• BIST 90.466
  • Altın 193,543
  • Dolar 4,8395
  • Euro 5,6591
  • Sakarya 27 °C
  • Kocaeli 23 °C

Radikalizm ve şehrimizdeki yansımaları

Sezai Matur

Önceki gün, mizah dergisi Charlie Hebdo’nun Paris’teki binasına silahlı saldırı düzenlemiş ve 12 kişi hayatını kaybetmişti. 
Fransa’daki saldırı haberlerini okuyunca, radikalizm, kavramını düşündüm. 
Wikipedia’da radikalizmi şu şekilde tanımlamış; 
“Radikalizm başlı başına aşırı bir siyasi görüşe inanmak veya aşırı bir siyasi görüşü desteklemek olabileceği gibi, aşırı olmayan veya aşırı bir görüş olarak doğmamış bir siyasi düşünceyi aşırı unsurlarla yeniden ele almak olabilir.”
Kaldırımda başından vurularak öldürülme anı kaydedilen 42 yaşındaki polisin adının Ahmet ve Müslüman olduğunu iddia ediliyor.
Saldırı, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de kınandı.
Diyanet İşleri Başkanlığı da;
“İslam peygamberi Hz Muhammed’in adının kullanılarak yapıldığı bu katliam, Hz Muhammed’in insanlığa kazandırdığı yüce değerlerini yok etmeye yöneliktir.” açıklaması ile saldırıyı kınadı.
Saldırganların dini kimlikleri nedeniyle, sonuçlarını, önümüzdeki dönemde özellikle Avrupa’da, Müslümanlar ve vatandaşlarımız çok ciddi biçimde hissedecekler. 
Fransız yetkililer, dünden bu yana ülkedeki çeşitli camilere saldırılar düzenlendiğini duyurdu.
“Terörün, katilin dini ve milliyeti olmaz ve bunlar Müslümanları temsil etmiyor” gibi ifadelerle sadece kendimizi kandırabiliriz.
İfadeler doğru ama birileri bu faaliyetleri “din adına” yapıyorsa, dinin mensupları bu konuda kafa yormalıdır.
Avrupa’nın son yıllarda hızla içine kapanması ve yaşadığı çelişkiler radikalleşmeyi de beraberinde getirdi. 
Avrupa’nın Afrika’da ve Ortadoğu’da uyguladığı insanlık dışı müdahalelerin bumerang etkisi yaparak kendisini çarpması beklenen bir sonuçtu.
Korkunç trajedinin daha başlangıç olduğu, devamının artarak geleceği konusunda çok ciddi uyarılar var.
Radikalizm, öyle bir şey ki, insanın gözlerini kör ediyor, rasyonalitesini kaybettiriyor ve sonuçlarını da tüm taraflar çok ağır bir şekilde ödüyor.
Bu konuda toplum önderleri çok dikkat etmeli.
Toplumu gerecek, ötekileştirecek ve ötekileştirdikçe de radikalleştirecek eylem ve söylemlerden kaçınmalı.
Sakarya 1954 il olmuş, görece olarak çok genç bir şehir. 
Şehirde, gerek Kafkasların, gerekse de Balkanların tüm alt kimliklerinden topluluklar mevcut. 
Ülke içerisinden de, dört bir yandan göç alıyor Sakarya.
Son dönemde, özellikle Suriye krizinden sonra çok ciddi Arap nüfusu barındırıyor. 
Şehrimizin çok farklı kimlikleri barındırıyor olması nedeniyle, şehrin karar vericileri ve kanaat önderleri, taraflarını uçlara itecek, diğerini ötekileştirecek eylem ve söylemlerinden kaçınmalıdır. 
Son dönemde, ülkemiz ve şehrimiz gerginlikleri taşıyamayacak noktasına geldi. 
Özellikle siyaset yapıcıları, siyaset kurucuları ötekileştirme üzerinden pirim yapmaya çalışıyorlar. 
Bu çok tehlikeli… 
Eğer bu kişiler taraftarlarını dinamik tutma adına ötekileştirmeyi temel politika unsuruna dönüştürürlerse, günün birinde bunun, olumsuz yansımalarının kendilerine döneceğini unutmamalılar. 
Bir dönemki siyasi tercihim ve özellikle de duruşum nedeniyle, hakim siyaset yapıcıların ötekileştirme politikalarını fazlasıyla yaşayan biri olarak, bu tehlikenin adeta bağırarak geldiğini hissediyorum.
Tarih, şakşakçıların, yalakaların liderlerini körleştirdiğinin örnekleri ile dolu. 
Şakşakçıların, liderleri hatadan başka ve hataların da radikalizmden başka bir sonucu olmadığını, liderlerin ve peygamberlerin hayat hikâyelerinden okuyabilirsiniz.
Şehrin liderleri;
Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı, Rektörü, alt belediye başkanları, müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, her kimseniz ve karar verici pozisyonundaysanız, etrafınızdakilere ve duyduğunuz cümlelere bir daha bakın;
- Tabi, Peki Efendim mi?,
Yoksa;
- Hayır, şöyle de olabilir mi? 
Mesleğim gereği, liderlerin kadrolarını ve kadroları ile ilişkileri gözlemliyorum.
Şehre yazık oluyor ve de daha da yazık olacak gibi.
Not: Radikalizm ve şakşakçılık öyle kötü bir şey ki, dışarıdaki karın şehirde nelere mal olduğunun anlaşılmasını bile engelliyor. Dedim ya şehre çok yazık olur!
 

Bu yazı toplam 429 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim