• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Sakarya 24 °C
  • Kocaeli 23 °C

Mücadeleyi,bakış açısı,sendikacılık, yandaşlık mı bitirir?

Rahim Varol

Sendikaya nereden baktığınız önemlidir.

Yada nereden bakacağınız.

Yanından mı, kenarından mı, ortasından mı, tepesinden mi,çaprazından mı?

Bakış açıları sınırsızdır.

Entelektüel aydın kişinin kültürel birikimi vardır ve meraklıdır. Bilgiyi sünger gibi emer ve gelişime açıktır, değişimle gelişim arasındaki farkın bilincindedir. Olayları her açıdan ve analitik yorumlama yeteneğine sahiptir.

Kimseye üstün sıfatlar atfetmez, yandaş veya taraftar değildir ama doğru ve gerçek konusunda taraftır. Saplantıları ya da kerameti kendinden menkul putları, lideri, şeyhi, efendisi yoktur.

Sendikacı anlatır yazar, haksızlığa karşıda susmaz.

“Söz gümüşse sükût altındır” safsatasına takılmaz, etrafını aydınlatma mücadelesi verir.

Çünkü bir insan konuşmuyor, anlatmıyor, fikirlerini ifade etmiyor ya da yazmıyorsa; ya dağarcığı boştur ya da karşısındakine değer vermiyordur.

Çünkü bilgi her zaman yayılma eğilimindedir ve bilgi sahibi insan buna karşı koyamaz. Tabi burada konuşmaktan kasıt “laf olsun torba dolsun” anlayışı da değildir.

İşte sendikacılık bu tür bir bakış açısı gerektirmektedir.

Sendikal bakış açısı nasıl olmalıdır, değerlendirmeleri nasıl olmalıdır sorularını irdeleyelim.

Sendikacı konulara eleştirel açıdan bakmak zorundadır.

Mücadele ettiği ve karşısında olan yönetim erkinin iyilerini ve doğrularını görmek zorunda değildir. Varlık sebebi mevcut bulunan yanlışlar, eksiklerdir ve sorunlardır.

Ortada sorun yoksa sendikaya da ihtiyaç yoktur.

Bardağın dolu tarafını görmek veya ön plana çıkarmak sendikacının işi değildir. Sendikacı için asıl olan, bardağın boş tarafını gözler önüne sermek ve dolması için mücadele etmektir.

Öyle değilse zaten orada sendika ya da sendikacı yoktur.

Sendikacı önüne dolu koyulan bardağı boşaltıp tekrar dolmasını sağlamakla görevlidir.

Nasıl mı diye soracak olursanız.

Bugün iktidar memurun maaşına %100 artış sağlasa bile sendikacı %101 isteyecektir.

İşin özü budur sendikalar iktidarların reklam aracı değildir.Normal hayatta da bu böyledir.

Yani bir birey bir arabam olsun en düşük model olsun, kafamı sokacak bir göz odam olsun ama benim olsun der, örnekleri de çoğaltabiliriz ama bir bakmışsınız bunları elde etmiş ve daha ileriye doğru istekleri tekrar başlar.

Sıklıkla bazı çevreler ve iktidarlar tarafından siyasi kurnazlıkla, ya da saflıkla bir şey söylenir.

Denir ki “Efendim hiç mi iyi yapılan bir şey yok, bu sendikalar niye onları söylemiyor?”

Sendikal açıdan bakıldığında; bu son derece maksatlı bir yaklaşımdır. İktidarlar göreve gelirken zaten iyi şeyleri yapmak için taahhütte bulunarak gelmiş, bunun için seçilmiş ve görevlendirilmiştir.

Düzgün işler yapmak görevi olanların, taahhüt ettiği şeylerin sadece bazılarını yapmış veya yapmadığı birçok şey bulunan birilerinin yaptığı iyi sayılacak bir şeyleri ortaya koymak, bununla vakit geçirip gündemi işgal etmek,

“aferin görevinin bir kısmını yaptın” demek, sendikanın işi olamaz. Önemli olan ve üzerinde durulması gereken; yapılmayanlar, eksikler ve yanlışlardır.

Aksi halde “Körler sağırlar, birbirini ağırlar” durumuna düşerler.

Sendikacı, eleştirel bakış açısından bakarak olaylara protest yaklaşmalıdır. Çünkü sendika talep eden taraf iken, yönetim erki sürekli direnç gösteren taraftır.

Sendikal tarih ve emek hareketlerinin tümü göstermiştir ki hiçbir hak, dirençleri yıkacak tepkisel mücadele ve yönetim erkini caydırıcı protest yaklaşımlar olmadan alınamamıştır.

Sendikacının ifadeleri, talepleri net olmalıdır, dikkat çekmelidir. Sendikacılık hukuk ve müzakere yeteneği gerektirmekle birlikte asıl gücünü tepkisel eylemlerden alır.

Ayrı kavramlar olan, siyasetçilikle, sendikacılık karıştırılarak, köşesi budağı olmayan yuvarlak laflarla kitleler harekete geçirilemez ve hak mücadelesi yapılamaz.

Sendika bünyesinde yer alan cemaat vb. küçük psikolojik baskı guruplarının dümen suyuna girilerek de sendikacılık yapılamaz.

Netice itibariye; sendikacılığa doğru açıdan bakarak bardağın boş tarafının dolmasını sağlamak ihtimali ancak bu şekilde vardır.

Mücadele biterse yada yandaşlık ile sendikacılık yapılırsa ortada ne sendika, ne hak, ne de sendikalara inanan memur kalmayacaktır.

Bu yazı toplam 380 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim