Siyaset

Prof. Dr. Fahri Yılmaz
 

Rüşvet, yolsuzluk diz boyu olmuş

Bu benim ülkem mi inanmıyorum!

İş bilmeyenlerle kadrolar dolmuş

Bu bizim vatan mı inanmıyorum!

Nasıl yolsuzluk yaparım diyen

Nereden avanta kaparım diyen

Doğru yoldan nasıl saparım diyen

Bu bizim insan mı inanmıyorum!

Kundaktaki bebeğe kurşun sıkanlar

Genç, ihtiyar demeden diri yakanlar

Hiç merhamet yok kardeş, akıyor kanlar

Bunlar Müslüman mı inanmıyorum!

Başbakan keyfinde, teranesinde

Bakanlar Kumkapı meyhanesinde

Sayın başkansa nikah merasiminde

Bunlar yönetici mi inanmıyorum!

İstanbul şehrine ne haller olmuş?

İpsiz sapsız ile ortalık dolmuş

Biraz yeşillik vardı, o bile solmuş

Bu bizim İstanbul mu inanmıyorum!

Ağlarım arkadaş, nasıl ağlamam?

Olanları görüp de yürek dağlamam

Evvel iyi çalıyordu, sustu bağlamam

Bu benim sazım mı inanmıyorum!

Ne insana saygı var ne de yeşile

Gözlerimiz doldu akan yaş ile

Bu memleket böyle güzel baş ile

Yarınlara çıkar mı inanmıyorum!

Çağ atlamışız işte, yolsuzluk çağı

Söndürülmez böyle rüşvetin dağı

Kader örmüş başımıza böyle bir ağı

Bunlar namuslu mu inanmıyorum!

Namusun olsaydı istifa ederdin

Bu memleketten çeker giderdin

SHP tek başına iktidar, derdin

Bunlar akıllı mı inanmıyorum!

Usandım arkadaş, yaşanmaz artık

Bunların bildiği bir adet koltuk

Namuslu insandan ne zarar gördük?

Artık partilere inanmıyorum…