• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • Sakarya 16 °C
  • Kocaeli 15 °C

Mürai İnsanlar

Tülay Demircan Koyuncu

Dünyanın en zor analizi,
Sanırım insanları tanımaktır.
İnsan öyle bir varlıktır ki!
Çeşitlerinin sonu gelmemektedir.
Say say bitmez...
Evet,o kadar çeşitli yüzleri var ki...
Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi;
"İkiyüzlüleri sever hale geldim. 
Çünkü, yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım." 


Yüzyılın en vahim hastalığı kişilik bozukluklarının sürekli çoğalmasıdır.
Nedir bu kişilik bozukluğu,
Yada iki yüzlü denilen hastalık...!

Mürai(iki yüzlü) insanlar!!!
Bu hastalıkların oluşumdaki faktörlerin başındaki ilk sırayı;
-   Çocuklukta oluşan ve yerleşen mizaç unsurları
-   Merkezi sinir sistemi bozuklukları
-   Anne ve babanın çocuk yetiştirirken sergiledikleri tutum...

Bu ilk üç faktörü inceleyecek olursak,ailenin ve çevrenin etkenliği göze batmaktadır.
Demek ki,bir çocuğu dünyaya getirmek marifet değilmiş.
Çocuğun ilk üç yılı kişilik oluşumda fazlaca rol oynamaktadır.
Toplumun en büyük hatalarından biri ise"çocuktur,ne anlar,bilmez.."denilmektedir.

Oysa ki Yaradan,her insanı 
güzel bir fıtrat üzere dünyaya getirmiştir.
Fıtrat¸ insanın irade hürriyetine dönük özgürlük yetisini içerir. İnsan¸ temiz yaratılmış ancak hem iyi¸ hem kötü davranışlar yapabilecek kapasitededir. 
Bu eğilim,işlevsellik kazanacağı halde,etkin bir hale de gelmeye bilir.
Fıtrat,davranışlar üzerinde zorlayıcı değildir.Lakın çevrenin etkisiyle irade olarak iyiye ve doğruya yönelme etkisini göstermektedir.


Kendine güvenmesi ve güçlü bir yaşama yürümesi için,evlatlarımıza ilk olarak güven duygusunu yerleştirmeliyiz.
Güven en güçlü duygudur.

Güven;korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu.
Ve ardından sorumluluk duygusu dur.
Sorumluluk:bir kimsenin üstüne aldığı, yapmak zorunda bulunduğu ya da yaptığı bir iş için gerektiğinde hesap verme durumu.

Güvenilen ve sorumluluk sahibisi olan çocuk,yaşam yolunda bu duygular ile güçlü bir kişilik sahibi olarak topluma yararlı bir ferd olarak var olur.

Tam tersi olan çocuklar da ilerki yaşlarında sürekli yalana baş vuran,
Çıkarlar üstüne yaşamayı kendine bir görev bilen...,toplum için zararlı bir kişi olarak yer alır.
Aslında en büyük zararı kendine ve yakınlarına verir.
Bu kişiler,hiç bir zaman da
Kendilerinde kişilik bozukluğu olduğunu anlamaz ve tedavi olmak istemezler.
En vahim olanı da çevresindeki en yakın kişiyi sürekli kullanmalarıdır.
Genellikle anne-baba veya eşilerini kurban olarak seçerler.

Kişilik sahibi olmayan insan,çevresindeki insanlardan sürekli üstün olmak istemelerinden kaynaklı olarak, yalan dan öteye iftiraya baş vururlar.
Kendilerinde oluşan en güzel, en başarılı...hallerinden kurtulmayıp
Hesap ve kitaplarını iftiralar üzerine planlayıp başarılı olmak için her yola baş vurmaktan da çekinmezler.
Çıkılmaz bir yola girdiklerinde ise,
Sürekli kendilerini zavallı ve aciz insan olarak sergileyip,kullandıkları en yakınlarını etkisi altına almayı başarırlar.
En güçlü silahları merhametli insanları kullanmak için kurduğu sözlerin başında "kendimi öldürecem!"demeleridir.

Bu tür insanların mutlaka tedavi
Olmaları lazımdır.

Toplum olarak bir yanlışımız daha var ki!
İki yüzlü insanları bilip tanıdığımız halde,işimize geldiği gibi de kullanmamızdır.

"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın"deyimi hayatlarımıza "çuk"diye oturmaktadır.
Taki kişiliksiz olan o kişiler canımızı yakana kadar...
 
Şu çıkarcılık yaşamdan vazgeçemedikçe,işimize geleni 
Kullandıkça,bu insanlarda kendilerinin hasta olduklarını anlayamayacaklardır.

"Bir delinin bin eve zararı vardır"
Hastalıklar mutlaka tedavi olunması gerekmektedir.
Yoksa zarar boyutları da zamanla vahametli bir hal alır ki...
Almanların sıkça kullandıkları bir söz vardır;çok geç artık..
Yani yapılacak bir şey kalmayınca 
Aglamak ta, bağırmakta artık faydasız dır.
Son olarak sözümüzü,
Yüce kitabımızdan bir ayet ile sonlandıralım.

Hac süresi/11:

İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse gerisin geri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

Unutmayalım ki,
İnsan sadece kendine zarar verir.
Ve ziyan bir nesil yetiştirir.

Bu yazı toplam 1169 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim