• BIST 95.876
  • Altın 243,466
  • Dolar 6,2723
  • Euro 7,3733
  • Sakarya 25 °C
  • Kocaeli 24 °C

Sakarya’da Suni Zenginler Türedi..

Necdet Başoğlu

Önceki yazımın devamı olan bu yazımı da ilgiyle okuyacağınız inancındayım.

Dostumuz iş dünyasına gereken önemin verilmediğine vurgu yaparak şunları söyledi;

“Her gün en az 3 sanayici ile kahvaltıda yemekte buluşulmalı. Onlarla neler yapılması gerektiğini konuşmalı insan. Onlar dünyayı geziyorlar. Ufukları açık. Bedava bilgi alacağın insan bunlar. Ama böyle bir toplantı var mı? Yok.

Belediye başkanı, Vali, sanayici ile sık sık bir araya gelerek sohbet etmeli. Sanayici vizyonu olan, dünyayı bilen adam demektir. Bu adamlarla görüşerek vizyonunu geliştirebilirsin, ama kaç kez kimlerle bu tarz toplantılar yapıldı?

Bunlar paralı adamlar, adamlar her şeyden nem kapıyorlar, akıllı yatırım yapmaları gerekiyor. Ufukları çok geniş, bunlarla görüşerek bu şehre vizyon kazandırabiliriz. Çünkü bunlar dünyayı geziyorlar. Dünyayı gezdikleri için de çok bilgi sahibi oluyorlar” dedi.

Konuşmasının devamında ise;

“Başkan olarak siz de dünyayı gezmiş gibi olursunuz, bunlarla sık sık bir araya gelir fikir alışverşinde bulunursanız. Ufkunuz açılır. Şehri bir başka görürsünüz.

Başkan olarak iki seçeneğiniz var. Ya ben gezeceğim göreceğim, ya da gezenle oturarak, onların gözüyle dünyayı tanıyacağım demelisiniz. Bazı başkanlar ise yurt dışı gezisi yapıyorlar, yanlarına da 3-5 kişiyi alarak.

Ama bir iki ziyaret yapılıyor, heyetler ile bir iki yere gidiliyor o kadar. Gece 23.00'den sonra herkes otelde odasına çekiliyormuş gibi yapar ve sonrası malum.....

İster sakallı olsun, ister sakalsız..

Bu işler dünyada böyle..

Bizde de böyle. Çok iyi biliyorum kimlerin hangi başkan ile hangi otellerde gece yarısından sonra nerelere gittiklerini..

Adam diye sandıklarımızın çoğu malesef bunu yapmakta. Bunu yurt dışında yapmak serbest, orada rahat..

Yurt dışına gidip gelen hangi başkan ve heyet neyi halletmiş, neyi çözmüş, Söyler misiniz?

Susuzluğu mu çözmüşler?

Deniz suyunu tatlı suya çevirmeyi mi öğrenmişler?

Ne yapmışlar?

Allah aşkına, gidip gelenler desin ki, yahu biz şunu öğrendik, şunu yaptık..

Sanayileşme nasıl olmuş, sanayide kullanım suyunu, atık suyu tekrar kullanım suyu haline nasıl çevirmişler.

Hiçbiri...

Turistik geziler, şovlar yapılıyor.

Başka bir şey yok..

Misyon ve vizyon lazım ama malesef..

Kimi başkan, şunu temizleyeceğim, bunu temizleyeceğim, şunu yapacağım, bunu yapacağım diyor demesine de..” diyor..

Dostumuz öylesine dertli ki..

“Sakarya’da yaşamak ve yaşlanmak istiyorum. Çok seviyorum. Bu şehrin kalkınmasını istiyorum” diyerek sürdürdüğü konuşmasında;

“Ben bunun için dertli konuşuyorum.

Ben bu olayı sahiplenmişim.

Sakaryalı olmak, Sakarya ruhunu yaşamak lazım diyorum.

Sakarya jeopolitik ve stratejik bir yer. İstanbul'dan daha hareketli olmamız lazım. Böyle bir hareketlilikte kimse kimsenin ne laz, ne gürcü, ne abaza olduğuna bakamaz bakmaz da.

Vakit yok çünkü.

Çünkü bu uğraş insanları farklı bir anlama taşımaz.

Boşluktan özentiden insanlar lüzumsuz işlerle uğraşır oldu.

Akşam kahveye git tüm kahveler dolu..

Böyle mi olmalı?

Kaybetmemek için iş adamı rahat oturamamalı. Oturduğunda kaybedeceğini bilmeli. Onun İçin oturmamalı.

Öyle yoğun olmalıyız ki, öyle aktif olmalıyız ki, bunlara fırsat bulamamalı, kendi ve Sakarya vizyonu için çalışmalıyız” diyor..

Konuşma biter mi elbette bitmez..

Devam ediyor anlatmaya;

“Milletvekilleri listesi yapılıyor, sen oy ver. Altını üstüne getiririm. Burada oturamaz kimse. Ben bu şehre hizmet edecek, bu şehir için, buranın insanı için çalışacak vekili seçmeliyim. Ama Başbakan önüme koyuyor.. Olmaz  olamaz..

Başbakan da oturamaz orada, “ceketi koyarsam seçimi alırım diye“ düşünüyor..

Ama bunu Başbakana hissettirmeli, milletvekillerine hissettirmeli.

Hissettiremez, gelene ağam, gidene paşam dersek, ne olur, işte böyle üç dönemdir milletvekilliği yaparlar ama Sakarya üç dönemdir aynı yerinde sayar.

Bir Bakan verildi diye ufkumuzu şaşırdık.

Yahu daha üç dönem öncesine kadar bu şehre her dönem bir hatta iki bakan vardı. Hatırlayın.

Bakan olmasından çok aktif faal kişiye ihtiyacımız var.

Bizi şahlandıracak, kalkındıracak, vizyon kazandıracak kişi lazım. Var mı?

Söyleyin lütfen.

Allah Razı olsun.

Tayyip Erdoğan'a oy verdik diye  sevinçten uçuyorlar..

İyi de ne oldu..

Sakarya'ya + ne kattı..

Ne?

Ersin Taranoğlu, Cevat Ayhan'ın bu şehre kattığını kim katmış kim?

Ersin Taranoğlu'nun Sakaryaspor'a yaptığını bugüne kadar kim yapmış. kim?

Söylermisiniz.

3-5 lira yardım edildi diye ..

Yok canım yaaa

Biz önce % 62'nin karşılığını isteyelim

İsteyeceğiz.

Ha vermiyorlar.

Yok arkadaş, isteyeceksin, vermiyorlarsa, o zaman sen de gereğini yapacaksın” dedi..

Dostumuz öyle heyecanlı anlatıyor ki, lafını kesmeye fırsat bulamıyoruz;

“Biz  başka memleketlerde çok şey gördük..

Başbakan'ın karşısına oturdular..

Başbakanım biz bunu istiyoruz.

Ancak sizin gönderdiğiniz kişiyi istemiyoruz. Ondan bizim ilimize fayda olmaz dediler..

Ama Başbakan,

“Ben istiyorum kardeşim, siz istemeseniz de onu size göndereceğim” dedi.

Ama oraya gidenler..

“Biz size oy verdik, sizin için verdik.. Ama bundan sonra kusura bakmayın, eğer illa ısrar ederseniz, bu kişiye oy vermeyeceğiz..

Daha da ileriye giderseniz, inanın size de oy vermeyeceğiz” dediler..

Başbakan geri adım atmak zorunda kaldı..

Bunu bildiğim birkaç il var..

Ama Sakarya'da var mı böyle bir yapı..

Yok.

En hareketli olmamız gerekirken, bu şehir 10 yılını kaybetmiştir.

Ondan önceki yıllarda koalisyon hükümetleri ve düzensizlik var. Ama şimdi hem tek başına iktidar, en güçlü iktidar, ekonomik sıkıntı yok. Ne isterse karar alacak güce sahip bir hükümet var.

Ama Sakarya yerinde sayıyor.

Neden?

Benim suçum ne?

Niye, ne yaptım ben sana.

% 62 oy verdim.

Neden 15 yılımı kaybediyorsun. 

Geçtiğimiz dönemde bir adım, şimdi bir adım, şimdi ben beş yılda, yüz adım atacağım yerde, bana üç adım attırıyorsun..

İzmit'e bak..

Ne oldu?

Git bak.. Her gittiğimizde İzmit farklı..

Yürüdü gittiler.

En borçlu belediyeymiş..

Çalışıyorlar, boş durmuyor. İzmit'i uçurdular..

Sakarya’da son yıllarda suni zenginler türedi..Bunların tümünü biliyoruz. Nasıl türediklerini, Neler yaparak büyüdüklerini.. Ama hesap var. Kimsenin yanına yar kalmaz. Bu şehri seviyorsak, adam gibi üzerimize düşeni, gece gündüz çalışarak yapmalıyız” dedi.

Yazı uzun oldu biliyorum.

Ama bu kadar içten bu kadar duygu yüklü bir sohbeti kesmek olmazdı diye düşündüm..

Bu yazı toplam 7736 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim