• BIST 90.466
  • Altın 193,543
  • Dolar 4,8395
  • Euro 5,6591
  • Sakarya 27 °C
  • Kocaeli 23 °C

Kim Cumhurbaşkanı Olacak?...

Cihat Zafer

Birbirimizi sevmesek de hepimiz aynıyız. İster ateist olsun ister muhafazakar. İster liberal olsun ister milliyetçi. İster solcu olsun ister sağcı. Bu ülkede yaşayan insanların kahir ekseriyeti aynı ortak davranış ve tutumu sergiliyor.

Yani kırmızı ışıkta durmadığı için, elinde üç çocuklu, başörtülü teyzeyi küçümseyen bıyıksız burjuvanın, maaşını kırpa kırpa kuşa çevirdiği işçinin çocuğu da kırmızı ışıkta durmayı öğrenemeden, muhtemelen de bir başka avare burjuvanın kafası kıyak çocuğunun sahil yolunda hız yapan lüks aracının altında kalacak.

Burjuvaymış. Peh. Sen cahil bir budala olduktan sonra ister burjuva ol ister köylü. İster ezen ol ister ezilen. En pahalı lokantada, umumi tuvaletten elini yıkamadan çıkanı, o elle kapı tokmağı tutmaya utanmayan, esnaf lokantasından çıkanı da tuuuu yere tüküren, ekmeği hala elleye elleye seçen, ayakkabı gömlek seçmeye harcadığı vakit kadar kitap okumaya vakit ayırmayan, saçına sürdüğü jöle kadar beynini yağlamayan, bilgi ve fikir sahibi olmadığı her meseleyi küçümseyerek, aşağılayarak geçiştirmeyi yaşam biçimi haline getirmiş insanlardan oluşan bir toplum beğenmediğimiz Batının kendi ürettiği lüks arabanın altında kalmaya mahkum değil midir?

Tutumlu değil cimri, adil değil zorba, cömert değil müsrif, bilgili değil bilgiç, nazik değil yavşak, tutarlı değil inatçıyız.

Tatilde karşılaştığım parlak ceketli animatörün, bir balonu şişirip patlatamayarak Bulgar rakibi karşısında perişan olan Türk yarışmacıyla dalga geçmek için "Bırak balonu, bırak, o uçar kendi havasıyla" dedikten sonra eklediğini de paylaşayım. "Salalım gitsin Türkiyem." Birazdan pörsüyecek, kavisler çizerek uçan zavallı bir balon.

Tatilde acı bir gerçekle bir kere daha karşılaştım. Türkiye'nin kurumsallaşma macerası çok uzun sürecek ve çok sancılı olacak.

Türkiye'nin en güzel kıyılarından birinde, Didim'de, yol kenarında kamyoncu lokali işletemeyecek bir sendika otel işletiyor, 4 yıldızlı otelde naylon çay kaşığına, naylon su bardağına, akşam yemeğinde kıymalı yumurtaya müşteriyi mahkum ediyor, şikayetçi olunca da, turizmin etrafında bir tur bile atmamış otel müdürü kabadayılık yapıyor. Nereye kadar? Tripadvisor'a twit atılana kadar.

Müşteriye, "Çay kalmadı abi" denilen otelin yanındaki otelde, Balıkesir'li İhsan, "Beyefendi"siz konuşmuyor. Kurumsallaşma, çıtkırıldım bir nezaket yalanı değildir. "İhsan, ben yarın yokum, benim yerime sen gir bu güzel denize mutlaka" dediğimde, "Olur efendim, sizin için de bir saat yüzerim" diyor genç garson. "Bir saat benim için çok, beş dakika yeter" deyince de işte asıl kurumsallaşmanın örneğini veriyor. İçten gelen kurumsal kalite. "Siz o kadar kıymetsiz misiniz efendim."

İşte asıl efendi Balıkesirli İhsan. Dünyanın yeni efendileri kaliteyi, kurumsallaşmayı, İhsan'ın samimi ve insani iç güzelliğini taşıyanlar olacak. Türkiye bu kalite ligine yükselebilecek mi?

Parlak türban takanından yazın Çeşme'ye akanına kadar herkes Serdar Ortaç'ın bir vaftizi eksik düğününü kahrolmadan seyredebildi değil mi?

Türkiye kendisini geri bırakan şeyin maddi fakirlik değil manevi adilik olduğu gerçeğiyle yüzleşmedikce orta gelir tuzağından kurtulamaz. 

İşte size bir hızlı tren yolcusu: "Küçük Prens her okunduğunda başka anlam çıkıyormuş." Tamamı marka giysileriyle son derece uyumlu bir cehalet işte bu. Evet bizim de hızlı trenimiz oluyor. Olmalı. Olacak. Peki yanınızda kim olacak o trende? Ve nelerden bahsedeceksiniz? Evet? Nereye ey yolcu? 25 sene önce "Otobüs koltukları hiç bu kadar rahat, yolcular hiç bu kadar rahatsız olmamıştı" diye yazmıştım. Şimdi hızlı treni soruyorum. Koskoca bir ülke cahil ve görgüsüz bir taşralının sınıf atlama mücadelesini toplumsallaştırıyor mu yoksa? Hep birlikte atlanan bir şey değildir sınıf.

Cumhurbaşkanlığı mı? Ben ülke diyorum, siz ille başa kim geçecek diye soruyorsunuz. Bizi, baştakinin kurtaracağı yönetim biçiminden kurtulamadıktan sonra, herkesin birinci sınıf insan, kaliteli bir dünya vatandaşı olmadığı bir ülkede kaçımızı cumhurbaşkanı yaparak kurtarabilirsiniz ki? Elbette en iyisi Cumhurbaşkanı olacak. Peki Türkiye'nin hali ne olacak?

Bu yazı toplam 2389 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim