• BIST 104.946
  • Altın 163,280
  • Dolar 3,9383
  • Euro 4,6903
  • Sakarya 14 °C
  • Kocaeli 15 °C

NİKAH TARTIŞMASI VE ÖRTÜLEN GERÇEK GÜNDEMLERİMİZ

Osman Karagüzel

                 Yıllardan beri bu oyun oynanır!

                    Çok basit, üzerinde konuşmaya değmeyecek, ülkemiz için hiçbir ehemmiyeti olmayan suni gündemlerle halk meşgul edilir,  hiçbir önemi, yararı olmayan tartışmalarla zaman kaybedilir.

                    Üstelik, fındık kabuğunu doldurmayacak bu basit meselelerle halk kamplaştırılır, ayrıştırılır ve kutuplaştırılır.

                    Daha da önemlisi, “GERÇEK GÜNDEMLER” örtülür, gözlerden, dikkat ve idraklerden kaçırılır.

                    Geçtiğimiz günlerde bunlardan yeni birini daha yaşadık.

                    Yani, yeni bir boş tartışmaya, yapay gündeme daha şahit olduk!

                    O da neydi?

                    Müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesi.

                    Belediyeler bu işi yaparken, yanına müftüler de eklenmiş.

                   Ahmet yaparken, Mehmet’e de “yap” denmiş.

                   Fena da olmamış! Zira, hem resmi nikah, hem de dini nikah için, iki ayrı işlem, iki ayrı zaman harcama, bir oraya, bir de buraya gitme zahmeti ortadan kalkmış, resmi nikahı kıyılırken, aynı anda dini nikah da kıyılmış olacak.                

                   Müftülüklerde olur, muhtarlıklarda. Ya da, doğrudan ilgisi nedeniyle nüfus idaresi de. Jandarma teşkilatı, emniyet birimleri, ziraat, orman, mili eğitim, maliye v.s bile olur.

                   Mesele, kime yetki ve sorumluluk verileceği ile ilgili.    Netice de bu bir resmi evrak tanzimi.  Devlet  yetki verirse, ya da verdiğinde, tüm kurumların yapabileceği bir iş.

                   Netice de hepsi de devlet memuru değil mi? Müftülerin de kamu görevlisi olduğu, diğer kamu kurumlarından farkı bulunmadığı unutuluyor.

                  Hem bir mecburiyet yok. İsteyen belediyeye, isteyen de müftüye kıydırabilecek.

                   Hatta, isteyen resmi nikahı belediyeye, dini nikahı da, yine eskiden beri olduğu gibi, müftü, imam ya da hocaefendiye kıydırabilecek.

                    İsteyen de, sadece resmi nikah yaptırabilecek. Tercih vatandaşa ait olacak.

                   Hiç nikah kıydırmayanlar da,  az da olsa elbette var. Onları ise hiç ilgilendirmiyor!

                   İlginç olan, bunu tartışma konusu yapmak, gündem olmayacak, hiç konuşmaya değmeyecek bir mevzu iken, önemli ve diğer gerçek gündemleri örtecek hale getirilmesi!

                   Bazı vatandaşlarımızın, olaya balıklama atlayıp, oltaya gelmesi! Esas gündemi, gündemleri  gözden kaçırmaya, örtmeye vesile ya da yardımcı olması!  Esas gündemi, yakıcı gündemleri kamufle etmek isteyen çevrelere alet olması.

                   Hatta, kendi partilerine bile zarar veren, halktan koparan, oy kaybettiren bir netice doğurmasını bile bile bunu yapmaları, ya da bilmeyecek kadar gafil olmaları!

                   Yıllardır bu yapılıyor. Esas ve çok çok mühim meselelerin unutulması, üzerinde düşünülmesi, sorgulanması ortadan kaldırılıyor.

                    Oysa ülkemizin meselesi bu ve benzeri basit konular değil.

                    Esas gündemimiz, esas  sorunlarımız  ise;

                    1-BOP kapsamında tüm Müslüman alemini  yerle yeksan eden, işgal, taciz, tecavüz, soykırım, katliam, iç savaş, kardeş kavgası ve tüm kaynaklarını Batılılara kaptıran, meydanı ABD, Rusya, Çin  ve İzrail’e bırakan, “Arz-ı Mevud’a”  ya da “Büyük İzrail’e” zemin hazırlayan, yol açan ve kapımıza dayanan EMPERYALİST VE ZİYONİST KUŞATMA.

                   2-Bunun uzantısı ve devamı olan VAHŞİ TERÖR.

                   3-VAHŞİ  KAPİTALİZMİN tüm  değerlerimizi tahrip ve işgal etmesi.

                   4- DİNİN  YOZLAŞTIRILMASI, hayattan uzaklaştırılması, her türlü istismara, kullanıma  açık hale getirilmesi.  Uyarıcı olan dinin, İslam’ın,  uyutmada kullanılması.

                   5- Toplumsal KUTUPLAŞMA, ötekileştirme,  ayrıştırma.

                   6-EĞİTİM  çıkmazı.

                   7- MİLLİ KÜLTÜRÜN darmaduman edilmesi.

                    8-DİLİMİZİN YOZLAŞTIRILMASI ve  Batı dillerinin istilasına uğraması.

                    9-İŞŞİZLİK.

                    10- DOĞRULUK, DÜRÜSTLÜK VE ADALETİN   önemsenmemesi. Yağcılık ve yalakalığın artması. Kasa, masa ve  nisanın  en değerli hale gelmesi. Ehliyet ve liyakatin ıskalanması.

                    10- İlim, bilim ve teknolojik gelişmede çağın gerisinde kalmamız ve savunma  sanayi başta olmak üzere, milli sanayimizi gerçekleştirememiz, dışa bağımlı olmamız.

                    11-Milyonlarca insanın  AÇLIK ve YOKSULLUK sınırı  altında yaşaması.

                   12- ADALETİN ve  adalet sisteminin  tesis edilememesi.                 

                   13-Hızla betonlaşan ve  amaç dışı kullanılan  ziraat, orman ve mera arazileri,  ziraat  ve hayvancılıkta dışa bağımlı hale gelmemiz.

                    14-Tahrip olan çevre ( su, hava, toprak, yeşil).

                     15- Gelir dağılımındaki ADALETSİZLİK.

                     16- TEMİZLİK meselesini çözememiş olmamız, her tarafın çöp kaynaması.

                     17- Düzensiz şehirleşme, imar, yüksek kat, görüntü kirliliği.

                     18-Adil ve adaletli bir rejim, sistem oluşturulamaması ve oturtulamsaması.

                      19- AHLAKSIZLIĞIN yaygınlaşması.

                     Devlet olarak, hükümet, millet ve fertler olarak, bu sorunlara odaklanmalı, gündemi saptıracak, örtecek ve gözden kaçıracak sahte gündemlere asla itibar etmemeli,  birlik ve kardeşlik ile emperyalizm, kapitalizm  ve ziyonizm canavarına karşı direnmeliyiz.

                     Müzmin particiliği, mezhep ve meşrepçiliği, ideolojik ve politik ayrışmayı, kabile ve sülaleciliği, cemiyet ve cemaatçiliği, kısaca her türlü kılikçiliği bir tarafa bırakıp, 81 milyonun kardeşliğini esas alan, bir büyük “KUVAYI MİLLİYE” oluşturmalıyız.

                     Zira, TEHDİT ve TEHLİKE çok büyüktür!

Bu yazı toplam 155 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim