• BIST 96.192
  • Altın 243,884
  • Dolar 6,2815
  • Euro 7,3880
  • Sakarya 26 °C
  • Kocaeli 25 °C

Sakarya'nın Kötü Tercihi.!

Necdet Başoğlu

 

Çok önem verdiğim,

Bu şehir için büyük bir kazanç olduğunu düşündüğüm.

Bir dost ile sohbet ediyoruz.

“Sakarya’da ayağa kalktığında seni biçerler” diyerek başladığı sohbetinde neler anlattı neler..

“Nerden biçtikleri önemli değil.,

ayağından biçerler, belinden biçerler, sonrada bir kenara atarlar seni”

Peki neden? Ne Olacak? Diyorum.

“Kudretli idarecilere ihtiyaç var” diyor..

Nasıl yani , diyorum.

“Burada durumunu idare eden yönetici güzel, iyi kabul edilebilir. Durumu idare ediyor..

Cemiytelere gidiyor, cenazelere gidiyor, hal hatır soruyor. Ben bunu istemiyorum.

Ben cemiyet gecen , cenazeye giden belediye başkanı istemiyorum” diyor..

Ekliyor..

Siyasi otorite;

“Kusura bakmayın.. Ben buranın cemiyetlere , cenazelere önem veren bir yer olduğunu biliyorum. hepinizden özür diliyorum. Eğer beni bir gün kahve oynamaya gitmeyeceğim. evime , gece 11'den 12' den aşağı gidersem herkes sövsün..Bana hesap sorsun.Neden sen benim cemiyetime gelmedin, cenazeme gelmedin de evine erken gittin diye sorsun.Hiç boş vakit  geçirmeyeceğim Çalışacağım, çabalayacyağım. herkes de bunu görecek. Ama çok özür dilerim, cemiyete götmem, eğer cenazeye vaktim olursa giderim. Benden kimse böyle birşey beklemesin. Kendisi, belediye başkan yardımcıları bir yere gidiyor, yetmiyor, kendiside  birkaç cemiyete gidiyor” diyor..

Neden?Böyle düşünüyosun? Diyecek oluyorum.

Oy toplayacak, seçmenini gönlünü yapacak diyorum.

Devam ediyor Dost;

“Buraya gelen , burada görev yapan oydan korkmayacak. 'deli olacak' şunu yaptım,

Sakarya'da şöyle bişey var. Burası benim arazim. Bana diyorlarki, yahu bana şuradan bir metre yer lazım..”adam tamam olur”diyor.

Ama hemen ,fiyatıda biçiyor..15 lira..metresi  “peki neden” diyorsun..

'O belediye.. parası var'  diyor..

Çünki belediye yetkililer karar almışlar, buradan yol geçecek. mecburen benim paramı verecek. vermek zorunda , vermesse buradan yolu geçiremeyecek.

Halbuki şunu düşünmüyor..

Nekadar istiyosunuz 1 metre mi?

Yok kardeşim 1 metre de benden olsun. para istemiyorum. helal hoş olsun.. Çünkü otopark vs. için gerekli olabilir demeli” diyor..

Dost o kadar samimi ve içten konuşuyor, anlatıyor ki..

Devam edelim;

“Başka memleketlerde bu işler böyle oluyor.Başka yerde bir metre istesin, bir metrede kendisi veriyor.. Yol geçtiğinde arazinin değiri 10 lira ise, 20 lira olacak, bunu biliyor.Olmuyor, olmayacak” diyor..

Bu şehri dışarıdan gelenler şekillendirecek” diyen

Dostum acı gerçeği şöyle açıklıyor;

“Dışarıdan gelenler yapılandıracaklar ama kötü yapılandıracaklar. Çünki herkes tuttuğu yerden yapılandıracak. Ama deli biri çıkıp bu şehri yapılandırıp, ortaya lak diye projeyi koyup, Almanya'dan mı, Fransa'dan mı getirecek işin uzmanını, projeyi de ortaya koyacak. ondan sonra Ankara'ya gidecek ve istediği şekilde onayı da alacak. “Burası böyle, şurası söyle, olarak, buna ben karar veririm” diyecek. Kimsenin işine gelmeyecek belki ama gerçek bu” dedi.

 

“Sen Sakaryalı olarak ,bunu yapmaz isen, birileri gelir yapar” diyen Dostum

Devamında ise;

“Büyüyecek burası, Sakarya büyüyecek. 2.5 saat Ankara, 1.5 Saat İstanbul, 1.5 saat eskişehir , 2 saat bursa ,öyle bir yerdesiniz ki, sizden geçmeyen Avrupa'ya geçemiyor, Sizden geçmeyen İstanbul'a, Ankara'ya Eskişehir'e geçemiyor.

Türkiye’nin , boğaz bir yerdesiniz adeta.

Bu şehri yönetenler

“Ben burada böyle bir yerdeyim ve böyle bur durumdayım” diyerek.

 

Benim yumruğu vurması lazım.

Neye rağmen vurmam lazım?

% 62 Cumhurbaşkanlığında oy verdi Sakarya.

AKP'nin Türkiye oyu % 51-52  civarında..

Biz Türkiye ortalamasında 10-12 puan daha öndeyiz..

Biz görevimizi yaptık.

Ama AKP yaptımı?

İktidar partisine oy vermişim. Aynı karşılğı almışmıyım. almadım.. Karşılığını gördüm mü? Görmedim. Bunu sormam lazım, yıpratmam lazım. ben buyun karşılığını buraya  çatır çatır getirmem lazım” diyerek

Devam ediyor;

“Bulvar, yol, bilmem ne, Şehrin yapılanması ile ilgili, ne gerekiyorsa yapmalı.. Şehir merkezinde çatır çatır tarım yapılıyor. Bizim şu konumumuz var  Tarım şehrimiyiz, Sanayi Şehrimi olacağız.Tercih yapacağız.Bizim tarim şehri olma gibi bir lüksümüz yok.. Sanayi tarımın önüme geçmiş zaten. Senin önceliklerin var. Tarıımı bitirmişler, sanayi şehri olma yönündesiniz siz. Sizin üzüerinizden tır silindir gibi geçip, Düzce'ye gidiyor. Olamaz..

Olmalı, nasıl olacak?

Burası Sakarya Tarım yapacak alanlar olacak.

O zaman öyle bir hat yapmalıyım ki, hem tarım hem sanayi olma.ı fakat  tarım ve saniyi birbirine girmemiş olacak.  Orayı kesin ve çelik hatlarla örmem lazım. Buraya kesinlikle dokunmayacaksınız. Ama sanayiide yapacaksınız.

Siz bunu yapmaz iseniz.

İstanbul'dan sanayici  Ankara'ya gider, orada işini halleder ve gelir sizin tarım arazinizin göbeğine sanayisini koyar, siz de ağzınız açık seyredersiniz.

Birşey de söyleyemezsiniz.

Sen düzenli bir sanayileşme yapmaz isen, gelir elin İstanbullusu, Ankaralısı, burayı öyle bir sanayileştirirki, çarpık sanaliştirir. sende öylesine baka kalırsın” dedi..

Dost öyle anlatıyor ki,

Lafını kesmek istemiyorum..

“Çarpık , çarpık her yer senin önceliklerin var.İstanbuh'un gidişini, beğiniyormusun Sararya ya arkadaşlarım geldi İstanbul'dan,

"Bu ne dediler yahu.. Nerden gelşmişler biliyormusun, E-5' ten gelmişler, Erenler'den şehre girmişler."

Uluyol’ un oradan girmişler.

Arkadaşlarımı, Serdivan tarafına götürdüm, “niye burası böyle, niye orası öyle” dediler.. 

Siz sakarya nehri kenarına öyle bir yer yapacaksınız ki.. burada berabat bir yapılanma var. berbat bir saniyileşme çarpık sanayileşme var. Ama kontrolsüz gelişiyor.

Yani akşam yorganı kafana çekip, sabah böyle yapacağım dememelisini.

kısa ve uzun vadede hesaplar olmalı. bana bunu gösterin.

Akşam yatıp, sabah bu böyle olmalı demeniz neyi değiştirir ki, gelecekle ilgili kime ne yaparsınız ki?

Bana bir belediye başkanı gösterin, kısa, orta ve zuun vadeli planları olacak.

Hadi gösterin.

Gösteremezsiniz.

Uzun vadeli planlar olmalı..

Biz  gelişeceğiz, büyüyeceğiz.

Ama bizi birileri götürecek, biz kendi kendimize gelişip büyümeyeceğiz.

Çünkü bizim kalıcı planımız yok..

Bizi başkaları götürecek, onların istediği gibi  gelişeceğiz malesef.

Öyle mi olmalı.

Tabiki değil..

Bu şehrin 10 yılda 3 milyona ulaşacağının hesapları yapılmalı. onlar üzerinde çalışılmalı. sorunsuz, en az sorunlu projeler üretilmeli.

 

Altyapısı, iskanı, yolu, sanayi tesisi ve barınak, öğrenci yurtları yapmak var..

Ama kimin aklına ne geliyosa onu yapıyor.

Top yekün bir planlama yok. topyekün bir çalışma yok.

Aklına ne geliyorsa. Bir de aklın ne kadarsa artık.

Proje ortak akıl işidir.

Çok kolay işler değil, ama en azından  yolda yürümek var. yolda yürürsünüz de sizden gelen de o yola devam eder. ama siz güzel bir yol belirlemez, yön belirlemez iseniz, gelende kendi kafasına göre birşeyler yapar  sonuç ortada, karma karışık bir şehir ve yapılanma olur.

Bu şehri 93' den buyana biliyorum. Ama onca ülke gezdim, geldim, tekrar gittim yine geldim. yeminle herşey aynı. sadece deprem sonrası Serdivan'a güzel evler yapılmış o başka birşey olduğunu söylemek doğru değil bana göre.

Sanayiçi ile bütünleşememişiz..

Adam geliyor sabah farkikasına, akşam da evine gidiyor. Sakarya ile ilişkisi sır” diyor..

 

 

Devamı var

Bu yazı toplam 8067 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim