• BIST 91.840
  • Altın 188,263
  • Dolar 4,7866
  • Euro 5,5613
  • Sakarya 24 °C
  • Kocaeli 26 °C

Ülkemizin sinir uçlarıyla oynanıyor!..

Hamdi Yuluğ

TÜRKİYE’Yİ çökertmek isteyenler terörden darbeye kadar ellerindeki bütün imkanları seferber ettiler, ama sonuç alamadılar.

Bu defa da şanslarını ekonomi üzerinden deneyeceklerini ve milletimizin ekmeğine göz dikeceklerini devletin üst kademesindeki tüm ilgililer söylemişti.

Ne acıdır ki, bu deneme başlatılmıştır ve mesafe kat etmektedir.

Dikkatli, hem de çok dikkatli olmak, en başından itibaren yüksek tedbirler almak ve bu oyunu da bozmak zorundayız.

Zira, ekonomi diğerlerine benzemez.

“Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin” demişler.

Açlık, işsizlik başka bir şeydir ve bunun getireceği yıkım önceden kestirmek mümkün olamayacağı gibi, sonuçları da çok ama çok acı olacaktır.

***

“Mutlu millet, güçlü devlet, huzurlu fert” anlayış ve amacı bütün iktidarların değişmez programı olmalı ve tam bir kararlılıkla hayata geçirilmelidir.

Ekonomik kaygıların giderek büyüdüğünü görmemek için kör olmak lazımdır.

Dükkânında kaygılı esnaf, tarlasında hüzünlü çiftçi, tezgâhında sıkıntılı işçi, hanesinde dert küpü emekli, işyerinde derin derin iç çeken düşünceli memur, tesis, fabrika ve işletmesinde ümitsiz, sahipsiz girişimci ağırlaşan hayat ve geçim şartlarının düzeltilmesi hususunda parlak bir dokunuş, samimi bir müdahale beklemektedir.

***

Maksat örtülemeyecek kadar bellidir.

Siyaseti kundaklamak, ekonomiyi karıştırmak, milli güvenliği kaosa sokmak, Türkiye’ye hasar vermek karanlık çevrelerin ana gayesidir.

Türk lirasının döviz karşısında erimesi bu gayenin bir parçasıdır.

Faizin tırmanması yönünde baskı kurmak, telkinde bulunmak bir başka ayak oyunudur.

Türk insanı aşağı yukarı 1,5 asırdır, Londralı bankerlere, Parisli sermayedarlara; kini yakıt, nefreti azık, sonucu kazık olan küresel ekonomik merkezlerin doymaz iştahına feda ve kurban edilmiştir.

Döngü aslında hiç değişmemiştir.

Dünden bugüne hesap aynıdır, kurgu aynıdır, tuzak aynıdır.

Kanla, zulümle, zorla kurulan emperyalist mekanizmalar, işbirlikçileri de maşa gibi kullanarak doğudan batıya kaynak transferine ortam açmış, insanlarımızın bitap düşmesine, biçare kalmalarına neden olmuştur.

Türkiye ekonomik gözdağlarıyla susturulmak, sindirilmek, dinamitlenmek isteniyor.

***

Ekonomi ve ticaret kanalları aracılığıyla ülkemizin sinir uçlarıyla oynanıyor.

Krize yatırım yapılıyor, ölümü gösterip sıtmaya razı gelmemiz tehditvari üslupla dayatılıyor.

Makro göstergelerin iyileşmesinin yanında, vicdani ve insani seviyelerin büyümesine de ihtimam ve irade göstermeliyiz.

Bu milletin çektiği çile ve ızdıraba artık bir son verilmelidir.

Muzdarip kaldığımız sorunlar birer birer etkisizleştirilmelidir.

Çatı çökmeden, sütun çürümeden kutlu bir hamleyle oyunlar bozulmalıdır.

 

DOLAR DECCALIN TAA KENDİSİDİR!

İKİYÜZOTUZYEDİTRİLYON Amerikan Doları.
Tüm dünyadaki devletlerin borçları bu kadar…
Son 10 yılda 70 Trilyon dolar borçlanma olmuş ki bu bir dünya rekoru.

Birileri borçlu ise birileri alacaklıdır!
Bu kadar zengin olan alacaklılar kimler?
Neden Forbes 500 listesinde yoklar?
Bu 237 Trilyon doların yanında değil Forbes 500’ün, devletlerin esamesi okunmaz!

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Faiz lobisi” dediği düşmanın boyutunu iyi anlayın.

Size acı bir gerçek söyleyeceğim.
Dolar Deccalın taa kendisidir!
O’nun cenneti Müslümanın cehennemidir!
O’nun cehennemi Müslümanın cennetidir!
Gözü kör, vicdanı sağırdan öte duymaktan mahrumdur.

3.Dünya savaşı dolar imparatorluğunun yıkıldığı günün arefesinde kopacaktır!
Çünkü bu 237 trilyonluk “faiz ve borç sarmalı sistemi” ayakta tutan askeri güçtür. Bu güç son çırpınışla kendi kendini yiyecektir.
İmparatorluklarda canlı organizmalara benzer, doğar, gelişir, ihtiyarlar ve ölür. Dolar imparatorluğu da çökecektir.
Doların çökmesi silsileten tüm bankaları, borsaları, sigorta kurumlarını, sermayedarları, mudileri, işletmeleri ard arda batıracaktır.

Evlatlarınıza; büyük apartmanlar, rezidanslar, havuzlu villalar, bankalarda milyonlarca dolarlar, hisse senetleri, tahvil ve bonolar, fabrikalar… değil (kısmen bunlardan olsa da) esas
zeytinlikler, üzüm bağları, sebze seraları, hayvan çiftlikleri, ekin tarlaları, meyve bahçeleri, verimli araziler bırakınız!

Yoksa yarının insanlığı kaçınılmaz olan buhranda ekili araziler, meyve bahçeleri ve hayvan sürüleri olmazsa anca kendi hemcinsinin etini yiyerek ayakta kalabilecektir.

Bu yazı toplam 519 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim