• BIST 96.121
  • Altın 242,203
  • Dolar 6,2046
  • Euro 7,2854
  • Sakarya 15 °C
  • Kocaeli 15 °C

"Yeni CHP" ve Kılıçdaroğlu

Osman Karagüzel

                           

                           Kurultaya giderken, CHP için,  içerden ve dışarıdan birçok yorum yapılmakta, farklı değerlendirmeler basın da yer almaktadır.

                           Dışarıdan ve siyaset dışı biri, ama, önyargısız ve tarafsız olarak, aydın ve yazar sorumluluğu ile ben de bu yazım da, CHP ve Sn. Kılıçdaroğlu’nu kısa bir değerlendirmeye alacak, bir nebze değinmeye çalışacağım.

                        Partinin başına geliş şekli, birilerinin Türkiye siyasetini şekillendirmesi ve benzeri ihtimaller elbette mümkündür ve tartışmaya açıktır. Bu mevzu ayrı bir yazı konusudur ve sadece CHP ile ilgili değil, Türkiye siyasetini bir bütün olarak kapsamaktadır. Biz bu yazımızda bu konuya girmeyecek, Genel Başkan olduktan sonra ki  çizgisine ve icraatına dair yorumlamalarla sınırlı bir tahlil de bulunmaya çalışacağız.

                     Öncelikle ve hemen ifade etmeliyiz ki Kemal Bey;  CHP’nin geleceğini görmüş, geçmişten bu güne muhasebesini yapmış ve değişim zaruretini fark etmiş bir isimdir.

                     Bunu;  CHP’ye ‘’Yeni CHP’’ demesiyle ima etmiş, bir ‘’yenilenme’’ çabası olarak anlatmaya çalışmış, ‘’Yeni’’ takısı ile ‘’ CHP artık eski CHP değil,’’ bundan sonra ‘’Yeni bir CHP’’  göreceğimizin  işaretini vermeye gayret etmişti.

                    Yani,’’ Yeni CHP’’ ile  yeni bir anlayış, bakış ve mesajlarla, günün şartlarına uygun bir dille, milletin gerçeklerinden haberdar olarak var olacak, eski CHP anlayış ve dilini, bütünüyle takip etmeyecek, milletten kabul görmeyen yönleri değiştirecek, millet ile var olmanın, kucaklaşmanın, barışmanın yollarını arayacak, her kesimin partisi olacak ve her kesimden  rey alabilecek bir politika güdeceğini haber vermişti.

                     Bize göre, Sn. Kılıçdaroğlu bu misyonu üstlenmiş, bir çok riski de üzerine alarak bu yön de önemli ölçüde çaba harcamış, icraatlar yapmaya çalışmıştır.

                     Şartlar mecbur etse de;  akıl ve izan dışı kılık kıyafet yasaklarının sona erdirilmesinde , en azından sessiz kalması, ‘’laiklik elden gidiyor’’ klasik sloganına sarılmaması, yapıcı tavır alması, İhsanoğlu gibi, tamamen kendi tabanı dışında, AKP’den birinin adaylığına razı olması ve kabullenmesi, milletimizin inanç ve kültür değerlerine uygun bir politik dil kullanmaya çalışması, en azından bu değer ve kavramları yaralamamaya gayret etmesi, kullandığı siyasi lisan da, olabildiğince milletin bütününü dikkate alması, CHP tarihinde belki de bir ilk olarak, Kutlu Doğum Haftaları’nda  fevkalade güzel değerlendirmeler yapması, ötekileştirme ve ayrıştırmamaya özen göstermesi, bütünleştirmeye yönelik bir dili tercih etmesi ve benzeri bir çok alanda ‘’Yeni CHP’yi’’ gerçekleştirmeye gayret etmiş, farklı bir CHP lideri ve portresi çizmeye çalışmıştır.

                     Kim ne derse desin, Sn. Kılıçdaroğlu, CHP’yi olabildiğince sıtatükodan uzaklaştırmaya, millete ve daha bir hürriyete yaklaştırmaya, ‘’katı laik seküler’’ bir yapıdan, daha mutedil ve daha sosyal demokrat bir yapıya doğru çekmeye çalışmış, bütünüyle başaramasa bile, bu yönde bir irade arzusunu sergilemeye çalışmıştır.

                   Partisi içinde, birçoğunun ayağından çekmesine, muhalefetine ve sıtatüko yanlılarına rağmen bu cesareti gösterebilmiş, bu yönde adımlar atabilmiştir.

                  Kıritik konumuna rağmen ‘açılım’ konusunda, zaman zaman ikilem de kalsa da, ülke bütünlüğünü ve tüm Anadolu insanının hassasiyetlerini göz ardı etmemiş, cani şebekeye ve siyasi hareketine açık çek vermemiş, bazen susarak, bazen de sabrederek, akrabalık bağlarını da kullanmadan iki arada bir dere de yol almaya, içinde bulunduğu sıtatükoya rağmen, ülke bütünlüğü yönünde bir siyasetin çabası içinde bulunmaya çalışmıştır.Klasik CHP tarzı olan; Laiklik ve Atatürk üzerinden siyaset yapmayı önemli ölçüde terk etmeye gayret etmiştir . Parti içi dengelere, sıtatüko ve muhalefete, en mühimi Anadolu’muzun kadim bir şehri hassasiyetine rağmen!

                   CHP ‘ye muhalif kesimlerden; Yeni CHP ve Kılıçdaroğlu açılımının, göstermelik ve oya yönelik olduğu yorumları hep olmuş, bu yazı ile de olacaktır. Bu kardeşlerimize; ‘’Biz zahire göre hükmederiz, kalpleri ancak Allah bilir’’ gerçeğini hatırlatır, herkes ve tüm siyasiler için geçerli bir ilke olduğunu belirtmek isteriz.Siyaset zaten hep iki yüzlü ve iki dilli olmuştur.

                    Tekrar ediyorum ki, dışarıdan ve siyaset dışından, yaklaşık 45 senedir CHP’yi izleyen ve yaşayan biri olarak, gelmiş geçmiş CHP liderlerinden en ılımlısı, en sıcağı ve halka en yakın olanı olarak  Sn. Kılıçdaroğlu’nu zikretmemiz bir abartı olmayacaktır.

                   Bıyık taşıması bile onu farklı kılmakta, yüzünü daha bir Anadolulu , daha sevimli ve halktan yapmakta, sinekkaydı, mat, Sovyet dönemi bıyıksız soğuk ve donuk suratlardan uzaklaştırmakta, Müslüman Türk kimliği ve Anadolu çizgilerini ve yakınlığını taşımaktadır.

                  Bu özellikler dışında bir adayın işbaşına gelmesi ve eski politikalara dönmesi , CHP’yi büyütmeyecek, tam aksine küçültecek, siyasi mevtalar kervanına katma yolunda zamanı kısaltacaktır.

                 Haihazırda, Sn.Kılıçdaroğlu’nu çok aşacak bir aday da görülmemekte, İnce ve Tekin ise, diğer isimler arasında, Kemal Bey versiyonuna en yakın olarak gözükmekte, beraber hareket etmeleri, tabii olan olarak görülmektedir.

               CHP ve hususen Yeni CHP, halkın nabzını iyi tutmalı, millete sormalı, içte ve dışta hangi politikalarla alternatif olabileceğini  iyi  belirlemeli, olmayanlara! talip olmalı, taklit değil kendinden olarak, milletle, halkın inanç ve kültür değerleri, geçmiş ve tarihi ile bütünleşecek, gerçek bir özgürlükçü sosyal demokrat çizgi de yol almalıdır.

              Türkiye; etkin ve halktan yana muhalefetsizlikten fevkalade zarar görmektedir. Yanlışları dillendirecek ve fıren olacak, doğru yolu gösterecek, her bir mağdurun sesi , içte ve dışta milli politikalara motor olacak bir muhalefete, iktidardan daha çok muhtaçtır.

               Yeni CHP; noksanlıkları iyi tespit edip, milletin beklentilerini teşhis ile içte ve dışta milli ve Türk İslam Aleminin de yanında olarak, emperyalizme, kapitalizme ve siyonizme tam cephe alarak, mazlumun yanında ve zalimin karşısında, doğruluk ve dürüstlüğü ve özellikle ADALETİ esas alan politikalar ile yürürse, siyasette var ve alternatif olabilecektir.

               ‘’Kamer’’ abimiz! gibi ya da laik ve batıcı değerleri ideoloji edinmiş, toplum mühendisliğine soyunmuş, dayatmacı ve tepeden inmeci politika ve politikacılarla mesafe almasını beklememelidir. Bu tip kadroyu da gözden geçirmeli, yeni kadrolarla yürümelidir.

               Dışarıdan ve siyaset dışından bakış ile görebildiğimiz budur.  Takdir içerdekilerindir.

 

Bu yazı toplam 3174 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim