eğitim Müdürünün plaket verdiği yalan haberi üzerinden yürütülen linç kampanyası vicdanları yaralamıştır.

Kaldı ki, bütün iddialar doğru olsa bile , başörtüsü mağduru olan ve 6 yıl kamu da görev alamamış birine yaklaşım bu mu olmalı.

Nerede hukuk, adalet ve kardeşlik duygusu?

Öyle görülüyor ki, 28 Şubat döneminde başörtüsü mücadelesinin asıl aktörü kadınlardı. Bu süreçte bazıları işlerinden oldular, okullarından atıldılar.

Geriye gerçekten mağdur olan kadınların trajik hikayeleri ıle , bu mağduriyetleri üzerinden rant ve siyasal çıkar sağlayan bazı kifayetsizlerin acı davranış kodları kaldı.

İçinde bulunduğum sendikanın bazı yöneticilerinden de kaynaklanan bu davranışlar, unutulmamalı ki, bazı üyelerin sendika ile olan bağlarını kopma noktasına getirmiştir. ( Benim)

Bir sendikaya üye olmak yapılan haksızlıklar karşısında susmayı gerektirmiyor. Biz haksızlık, adaletsizlik kimden gelirse gelsin karşı çıkmak zorundayız.

Üstelik sendika dolayısıyla hiçbir göreve gelmemiş ve talep etmemiş biriyim.

Hiç kuşku yok ki talep etmeyi de düşünmüyorum.

Beni bu sendikadan kalmaya zorlayan son zayıf bağlantıyı da ortadan kaldıran yöneticilerin iktidar ve güç hırsına ne demeliyim?

Yaptığım uyarı bir işe yarayacak mı?

Sanmıyorum.

Sadece gücün adaletle dengelenmesi gerektiğini hatırlatıyorum

Sonuç ne kaldı elimizde?

Güç ve iktidar mücadelesine kurban edilen adalet, çiğnenen hakikat ve kaybolan kardeşlik hukuku…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim