• BIST 103.912
  • Altın 161,198
  • Dolar 3,9233
  • Euro 4,6062
  • Sakarya 6 °C
  • Kocaeli 6 °C

Osmanlı'da Bilim ve Teknoloji konuşuldu

Osmanlı'da Bilim ve Teknoloji konuşuldu
Bağlantı Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi'nin (SASGEM) düzenlediği Çarşamba Konferansları'nın bu haftaki konuğu İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tuncay Zorlu oldu.

Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleşen etkinlikte 'Osmanlı Dünyasında Bilim, Teknoloji ve Tıp' başlıklı konu ele alındı.

Osmanlı bilim dünyası ile ilgili konuların son yıllarda gündeme gelmeye başladığına dikkat çeken Prof. Dr. Zorlu "Bu açıdan siz gençleri heyecanlandıracak bir şeyler bulabileceğinizi düşünüyorum. Tabi ki böyle bir alanla çalışacaksak bu alanın problemleri de vardır" diye konuştu.

 

Önce kim buldu hastalığına düşmemeliyiz

Bilim tarihinde köken tartışmasına girmenin anlamsız olduğunu kaydeden Zorlu "Önce kim buldu hastalığına düşmemek gerekir. Pekin ziyaretimizde, Çinliler çoğu icadı ilk kendilerinin bulduklarına iddia etmişlerdi, Yunanistan'a gittiğimizde de Yunanistanlılar da aynı şeyi söylediler ve Hindistanlılarda öyle. Önemli olan tarihte bu icatlar sizin medeniyet, bilim güzergâhından geçerken sizin ona ne kattığınız ve onu nereye götürdüğünüzdür. Usturlap diye bir alet vardır, bu alet astronomi bilimiyle ilgilidir bu aleti Antik Yunan ve başka medeniyetler de kullanmıştır. Osmanlı Usturlabı boyut olarak dörtte bire kadar indirgeyerek aynı işlevleri sağlamasına katkıda bulunmuştur" şeklinde konuştu.

osmanlida-bilim-ve-teknoloji-konusuldu.JPG

Tarihteki olayları doğru değerlendirmenin ve bilimsel yöntemleri esas alırken muhtemel hatalara düşmemeni önemine dikkat çeken Zorlu şu örneği verdi: "Hitler hakkında bir kitap yazacak biri diyelim. Bu kişi şöyle bir şey çıkıp söylese; 'Kedilerin kuyruğuna tenekeler takıyordu, hayvanlara eziyet ediyordu, bu Onun ileride nasıl bir cani olacağını gösteriyor' dese, ne olurdu? Elbette ki yanlış olurdu, çünkü Hitler'i tanıdığı için bu davranışlarını ona bağlamıştır."

Bilim çalışmalarında rastlantılar vardır

Sanayi devrimi dönemine kadar teknik bilgi ile teorik bilgi arasında çatışmalar ve uyuşmazlıklar olduğunu belirten Prof. Dr. Zorlu "Bilim çalışmalarında rastlantılar, tevafuklar vardır. Bardak yaparken mercek keşfedilmiştir, yani tamamen rastlantıdır. Aslında çok önemlidir mikro alanda bakterilerin, virüslerin bulunmasına önemli katkısı olmuştur. Bulunan bu mercek makro alanda dünyayı ilgilendiren teleskop, astronomi çalışmalarını desteklemiştir. Bizim Lale Devrimiz vardır; Peki bu dönemde yaşayanlar Lale Devrinde yaşadıklarını bilerek mi yaşamışlardır? Hayır, öyle değildir. Bizim bildiğimiz gibi değildir. Yahya Kemal ve Ahmet Refik Altınay, Fransa'da bir arada otururken bir kitap yazmıştır ve bu dönemi Lale Devri olarak adlandırmışlardır. Yani daha sonra bu döneme Lale Devri denmiştir" ifadelerini kullandı.

osmanlida-bilim-ve-teknoloji-konusuldu-001.JPG

Dev Kilise Çanlarından Top Dökümüne...

Teknolojilerin ortaya çıkışının ilginç olaylara dayandığını kaydeden Prof. Dr. Zorlu "Avrupa'da kiliseye çan dökmek için kullanılan yöntem ilerleyen yıllarda kaderin cilvesine bakın ki topların dökülmesine yol açıyor. Teknolojiden sosyal olaylarda ortaya çıkıyor. Özellikle İngiltere için söylüyorum; köyden kente göçte işçilerin işten atılması sonrasında sabotaj amaçlı işçiler, terliklerini makinaya sıkıştırmışlardır, sizde fark ederseniz bugünde işçi terliklerinde  'Sabo' yazar. Sabotaj kelimesinin böyle bir etimolojisi vardır" diye konuştu.

Yakın tarihe değinen Zorlu "Bilim tarihi dediğimiz şey aslında George Sarton (1884-1956) ile başla, çok yen bir şey değildir. Aslında bizi ilgilendiren İslam Dünyasının Altın Çağı dediği dönem 12. ve 13. yüzyılda biter. Aydın Sayılı'yı (1913-1993) tanıyorsunuz. 5 TL'nin üzerindeki kişidir. Muhtemelen bilim tarihi konusunda doktora yapan ilk kişi ve George Sarton'un yanında ilk doktora yapan kişidir" şeklinde konuştu.

Osmanlı teknoloji konusunda inanılmaz pragmatik

Osmanlı tarihini incelerken bir dönemlendirme problemi olduğuna dikkat çeken Tuncay Zorlu şunları söyledi:

"Aslında Osmanlı Devleti en geniş sınırlara Duraklama döneminde sahiptir. Osmanlı Bilim, teknoloji konusunda inanılmaz pratik ve pragmatik bir devlettir. 15. ve 16. yüzyıllarda Osmanlı dönemi yükselme döneminde olmasına rağmen saraya çok önemli teknisyenleri getirir. Hezarfen bir bilgindir, yani on parmağında on marifet bir şahsiyettir. Takiyüddin'i biz yeni keşfettik. O döneme göre çok önemli bir isimdir, birçok işleme kafa yormuştur. Takiyüddin'in Rasathanesi'nin hikayesi önemlidir. O dönemde kuyruklu bir yıldız geçiyor ve Padişah sorduğunda anlamının İran seferlerinde başarılı olunacağı şeklinde yorumluyor. Fakat Osmanlı kıl payı bu seferlerden zaferle döner. Tam da bu dönemde büyük bir veba salgını olur halktan çok sayıda ölüm olur ve çok kısa sürede devlet yönetiminde önemli isimlerini de kaybeder. Yönetimde güç ve nüfuz sahibi olmak isteyen bazıları bütün bu olumsuz gelişmenin nedenini gökyüzünü inceleyen bu rasathane olduğunu dillendirmeye başlarlar. Halkın bu yönde olumsuz yönlendiren bu söylentiler üzerine rasathane hak ile yeksan edilir. Bu olay üzerine Osmanlı'da uzun süre astronomiye ara verilmiştir."

Konuşmasının sonunda Prof. Dr. Tuncay Zorlu, dinleyicilerin sorularını yanıtladı. Zorlu'ya SASGEM adına hediyesini Sakarya Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Bedizel Aydın takdim etti.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim