• BIST 97.454
  • Altın 223,201
  • Dolar 5,6250
  • Euro 6,4525
  • Sakarya 17 °C
  • Kocaeli 17 °C

Sadece Erkekler Mi Kadınlara Şiddet Uyguluyor? (2)

Osman Karagüzel

 

      Aynı başlık altında geçen Çarşamba günü yayınlanan  1. Yazımız da; sadece erkeklerin kadınlara değil, kadınların da erkeklere muhtelif şekillerde şiddet uyguladığını, en azından eza ve cefa çektirdiğini, örneklerle açıklamış, hayatın başka alanlarında da şiddetin görüldüğünü anlatmaya çalışmış, en büyük şiddetin ise emperyalist ve Siyonistlerce yapıldığını belirtmiştik.

          Bu yazımızda da bu konuya devam ederek, eksik kalan hususları tamamlamaya ve önceki yazıyı okuyup ta, tasdik edip ve hislerine tercüman olduğumuzu ifade eden dostlarımızın ifade ettikleri,1. yazının haddinden fazla uzamaması için yer veremediğimiz ilave şiddet şekillerini de yazmaya çalışacağız.

          Benim de sık sık yaşadığım şiddet, en azından eza ve cefa şekillerinden biri de, kadınların bir kısmının kitap ve gazete dostu olmamalarıdır.

          Yatağın başucunda ya da salon da sehpa üzerinde bulundurduğumuz kitap ve gazeteler, sık sık yer değiştirir ve her defasında yerinde bulunmaz. Evin hanımı; kitap ve gazeteyi, evin estetiği, düzeni ve aksesuarları yönünden menfi bulmakta ve kaldırıp atmakta veya bir köşeye boca etmektedir. Erkek her defasında gazete ve kitaplarını aramakta, sorduğunda azar görmekte ve kendini nizanın ortasında bulmakta, bir şiddet şekli olarak bunu sürekli yaşamaktadır.

           Kadınların bir diğer şiddet şekli de, evden çıkarken uzun bir hazırlanma süreçleridir.

           Bilindiği üzere erkekler kısa süre de hazırlanır ve evin kadınını beklemeye başlar. Dakika ve saatler geçer ama kadınların hazırlanıp çıkması bir türlü gerçekleşmez. Hazırlanma da kadın olmanın elbette bir zorluğu ve daha uzun bir süreye ihtiyaç uyduğu anlaşılır bir durumdur. Ama  bu, anlaşılabilirliğin ötesinde bir uzamadır ve erkeği ağaç ve  fıtık etmekte, bıktırmakta ve usandırmakta, sinir ve sıtrese sokmaktadır. ‘’ Çocuklar Duymasın’’ dizisinde, Haluk beyin hazırlanıp dışarıda beklerken, beklemekten yorulup eşi Meltem hanıma: ‘’Neredesin, geçen Ağustos ayından beri seni bekliyorum’’demesi; dizilere yansımış şekli olarak ta bu konuyu teyit etmektedir.

            Kadınların evin dışına çıkarken, giyim kuşamlarına olağanüstü önem vermeleri ve en güzel şekilde giyinmelerine rağmen, ev de eşine karşı aynı titizliği göstermemesi de bir başka şiddet şekli olarak ortaya çıkmaktadır. Dışarı da manken gibi, içerde ise paspal olan kadın sayısı az değildir. Dışarı da açılıp saçılan, ama ev de eşine kapanan da!yaşananlar arasındadır.

              Ayrıca, sık sık elbise ve makyaj yenileyerek, önemli bir tüketim vasıtası haline gelmeleri, eşlerini bıktıran ve iktisadi yönden dumura uğratan bir başka yönleri olarak ta bilinmektedir. Yine bazı kadınların temizlik hastası olarak, eşine ev hayatını zindan etmesi de sıkça rastlanılan olumsuzluklardandır.

              Kadınların erkeklere uyguladıkları şiddet, eza ve cefa şekilleri daha da artırılabilir.

                ELBETTE Kİ TÜM KADINLAR BÖYLE DEĞİLDİR. BİR GENELLEME YAPMAK, KADINLARIN ERKEKLERE ŞİDDETİ KADAR, ONLARA ŞİDDET VE HAKSIZLIK OLUR. Bunlardan uzak, eşine şiddet  değil, merhamet ve mutluluk veren nice ‘’insan evladı’’ hakiki mümin kadınların sayısı da az değildir. Aynı şey erkekler için de geçerli olup, karısına, bırakınız şiddeti, en küçük kırıcı laf bile etmeyen çok insan tanırım. Ancak, toplum da azımsanmayacak miktar da, hem erkeklerin kadınlara, hem de belki daha fazla, saydığımız tür ve çeşitlilikte şiddet şekillerini kadınların icra ettiği herkesçe bilinmektedir.

              Daha önceki yazımız da izah ettiğimiz gibi, erkekler şikayet etmediği, edemediği için, kadınların şiddeti ortaya çıkmamakta, örtülmekte ve aile içinde kalmaktadır. Kadınlar ise, şikayet edebilmekte, hemen polise ve mahkemeye çok rahat gidebilmekte, kanunların onlara sağladığı pozitif ayrımcılıktan istifade etmekte, toplum baskısı ve ayıplanma yerine, teşvik, destek ve merhamet görmektedirler.

              Sadece kadınlara şiddetin konuşulması da, belli maksatlara havi ve emperyal bir pırojenin yansımasıdır. Kadını toplum üzerinde tamamen egemen kılmak, her türlü serbestlik ve pervasızlığın aracı haline getirmek, KADIN ÜZERİNDEN TOPLUMU İFSAD ETMEKTİR. ‘’Kadına şiddet’’ başlığı altında sürekli ve tek yanlı pıropaganda yapılmakta, sebepleri ve erkek tarafının sesi dinlenmemekte, ‘’vurun abalıya’’ cinsinden tek yanlı yargılama ve infaz yapılmaktadır. Şiddetin sebepleri ve bu sebepleri ortadan kaldırma çabası yerine, sadece kadına şiddet konuşulmakta, sebeplerle değil, sonuçlar üzerinde durulmaktadır. Bu durum da  adaletsiz yargılamayı doğurmakta ve sorunu çözmemektedir.

             Bir toplumu dejenere etmenin en kolay ve kestirme yolu, alkollü içkileri yaygınlaştırmak ve kadının sokağa çekilerek, her yerde ve alanda görülmesini sağlamak, hiçbir insani ve ahlaki sınır koymadan, ‘’özgürlük ‘’ maskesi altında, ahlaksızlığın malzemesi yapmak, devlet ve milletin en küçük ve temel birimi olan AİLEYİ sarsmak ve yıkmaktır.

              Batı bunu yapmış ve büyük ölçü de aile kurumuna zarar vermiş olup, şimdi bunu bize ihraç etme çabasındadırlar. Batı da ve biz de nüfusun azalması, kadınların çocuk doğurmak istememesi  veya  az çocuk yapmak istemeleri de bu ifsadın neticeleridir.

              Mevzuya Kur’an Ayetleri yönünden de bakarak yazımızı sonuçlandıralım. Hem de, Diyanet İ. Başkanlığı, T.D.Vakfının, İslam Ansiklopedisi hediyesi olarak  yayınladığı, ‘’Kur’an Mealinden’’ yola çıkarak.

               *’’Allah’ın insanlardan bir kısmını  diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için, erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için Salih kadınlar itaatkardır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi ( kimse görmese de namuslarını)koruyucudurlar.  Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve ( bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse  artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Çünkü Allah yücedir, büyüktür.’’ ( Nisa Suresi, Ayet: 34 )

               *’’Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azizdir, hakimdir.’’ (Bakara Suresi, Ayet: 228 )

               Başta, en vahşi şiddeti uygulayan barbar emperyalist ve Siyonistleri şiddetle kınayarak, kadının erkeğe ya da erkeğin kadına değil, insanın insana ve insanın tüm çevreye, hiçbir haksız ve adaletsiz muamele de bulunmadığı bir dünya özlüyor ve diliyorum..

Bu yazı toplam 718 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim