• BIST 90.529
  • Altın 213,794
  • Dolar 5,3750
  • Euro 6,0780
  • Sakarya 9 °C
  • Kocaeli 8 °C

Sevmemek İçin Sustuk...

Tülay Demircan Koyuncu

Konuşmak zorundayım.

Bazen hiç susmamalıyım,

Bazen arada bir gülümseme ile sarılmak üzere susabilirim...sadece o kadar.

 

İnsan anlatamadıkları yüzünden mutsuzdur.

Ya da dinlememiştir karşısındaki insanı...

Kim sana ne anlatıyorsa bir dinle yahu,

Belki sadece konuşmak istiyordur.

Anlamsız kelimeler yüklemiştir cümlelerine...

Belki de yüreğinde sakladıklarını çekip çıkaramıyordur da, ondan susmuştur yıllarca. Şimdi konuşmak istemiştir. Sen susturma...

 

Bazen öyle çok konuşurum ki, kendi kendime kızarım da, susamam.

Konuşmam lazımdır.

Lakin karşımdaki(ler) öyle sesizce

ağlıyor ki onun yüreğine: ”Mendil olmalıyım” derim.

 

Aslında konuşan ben olsam da, dudaklarımdan süzülen cümleler ona aittir.

Şaşkın şaşkın bakışıyla o da anlatır ya...

“Nerden biliyor! Beni bana nasıl anlatıyor..”

Diyemez belki ama ben konuştukça yüzündeki tüm çizgiler teşekkür eder bana.

 

Hayatımızın en büyük hatasını susarak yaptığımızı çok geç anlasak, ne fayda.

 

 Bazen sevdiğimizi bile söylemekten utanırız.

Yahu sevmek kadar güzel ne vardır ki?

Ama riyasız,

Ama karşılıksız,

Ama yürekten...

Hani derler ya ”Adam gibi sev”

İşte öyle sevmeli insan.

 

Sevmeyi bile yüzümüze gözümüze bulaştırdık.

Nasıl konuşup anlaşalım ki?

 

Yüreğinin sorularını bir pakete koyup sunmadıkça, sevdan seni anlamaz ki.

Aklın ile sorma sakın,

Yüreğin ile konuş.

Sen bir başla hele konuşmaya, onun yüreğinde, zincirlere vurulmuş sorular, nasıl da tek tek çözülecektir.

Konuştukça anlayacaktır, kim bilir,

belki de çok sevecektir.

 

“İnsanlar konuşa konuşa

Hayvanlar koklaşa koklaşa”derdi büyüklerimiz.

Bizler hayvanlaştık mı!

Önce koklaşıp, sonra kavga ile konuşup ayrılıyoruz.

Sanırım, ayrılıkların yalancı sevdaların tek anlatımı kaldı.

“Sevmeden, sarılmak, sevilmeden ayrılmak”

 

Yıllarca yüreğimdeki suskunluğum, çöllerdeki bedevi misaline döndü.

Aradığım tek seninle bir ruh olmaktı.

Bir su olmadın,

Çöllenen yüreğime.

Anlatamadım mı sana kendimi!

Yoksa, çok mu konuşuyor sandın beni!

Yok, ben sadece seni tanımak istemiştim.

Sonrasında dudaklarına ihtiyaçım kalmayacaktı ki,

Sadece bakacaktım gözlerine,

Gözlerin anlatacak, yüreğim dinleyecekti.

Ama sen...

 

Geveze olmadım ben, sadece senin

Olmak istedim.

Yüreğin, yüreğim olsun da hep aşık olalım dedim.

Ama sen yine duymadın ki!

Yıllar geçti, ben seni hala tanıyamadım.

Çünkü sen hiç konuşmadın.

İsteklerini anlatmak konuşmak değil ki, bunu bile anlatamadım ya sana.

 

Seninle

son kez konuşacağım,

anlatacaklarımı

O zaman iyi dinle. Bu son gevezeligim olacak inan bana.

O mekan hiç sevilmez ya, ama en anlamlı yerdir.

Musalla taşı!

Bilir misin, orda yatanlar çok konuşurlar.

Her yüreğe farklı anlatırlar,

Hayatın tüm konuşulmayanlarını.

Ayrılıkların son cümlesini,

avazları çıktığınca bağırarak, hem de.

 

Annesine, babasına...

Komşusuna, arkadaşına, dostuna...

Sevdalı olduğu yüreğe...

 

Sakın beni o zaman da dinlememezlik yapma!

Benim sana son sözlerim; ”Sevmeyi istiyorsan, konuşmalısın.

Saatlerce...

Anlamsızca...

Gerekli, gereksiz (birgün o gereksiz duyduklarının çok degerli olduğunu anlarsın)

Karşında kim varsa, sabırla dinle.”

 

Bir bebek annesine bakıp hani anlamsızca agucuklar çıkarır ya ağzından,

O anne nasıl mutlu olur ya...

İşte öyle dinle hele hele sana sevdalı olanı.

 

Konuşmayı bilmedik,

Sevmeyi ondan mı öğrenemedik!

Belki de dinlemedik.

Sadece kelimelere takıldık.

Oysa kelimelerin içinden geçen gökkuşağını göremedik.

Biz sadece...

Sevmemek için sustuk...

 

Geç kalınmaz sevdalara

Sevmek için,

Sevilmek için

Zaman vardır ya..

Niye çok konuştum:))

Bana müsade.

 

Bu yazı toplam 538 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim