• BIST 106.239
  • Altın 160,790
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Sakarya 15 °C
  • Kocaeli 15 °C

Sapanca’yı betonlaştırmak cinayetlerin en büyüğüdür!

Ömer Razı

Birkaç Sapancalının ilçelerinin Kocaeli’ye bağlanması için eylem yapması geçmiş dönemlerde gündeme gelmişti.

Hatta bu yüzden Kocaeli tabelasıyla pozlar verilmişti.

Sapanca yeşiliyle, mavisiyle ve eşsiz doğasıyla sadece Sakarya’nın değil, Türkiye’nin gözbebeği olan yerlerden birisi.

Yeşilin cazibesine gölün mavi sularının etkisinin de katılması çok sayıda turisti Sapanca’ya çekiyor.

Özellikle son yıllarda yerli turistlerin yanı sıra zengin Arap turistler de turlarla Sapanca’yı ziyarete geliyorlar. Sadece ziyaret değil, Sapanca’ya büyük yatırımlar da yapıyorlar.

Sapanca’yı cazip kılan ise hiç kuşkusuz  yeşili, yani doğal güzellikleri ve gölü. Bunlar olmazsa ya da Sapanca bu özelliklerini kaybederse çok önemli bir doğa merkezini yok etmiş oluruz.

Bugünlerde Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nun ‘Toçoğlu Gençlerle Buluşuyor’ isimli programda Sapancalı gençlerle buluştuğuna dair medyada haberler gördük.

Toçoğlu referandum sürecinde de Sapancalı muhtarlarla bir araya gelmişti.

Basında yer alan haberlere ve sosyal medyada yapılan yorumlara baktığımızda bu iki buluşmanın ortak ve ana gündem maddesinin ‘imar’ olduğunu görüyoruz.

Sapancalı muhtarlar da, gençler de Toçoğlu’na imar mevzusunu soruyorlar. Sapanca ne zaman imara açılacak? Ne zaman gelişecek? Soruları arka arkaya geliyor.

Sapanca’nın yeşili ve gölü ile bir anlam bulduğunu yukarıda ifade ettim. Sapancalılar Toçoğlu’nu her gördüklerinde imar meselesini soruyorlar.

Bunun yanında Kocaeli’ye bağlanma isteklerine yönelik olarak çıkan haberleri de göz önünde bulundurduğumuzda aklıma kötü şeyler geliyor.

 Acaba Kocaeli’ye bağlanma meselesinin arkasında Sapanca’nın doğa harikası yerlerinin imara açılması talebi yatıyor olabilir mi?

İşte Toçoğlu gençlerle buluşmasında tam olarak buna değinmiş. Muhtarlarla buluşmasında da bahsedildiğini hatırlıyoruz.

Toçoğlu’nun basına yansıyan açıklamalarında da, Büyükşehir aleyhine Sapanca’da yürütülen kampanyanın altında imar meselesi olduğu yer alıyor.

Sapanca’nın yeşilini, mavisini, doğasını, toprağını satmakta herhangi bir beis görmeyen zihniyet, bu taleplerini yerine getirmeyen Zeki Toçoğlu’nu kendine düşman bellemiş.
Bu rantçı kesim Büyükşehir Belediyesini itibarsızlaştırma çalışmaları yürütüyor.

Arsa sahibi Sapancalıların kendi elleriyle kendi yaşadıkları, büyük ihtimalle çocuklarının da yaşayacakları ilçeyi bir beton yığını haline dönüştürmek istemesi nasıl bir şey anlamak mümkün değil!

Üç kuruş para için tüm Türkiye’nin göz bebeği olmuş, yeşiliyle var olan bir ilçeyi betonlaştırma düşüncesini nasıl kabul edebiliyorlar?

Her fırsatta dini değerlere saygılı olduğumuzu ve dinin emirlerine uyduğumuzu belirtmekten hiç çekinmeyen bir toplumuz. Ancak dindarlığımızı toplumsal meselelerde de göstermeliyiz. Allah’ın emaneti olan çevreyi korumak bizim insani ve İslami sorumluluğumuzdur.
Peygamber efendimiz; “Kıyamet kopma anında bile olsa, elinde bir ağaç filizi bulunan onu mutlaka diksin" buyuruyor.

Kıyamet kopacağını bilseniz bile elinizdeki ağaç filizini dikin diyen bir dine inanan insanlar, rant için kendilerinin ve çocuklarının yaşayacakları, ülke için sembol olmuş bir doğa harikasının betona teslim edilmesine nasıl göz yumabilir!

Bununla da kalmayıp imar konusunda direnen Büyükşehir Belediye Başkanı’nı itibarsızlaştırma çabalarına girişmelerine ne demeli?

Toçoğlu tüm bunlara rağmen geri adım atmayacağını söylemiş. Kendisini tebrik ediyorum. Sapanca’nın yeşiline de mavisine de sahip çıkıyor.

SASKİ eliyle Sapanca Gölü’nde gerekli bakım çalışmalarını gerçekleştirdiği gibi bir de alternatif su kaynakları oluşturarak gölü koruyor.

Toçoğlu’nun bu ilkeli duruşuna baktığımız zaman Sapanca için müsterih olabiliriz.
Ancak bu duruşun onunla sınırlı kalmaması gerekiyor. Sapanca’nın üç beş rantçıya teslim edilmesine en başta Sapanca’nın değerli insanlarının, yerel yönetimlerinin, çevre gönüllülerinin karşı çıkması gerekmiyor mu?

Sapanca’yı betonlaştırmak cinayetlerin en büyüğüdür. Bunun vebalinin altından ne bu dünyada ne ahirette kimse kalkamaz.

Bu yazı toplam 442 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim