• BIST 95.876
  • Altın 243,466
  • Dolar 6,2723
  • Euro 7,3733
  • Sakarya 25 °C
  • Kocaeli 24 °C

Sakarya Siyasetinin Gerçeği

Akın Aksakal

Günümüz Gerçeği; Siyasetin, sermayenin, medyanın iktidar oyunlarını her yeni günde Sabah haberlerinden başlayarak, gece yarısı bültenlerine kadar birlikteizliyor ve okuyoruz. Kişi oturur, bir şehrin iskeletinde nasıl pay sahibi olurum diye hesaplar yapar ve etkili yollarından birinin de, kendine engel olarak gördüğü insanlar aleyhinde yazılar yazdırmak, siyaseten önünü kesmek olduğunu düşünür. Nezaketten ve üsluptan uzak yazılara yine yönlendirmek istediği üslupla yorumlar yaptırır. Müdahil olduğu yâda olmadığı kongrelerde boy gösterir oluşan kaosa ayar vermeye çalışır. Bunun adı da mücadele olur.

 Neye karşı bir mücadeledir bu? Adaletin adaletsizliğe karşı mücadelesi mi? Sorarsınız; ben de sizinle aynı şeyleri düşünüyorum, ‘’Ben dava adamıyım’ ’söylemleri ile üste çıkmaya çalışır. Kim kirlenmiş ‘ki baksanız herkes sütten çıkmış ak kaşık? Kirli ve saldırgan bir tarz ile ikbal arayanları kim ayırt edecek? Kapkara üslup ile yapılanlar ile mi temiz belirgin hale getirilecek, ortada sırıtan bir çürümüşlük görmekten öteye gidemeyiz. Aksi bir umudunu hangimiz taşıyoruz?

Gerçekten yuh olsun bu İkbal oyununa!

Görülüyor ki birileri yeni uğraşlar arıyor. Haydi, arasınlar da, bu arayışlarını Allah’ın hoşlanacağı bir tarz ile üslupla yapamazlar mı? Bunun için mutlaka ayak oyunları ile birilerinin ahını alarak ilgisiz insanları sahaya çekmeye çalışmaları mı gerekir? Demokrasiden dem vurup parti içi muhalefet var dediğim olmadı diye ilçe kongrelerini bile yapamaz hale gelmek mi siyaset? Yoksa ben dedim oldu demek mi?

Siyaseti bugüne kadar hiç düşünmedim; hatta “gelmiyorsunuz, sonra da şikâyet ediyorsunuz” gibi tahriklere rağmen İçinde olmamaya özen gösterdim. Ülkenin yarınları için bireysel ve toplumsal katkıların yollarını aradım. Birlikte yol aldığım ve temiz kalmaya özen gösteren arkadaşlarımla birlikte, Evlatlarımdan başlayarak doğru insan yetiştirmenin yollarını aramak, çevreme elimden geldiğince katkı sağlamak bana daha cazip geldi.

Kimi zaman “gidin onların oyunu alın ama içinize girmelerine izin vermeyin” sözlerini de duydum.Siyaseti ideal den öte ikbal telaşına düşmüş insanlar ile yapmak tansa dışında kalma tercihi daha bir büyüdü içimde… Bununla birlikte siyaset tercihini gördüğüm arkadaşlarım da oldu, onlara da “Allah size razı olduğu bir çizgiyi nasip etsin” diye dua ettim. Yıllarımızı birbirimizi temiz tutmak için gayret gösterdiğimiz arkadaşlarımla geçirirken, tercihime yönelik hiçbir pişmanlığım yok. Aksine iktidar olmak için oynanan oyunları gördükçe tercihimi daha çok sever oldum.

Aşinayız Hepimiz; yüzünüze gülünüp, sorular sorulup, sizinde bazı yorumlarla, ülkenin ve dünyanın haline dair tespitlerinizi, çekincelerinizi sıralıyorsunuz. Soru kasıtlı sorulduğundan, ertesi gün, hakkınızdaki pervasız söylemleri duyuyorsunuz; acaba söylemiş olabilir miyim diye kendinizden şüphe eder hale geliyorsunuz. Kendinizi çözemediğiniz bir paradox anlam veremediğiniz bir paranoyanın içinde buluyorsunuz sadece susmayı tercih ediyorsunuz. Bumu Ülkeye katkı sağlamak istediğiniz siyaset? Bumu idealler uğruna beklentisiz çabanızın mükâfatı, İktidarın doğrusunu onaylamak yandaşlık muhalefetin doğrusunu tasdiklemek vatan hainliği!

Yapılan güzel şeyler için sırf muhalefet etme adına “bunlar satılmış” diye başlanan cümleleri, Hayret ile dinliyorsunuz “Bunlarla olmaz, biz gelmeliyiz” yahut parti çizgisinden ayrıldı burda bana yer(ikbal) yok diye bir ağızlar döküyor, siz kim onlar kim diye sormaya korkuyorsunuz. Zira adam öyle konuşuyor ki, bunlar dediği kişilerin onun “adamlık defterinde” yeri yok. Bırakın adamlık defterini, adam kendine göre bir de “İslamlık defteri” oluşturmuş, oraya da yazmıyor, kıyasıya eleştirdiği ve “bunlar gitmeli biz gelmeliyiz” dediği insanları…

Dinlerken bunalıyorsunuz, yoruluyorsunuz, “böyle siyasetin içine tüküreyim” diyesiniz geliyor.

Birde medya gücü oluşturmak ve o yolla sınırsız bir karalama, sövgü yolu bulmaya çalışanlarla karşılaşıyorsunuz… Yerel dede Genel dede

Her yol mubah fotoğrafı çıkıyor karşınıza…

“Pozitif eleştiri diline” ulaşmak gereksiz geliyor. Sövgünün, karalamanın kelimeleriyle medya, sermaye ve siyaset üzerinden iktidar taslakları oluşturuyorlar.

Ondan sonra da siyaseti sev diyorlar.

Elbette kirli dil ısrarı siyasetin soyut suçu değil, bu bir adamlık suçu… Yıllardır “adam olma yolları” yerine, “adamlıktan çıkma yolları” üzerine staj yapmış insanlarla karşılaştıkça, kısa yoldan ben de soyut varlık siyasete suç buluyorum.

Bu konu somut veriler istiyor aslında, o da benim üslubuma uymuyor

Bu yazı toplam 2141 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim