• BIST 104.539
  • Altın 163,366
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • Sakarya 5 °C
  • Kocaeli 1 °C

Kişiliğini makamdan alanlar!

Hamdi Yuluğ

"EĞER, adamlık mevki ile olsaydı Peygamberler çoban olmazdı."

Günümüz sisteminde gördüklerim, duyduklarım, okuduklarım unvan ve makamların şişme, içi boş ve bir şekilde bu makamlara gelmiş insanlar (hak edenleri tenzih ediyorum) ve makamından dolayı onlara şirin görünen ikiyüzlü insanlara acıyarak bakıyorum.

Acınacak durumdalar!..

Çünkü makama gelebilmek için çevirmedikleri dümen yapmadıkları yalakalık kalmıyor.

Geldin makama, sana yaklaşan şakşakçıların da aynı mantıkta.

Makamdakinin ego tavan; ne biliyorsun, kaç kişinin kul hakkına girdin, aldığın maaşta kimlerin kul hakkı var, kimlerin ahını aldın?

Gerçi bu şekilde bir noktaya gelen adam erdemden ne anlar; ahlaktan, etikten, kul hakkından ne anlar, daha ilk dakikada iki kelimeyi bir araya getiremeyip cahil olduğunu kendi bile anlamazken kişisel gelişimden ne anlar, diploman olsa da liderimsin, vizyonun, bakış açın geniş mi, kendine saygın var mı?

Diyeceğim kendine saygısı olan adam ne olduğunu bilir, neleri yapıp, yapamayacağına işin üstesinden gelip gelemeyeceğini bilir.

Onurlu haysiyetli adam talep etmez.

Onurdan ve haysiyet ve namustan bahsedenler en çok da onursuzluk, haysiyetsizlik, namussuzluk yapması ne büyük ironi.

Ülkemizde böyle şişme makamlarda böyle şişme kişilikler otururken her şey  '-mış' gibi yapanlar varken (yapıyormuş gibi görünüp alelade şeyler yapan) ve yaptıkları her şeyde tıpkı makamları ve kişilikleri gibi şişme olduğu için, çok şişen balon misali patlıyor ve ülkemize ve insanlığa zarar veriyor.

"Kişiliğini, makamdan alanlar, makamdan sonra kişiliksiz kalıyor."

 

--------------------

 

ALNININ AR DAMARI ÇATLAMIŞ

 

İNSAN yaşını aldıkça bazı konulara daha iyi eğilebiliyor ve kafa yorabiliyor. Bazı şeyler daha iyi görülüyor.

Bu süreçte edinilen tecrübeler geleceğe de ışık tutuyor.

Hani her dönem hangi siyasi iktidar olursa olsun işini yürütenler var ya, işte onları biraz etüt etmeye çalıştım.

Ve ortaya devrin adamları diye bir terim çıktı!

Devrin adamlarında omurga ve şahsiyet gibi kavramları aramak gereksiz olduğu gibi bunlarda şeref, namus ve vicdan gibi kavramları da aramak gerekmez.

Adalet güçlünün kendisi olduğu için zaten adaletsiz şahsiyetlerdir bunlar.

Yeri gelir el etek öperler, yeri gelir şirkten kaçınmazlar, yeri gelir Allah’ın haram dediklerine dahi helal gözüyle bakarlar.

Yeri geldiğinde bu tipler “Kulun haram işleme özgürlüğü engelleniyor.” diye utanmadan söylenirler.

Bu tipler İbn-i Selul’un modern tiplemesidirler.

Anadolu’da bir söz vardır: “Alnının ar damarı çatlamış.” diye.

İşte devrin adamlarında bu ar kalmamış.

Utanma, haya, kızarma olmadığı gibi bunların sinirleri de alınmıştır.

Toprağın altı değil, üstü bunlar için önemlidir. Onun için de her an insanları satmaya müsaittirler.

Bu tiplere bakın ve göreceksiniz ki yaşamları boyunca nice saf değiştirmişlerdir, hem de zıt saflar arasında mekik dokumuşlardır.

Cenab-ı Allah doğru yolda olanı, her şeyi sırf onun rızası için yapmak isteyeni elbette mahcup etmeyecektir. Ama gel gelelim insanız işte ve mahcubiyet korkusunu her zaman taşıyacağız.

Gerçi o korkuyu da taşımak herkese nasip olmadığı gibi, herkeste iman ile inanmış olduğuna sarılamaz.

 

Bu yazı toplam 523 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim