• BIST 106.239
  • Altın 161,217
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Sakarya 7 °C
  • Kocaeli 7 °C

Sokaklara inin biraz!

Hamdi Yuluğ


TÜRKİYE, nüfusunun büyük çoğunluğunu yoksul insanların oluşturduğu bir ülke. 
Türkiye, insanlarının çoğunluğunun açlık sınırında ve hatta aç olduğu bir ülke ve Türkiye, bazılarının gazino ve gece kulüplerinde, bir gecede milyarları harcadığı bir ülke. 
Ülke gençliği yok oluyor. 
Öyle ki, bu yok oluş her geçen gün hızlanıyor ve onları saldırganlaştırıyor. 
Adeta yırtıcı kartala çeviriyor. 
Çünkü açlar. 
Güzel işler yapmak istiyorlar. 
İmkanları el vermiyor ve açıyorlar televizyonları. 
Karşılarında namus ve ahlak yoksunu, ne mal olduğu belli olan bir ‘sürü’... 
Kimse düşünmüyor. 
Ülkem gençlerinin, ülkem çocuklarının karnına bu gece ne girer. 
İşte sorun da burada… 
İnsanlar, onları sorun olarak görüyor. 
Vahşi kapitalistlerin ve şeref yoksunu para babalarının oluşturdukları sistem onları dışlıyor, dışladıkça eziyor, ezdikçe bileyliyor, bileyledikçe canavarlaştırıyor ve toplumun gözünde onlar, ‘insanlık düşmanı caniler’ oluveriyorlar. 
Onların böyle olmasına nedense para babaları ise toplumun gözünde itibarlı (!) hayatlarına devam ediyorlar. 
.............
 

Ülkemizde son yıllarda suç oranlarında inanılmaz bir artış var. 
Her gün cinayet, tecavüz, intihar, gasp gibi olayların haberini alıyoruz. 
Hep bu olayları konuşuyor, bu olayları yapanları tartışıyoruz. 
Ama bunlara neden olanlar için küçük bir beyin jimnastiği yapmak bile kimsenin aklına gelmiyor. Herkes işin kolayına kaçıyor. 
Açıkça ve kahrolarak söylüyorum ki, bugünün bazı öğrencileri de ne yazık ki, yarının gaspçısı, kapkaççısı ya da hırsızı olacak. 
Bunları yazmak bile benim için ürpertici ama yazıyorum. 
Büyük olasılıkla olacaklar. 
Çünkü onlar aç. 
Çünkü onlar karınlarını doyurmak için kavga etmek zorunda olan çocuklar. 
.............
 

Önceki gün Adapazarı Dar Sokak'ta bir çocukla tanıştım. 
Yaşı küçüktü. 
Henüz on dördündeydi daha. 
Biraz sohbet ettik. 
Yaşına rağmen bazen simit satıyor, bazen ayakkabı boyuyormuş. 
Konuşurken şu sözler döküldü ağzından: 
-"Ağabey, ben para kazanmak için kavga etmek zorundayım. Yoksa barındırmazlar beni. Mecburum çünkü ben çalışmazsam ailem geçinemez." 
Yanıt veremedim. 
Çünkü ne söylesem boş olacaktı. 
Sustum... 
Bu örnek maalesef çok fazla ve her gün karşımda… 
.............
 

İşte bu. 
İşte Türkiye'nin en büyük sorunu bu… 
Milyonlarca gencin, çocuğun açlık içinde kıvranması… 
Aç insan, kim karnını doyurursa onun yanında yürür. 
Hele bir de, kana alıştırmışsa elini, oluverir birden, tehlikeli bir kan akıtıcı. 
Rahatlamak ister, gülemediği şu dünyada biraz kafasını dağıtmak ister. 
Şerefsizin teki de ona, tiner, bali, esrar, monzai, ne haltsa onu verir ve bir anda o genç toplum için tehlikeli biri olmaya başlar. 
Sokağa çıkın biraz. 
Sokak dediysem, şehirlerin arka sokakları… 
Gündüz vakti bile Adapazarı'nda neredeyse her iki sokaktan birinde tiner ya da bali çeken çocukları görürsünüz. 
Son yıllarda ortaöğretim kurumlarında bile yaygınlaşan uyuşturucu kullanımını göz önüne alın.
Sokaklarda cirit atan uyuşturucu satıcılarına ne demeli!
Biraz onlara dikkat edin. 
Onları bu hale nelerin getirdiğini ve sistemi düşünün.
Çözüm yolları üzerinde gelecek için biraz kafa yorun.

Bu yazı toplam 409 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim