• BIST 94.437
  • Altın 194,212
  • Dolar 4,7316
  • Euro 5,4729
  • Sakarya 18 °C
  • Kocaeli 18 °C

NAMUS, NAMUSLU, NAMUSSUZ

Osman Karagüzel

     Sözlüğe bakıldığında NAMUS: Edep, haya, doğruluk ve güvenirlilik gibi faziletlerin sonucu olan ve yüksek değer taşıyan haslet. Ahlaki ölçülere bağlılık, iffet, haya, doğruluk, dürüstlük, haysiyet, itibar, emniyet, istikamet gibi anlamları taşır ve kapsar.

              NAMUSLU: Namus sahibi, edepli, iffetli, ahlaklı, doğru, dürüst, adaletli, haysiyetli, hilesiz,

              NAMUSSUZ  ise: Namusu olmayan, ırz ve iffeti bulunmayan, doğru, dürüst ve güvenilir olmayan, dolandırıcı, yalancı, rüşvetçi, hilekar, üçkağıtçı, haydut, alçak, ahlak kurallarına uymayan, yağcı, yalaka, iki yüzlü, güven vermeyen manasına gelmektedir.

             Her üç kavramın anlam ve kapsamından da anlaşılmaktadır ki namus sadece; ‘cinsel ilişkide haddi aşmayı, haram ilişkiyi, ırz ve iffeti’ içermemekte, bunlarla birlikte; ahlaklı,  doğru, dürüst ve adaletli olmayı ve bu kapsamda, iyilik ve güzellik, doğruluk ve dürüstlük adına ne varsa hepsini ihtiva etmektedir.

             Maalesef asrımızda NAMUS; Sadece ‘’haram cinsel ilişki’’ ile sınırlandırılmış,  bacak arasına hapsedilmiş, namussuz deyince sadece;  ‘zina’ eden akla gelir olmuştur. Günümüzde ise, neredeyse bu anlam ve kapsamdan da uzaklaştırılmakta, yasalarda suç olmaktan çıkarılarak ve AB  müktesebatına  uyularak  meşrulaştırılmaktadır.

             Halbuki, yukarıda ki tanımdan da anlaşılacağı gibi; her türlü edepsizlik, hayasızlık, ahlaksızlık, haysiyetsizlik, eğrilik, sahtekarlık, yolsuzluk, adaletsizlik, hortumculuk, iki yüzlülük, mideye giren her türlü haram lokma, dürüstlük ve adaleti zedeleyen her türlü  iş ve eylem de NAMUSSUZLUK kavram ve kapsamı içinde yer almaktadır.

              Çok manidar ve düşündürücüdür ki, toplumsal  pıratik hayatta  namussuzluk, sadece ‘zina’ ile sınırlandırılmamakla kalmamış, ‘’erkek’’lerin de dışında tutularak, sadece ‘kadına’ dair  kılınmış, daha ziyade ‘kadına’ has bir yanlış imiş gibi bir algı oluşturulmuş, erkekler kapsam dışında tutularak, sözkonusu erkek olunca daha müsamahakar ve hazmedici pozisyon alınmış ve alınmaktadır.

              Oysa, zina yapan kadın da olsa, erkekte olsa, aynı kapsamdadır. Sadece ‘zina’ değil; zinaya giden yollar, açılan kapılar, o yola döşenen taşlar, teşvik ve tahrik, tahrike giden  her türlü eylem, davranış, şekil, kılık, tavır ve yaşayışta bu meyandadır.

              Baştan beri zikrettiğimiz gibi, sadece haram cinsel ilişkiler değil; dindar, laik, çağdaş, demokrat, muhafakar, dindar, milliyetçi ve mukaddesatçı görünüp de, milletin parasını hortumlamak, hakkını gasbetmek, alınterini karşılamamak,  yalan konuşmak, iki ve çok yüzlü davranmak, milletin sırtından geçinmek, halkın sırtına basarak mevki, makam ve istikbal temin etmekte, KARDEŞİNİ, ARKADAŞINI SATMAKTA  namussuzluk kapsamındadır.

             Milleti kandırmak, dini siyasete, partiye ve oya alet etmek, siyaset ve rey için yalan konuşmak, sahaya değil  tiribünlere oynamak, gerçekleri saptırmak, yanlışı doğru göstermek, tecessüs yapmak, şahsi çıkar için başkasının ayıplarını açığa çıkarmak, özel hayatın gizliliğini ihlal etmekte, milleti kandırmak, riyakarlık, her türlü rüşvet ve irtikap ta,

            Gücü eline geçirince hak hukuk, yasa ve adaleti hiçe saymakta, mevki ve makam sahibi olunca arkadaş ve kardeşlerini unutmak ve arkadan vurmakta, emniyet ve güveni sarsacak, doğruluk, dürüstlük ve adaleti ortadan kaldıracak, zedeleyecek ve zafiyete uğratacak tüm eylem ve işlemler de, kendi geleceği için başkasının ayağını kaydırmak ta,

           

            Devletin yani milletin parasından bir kuruş almak, ihale ve hak edişlerden pay kapmak, ölçü ve tartı da hile ile ticarette ve sanatta sahtekarlık yapmak, malın kötüsünü kandırıp satmak, israf etmekte, haksız yere adam öldürmek, darp etmek, yaralamakta NAMUSSUZLUĞUN DİKALASIDIR. Kısaca; yanlış, eğri, kötü,çirkin ve haram adına ne varsa, ne yapılıyorsa, hepsi bu kapsama ve  bu sıfata girmektedir.

            Bu tanım ve anlatımlar çerçevesinde çevrenize, tv.lara, ceridelere, film ve tiyatrolara, eğlencelere, televole, festival ve konserlere,arkadaşlarınıza, dost ve kardeş bildiklerinize, particilere, siyasetçilere, idarecilere, ticaretçilere, şöyle etrafınıza bir bütün olarak bakınız ve karar veriniz… Kim namuslu,  kim namussuz? Ya da ne kadar namuslu,  ne kadar namussuz?

             Hele hele  namusu;  sadece ‘'haram cinsel eylemle’’ sınırlı tutmak, en büyük namussuzluk. Hatta, namussuzluğun en azı, en az zararlısı maalesef bu oldu. Zira, iki kişi arasında ve onlarla Allah arasında. Diğerleri ise, tüm topluma bakmakta, herkesi ilgilendirmekte, ferde değil bütün bir cemiyete bakmaktadır.

             Evet. Piyasada  namusluluk çatal kaşıkla, namussuzluk ise bol kepçe!!! Namussuzluğun binbir çeşidi var ve  bini bir para!!!

             Maalesef dünyada da öyle. Filistin’de, Karabağ’da, D.Türkistan’da, Kırım’da, Bosna’da, Kıbrıs’da, Irak’ta, Libya’da, Afganistan’da, Arakan’ da, Mısır’da,Libya’da  Suriye’de, Bangladeş de, Çeçenistan’da, Balkanlar’da ve Kafkaslar’da, Afrika’nın bir çok yerinde, bizim ülkemizde yapılanlar; namussuzluk, namussuzluğun aliyyül alası değil mi? Dünya da ve Türkiye’ de namussuzluk geçer akçe, namusluluk ise istisnaya ve aşağılanmaya, hor ve hakir görülmeye doğru gitmiyor mu? Namuslu olmak, her türlü hortuma engel değil mi? Namussuz arayan çok ama namuslu arayan var mı?        

           Namussuzun sahibi çok, NAMUSLUNUN SAHİBİ  VAR MI?

 

        

Bu yazı toplam 3218 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim