• BIST 104.539
  • Altın 163,366
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • Sakarya 5 °C
  • Kocaeli 1 °C

TÜRK SPORU ADINA…

Bayram Akyüz

Şöhretleri ile bir dönem zirvede olan şehrin tanıtımına katkı sağlayan değerleri,  bir zaman sonra unutuyoruz. Onlarda aramızdan sessiz sedasız ayrılıp kendi iç dünyalarına doğru yolculuğa çıkıyorlar.

Adapazarı Ticaret Lisesinde öğrenciydim. Çok iyi hatırlıyorum; 1983 yılında yapılan Dünya Grekoromen Gençler şampiyonasında ikinci olan Erol Kemah’ı Sakaryalı hemşerileri şehrin girişinde karşılanmış, omuzlarda taşımıştı.

Erol Kemah şimdi nerede? Ne yapıyor? Bilmiyorum.

Günümüzde ise gençlerin kalbinde taht kuran bir Kenan Sofuoğlu var. Ünlü Motosiklet yarışçımız Dört kez Supersport Dünya Motosiklet Şampiyonu olarak kendisine duyulan hayranlığı sonuna kadar hak ediyor.

Kenan Sofuoğlu katılmış olduğu son Dünya Supersport Şampiyonası’nın sıralama turları esnasında Fransa’da kaza geçirerek yaralanmış, tedavisi devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun diyor, acil şifalar diyorum.

Belki bir daha yarışmalara katılmaz ise Kenan Sofuoğlu’da bir zaman sonra unutulacak, belki de ismi bir daha anılmayacaktır.

-“Birde çok az kişinin tanıdığı altın adamlar var.”

 Mesleklerinde doruk noktalara ulaşmış olmasına rağmen şehrimizde kendisini tanıyan çok az kimseler vardır.  

Yerel basınımız kendilerine kayıtsız kaldıkları için kamuoyu onları çok da tanıma fırsatı bulamamıştır.

‘Maharet İltifata Tabidir’ hasebinden yola çıkarak, ben size böylesi bir kişinin kısa bir öyküsünü yazacağım.

İsmi Kazım Sever

Yıl 1956’da Söğütlü Maksudiye köyünde Çerkez asıllı Hidayet ve Yahya’ çiftinin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Doğumu sonrası ailesi ona ‘öfkesini, hırsını, kinini yenen’ anlamına gelen Kazım ismini verdi.

Çocukluğunun İlkokul dördüncü sınıfa kadar olan bölümü Maksudiye Köyünde geçti. 1966 yılında ailesi ile birlikte Adapazarı Mithatpaşa Lojmanlar Mahallesine taşındılar. Ortaokulu ve Meslek Lisesi öğrenimini Adapazarı’nda tamamladı. Halen yine aynı yerde ikamet etmeye devam etmektedir.

İş hayatına 1969 yılında işçi olarak girmiş olduğu Türkiye Vagon Sanayii (TÜVAŞAŞ)  fabrikasında başladı. Aynı kurumdan 1997 yılında emekli oldu.

Sayın Kazım Sever Meslek Lisesi mezunu olup aynı zamanda Azerbaycan Spor Akademisini bitirmiştir. İngilizce bilmektedir.  

Başarılı iş ve meslek hayatı yanında örnek bir aile babasıdır sevgili Kazım Sever. Fetiye Hanımla evliliklerinden Filiz ve Bahar Merve isimli iki kızları dünyaya geldi.

Kızlarının evlilik sonrasında dünyaya gelen, onun yaşama sevincini körükleyen bir birinden güzel Beyza, Sedef ve Burak isimli üç torunu var.

Kızı Filiz; Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkilerde Yardımcı Doçent olarak görev yaparken, diğer kızı Bahar Merve yaşamını Serbest Avukat olarak İstanbul’da sürdürmektedir.

Halen; Emeklilik sonrası kurmuş olduğu Sever Gıda ile Saray Bisküvilerinin bölge dağıtıcılığını yapmaktadır.

O bir boks hakemi;

İlk hakem lisansı 1980 tarihinde Türkiye Boks Federasyonu Bölge Hakemi olarak tescil edildi. Yıl 1982’yi gösterirken girmiş olduğu Milli hakemlik sınavında tam puan alarak aynı Federasyon bünyesinde Türkiye Milli Hakemi unvanını kazandı.

Bu günlerine dair unutamadığı bir anısı;

Genç hakemler için düzenlenen bir seminerde, genç hakem adaylarına gelecekle ilgili beklenti anketi yapılmış. Her öğrenciye bir kâğıt verilmiş ve beklentilerinin yazılması istenmiş.

Henüz yirmi dört yaşındaki Söğütlü bağlı Maksudiye köyünde doğan hemşerimiz Sayın Kazım Sever’in vermiş olduğu kâğıtta;

-“Olimpiyatlarda maç yönetmek istiyorum” yazılıymış. Evet, böylesi büyük bir hedef yazmak belki yürek ister ama o hedefi tutturmak için çok sağlam bir karaktere ihtiyaç vardır.

Hocası;

-“Kazım sen ne yazmışsın öyle! Doğru dürüst uluslararası maç yöneten hakemimiz yok, senin kariyer beklentin Olimpiyatlarda maç yönetmek. Hayal ötesi” diye onun beklentisini hayretle karşılamış.

Evet, 1980 yıllarında bir Türk insanının Olimpiyatlarda maç yönetecek olması, birçoklarının hayallerine bile giremiyorken Sayın Kazım Sever bunun düşünü kurmuş, beklenti anketine yazarak ne derece idealist biri olduğunu göstermiş bir kişiliktir.

Peki, gerçekleştirmiş mi?

Anlatayım!

1982 Yılında elde ettiği Milli Hakemlik kariyeri sonrasında,  1986 Yılında girmiş olduğu Uluslararası Hakemlik sınavda yine tam puan alarak Uluslararası Boks Hakemi unvanını elde etti.

Bir zamanlar hayal diye bakılan basamakları birer birer aşıyordu;

Dokuz kez Avrupa Boks Şampiyonasında, beş kez Dünya Boks Şampiyonasında ve hayalleri bile kurulamayan Trabzon ve Samsun’da yapılan Boks Olimpiyatları Şampiyonası seçmelerinde iki dönem görev yaparak adını altın harflerle Dünya Boks tarihine yazdırmıştır.

Kazım Sever 2012 yılından günümüze kadar Türkiye Boks Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı olarak ilimizin tanıtımına katkı sağlamış, birçok yurt dışı turnuvalarda ülkemizi başarı ile temsil etmiştir.

JÜRİ-AİBA Kokart’ı bulunan başarılı hocamız torunlarına daha fazla zaman ayırabilmek için otuz yedi yıldır görev yaptığı Türkiye Boks Federasyonundaki görevlerinden 2017 yılının Eylül ayında İstanbul’da yapılan Uluslararası Ahmet Cömert Boks Turnuvasında son kez görev yaparak kendi isteği ile istifa etmiştir.

Onun yaşamı romanlara konu olacak kadar ilginç, bir o kadar da kahramanlıklarla doludur.

-“Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”

Yurt dışındaki bir turnuva seyahati öncesinde rahatsızlandı. Yapılan tetkik ve muayeneler sonrası kendisine Kolon Kanseri olduğu teşhisi kondu.

İlk ameliyatını 1998 yılında oldu. İlk ameliyatı sonrası hastalık vücudunun başka bölgelerine de sirayet etti.

Hiç pes etmedi!

Bu hastalığı tam üst üste üç kez yenerek azim ve iradenin başaramayacağı hiçbir şeyin olmadığını bizlere gösterdi. Ona sordum;

-“Nedir sizi farklı kılan? Siz hiç pes etmez misiniz? Bunca zorluğa rağmen hayata tutunmayı nasıl başardınız?”

Üzerine basa basa, yaşadığı o yıllardaki anılarını gözlerinin önüne getirerek şunları söyledi;

-“Önce hastalığın Allah’tan geldiğine, Şifa’nın da Allah’ı Teâlâ’nın Şafi sıfatı gereği yine onun tarafından verileceğine inancım tamdı, ayrıca bol sadaka verip bir de duayı hiç eksik etmedim. Yakarışlarım hep yüce yaratıcımız olan Allah’a oldu. Böyle yapınca sonunda iyileşmeniz için Allah size birilerini, bir şeyleri vesile kılıyor. Benim hastalıkla olan mücadelemin özeti bu”

Hastalandığı dönemler onu ziyaret ettim. Birlikte sohbet ettiğimiz zamanlar oldu. Aslında hasta olduğu dönemler sessiz kalır, kimseye bir şey belli etmezdi.

Son ameliyatı harici, ilk iki ameliyatından haberim dahi olmadı. Mutluluğuna ortak olabilmeniz mümkün olsa bile acılarını kendi içerisinde yaşamayı seçtiğini düşünmüşümdür.

Hastalığını yenmesindeki en büyük etken çelik gibi olan iradesiydi.

Doktor tedavisi harici kendi geliştirmiş olduğu bitkisel tedavi yöntemlerinin iyileşmesinde en büyük etken olduğunu anlattı.

Bu hastalıktan mustarip olan Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki hastalara da bu konuda yardımcı oldu ve olmaya da devam ediyor.

Bir seferinde Erzurum’da hastanede yatan mahkûm hastaya belki şifa olur diye Sakarya’dan kalkıp Erzurum’a gitmiş ilaç götürmüştü.

Mütevazı kişiliği olmamış olsa onu bugün Türkiye en yüksek düzeyde tanırdı. Şöhret felakettir yaklaşımı ile ömrü boyunca kişisel tanıtımının yapılmasından hep uzak durdu.

Daha iyi anlaşılsın diye söylüyorum;

-“Futbol hakemliğinde Cüneyt Çakır ne ise Boks camiasında Kazım Sever iki tık ötesidir.”

Öncelikle iyi bir insan olduğunuz, sonra Ülke ve Şehrimizin tanıtımına yaptığınız katkılardan dolayı, arkadaşınız olarak çok teşekkür ediyorum.

Sevgili okurlarım!  

Sizi Türk Sporu adına Sayın Kazım Sever Beyi üç kez sağ ol diyerek uğurlamaya davet ediyorum.

Türk Sporu adına;

Sağ ol, Sağ ol, Sağ Ol…

-“Almanların futbol hakemi Markus Merk’i, İtalyanların Pirluigi Collina’sı varsa, bizimde Sakaryalı Kazım Sever hocamız var.”

 Arz ederim.

Not: 26 Ekim 2017 Perşembe günü Saat: 14.00’ da Yazmak ve Başarı üzerine Sinanoğlu Hatice Aslan Ortaokul öğrencileri ile birlikte olmayı planladık. Bu söyleşide Başarının sırrını anlatmak üzere bana eşlik edecek olan Sayın Kazım Sever Beye çok teşekkür ediyorum.

Bu yazı toplam 242 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim