• BIST 92.227
  • Altın 213,402
  • Dolar 5,3190
  • Euro 6,0419
  • Sakarya 7 °C
  • Kocaeli 5 °C

Kadınlar gününde Vicdan vurgusu…

Kadınlar gününde Vicdan vurgusu…
Sakarya Memur Sen Kadın Komisyonu Başkanı Zeliha Akçe; “Katliamların, zulümlerin neden olduğu göçler olmazdı…Aylan bebekler kıyıya vurmazdı…”dedi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeni ile açıklamada bulunan Memur Sen Sakarya Kadın Komisyonu Başkanı Zeliha Akçe önemli tespitlere vurgu yaptı.

Akçe’nin günün önemi hakkında yaptığı açıklama şöyle;

Kadınlarımız, anne, eş, kardeş sorumluluğuyla ailenin ve toplumun, sonra ağır çalışma koşullarının yükünü omuzlamakta, şimdi de sosyal çözülmeyle hızlanan ahlakî çöküşle devam eden, tacizin, şiddetin, terör ve savaşın ağır yükü altında bedel ödemektedir.

1857 yılından beri bu gün, özellikle çalışan kadınların sosyal, kültürel ve özlük haklarına ilişkin sorunlarını gündeme getirip çeşitli platformlarda konuşmak için fırsat olmuş, fakat çoğu söz bir nutuk olarak kalmış veya temenniden öte gitmemiştir. Küresel pazarın aktörleri sadece üretim ve tüketimi fazlalaştırma esasıyla modern yaşama biçimini egemen kılmak adına, kadının, ailenin ve giderek toplumun huzurunu alt üst edecek illüzyonlarla birçok değeri ifsat etmişlerdir. Bunların neticesinde birlikte aile bağları zayıflamış, genel ahlaki kurallar gevşemiş, sevgisizlik, güvensizlik toplumları tehdit eder olmuştur. Ailenin parçalanıp dağılmasıyla birlikte toplumu bir arada tutan duygu bağları da zayıflayınca, sevgisizlik, ilgisizlik yaşama biçimine dönüşmüş, buna bağlı olarak şiddet, taciz gibi olaylar toplumun varlık ve huzurunu tehdit eder ölçüde yaygınlık kazanmıştır.

Kültür ve medeniyet değerlerimiz, kadına cenneti ayaklar altına serecek yücelikte değer vermiştir. Onlar bütün bir topluma dayanak, korunak, sığınak olmuşlardır. Öncüdürler, örnektirler. Kucaklarında sadece çocuklarını değil, onlarla birlikte aklı, anlayışı, şefkati, fedakârlığı büyütmüşlerdir. İlmi, estetiği, duyguyu, şefkati, cesareti, güveni büyütüp beslemişlerdir. Ve bunun sonucu; Kurtuluş Savaşında Nene Hatun ve Şerife Bacı gibi Anadolu’nun kahraman kadınlarının şahsında tecelli etmiştir.  15 Temmuzda ülkemizin birliği, beraberliği, özgürlük ve bekasına yönelik iç ve dış mihrakların ortak taarruzunda ön saflarda mücadele ederek  Jale USTA, Şerife BOZ, Safiye BAYAT, Nebahat TOPALOĞLU, Huriye YİĞİT, Derya OVACIKLI, Ayşenur TOLUN, Adviye Gül İSMAİLOĞLU, Ayşe AYKAÇ, Kübra DOĞANAY, Yıldız GÜRSOY  gibi daha niceleri hain, işbirlikçi kurşunların hedefi olarak şehit düştüler. Mekânları cennet olsun. Her biri medeniyetimizin gök kubbesinde parıltılı yıldızlar gibi duran, nesillere yol gösteren, geleceğe yön veren yüzlerce kadın değerimiz var. Anadolu! Gerçekten ana dolu!
 
Biz, toplum gerçekliğimizi kadın erkek çatışması üzerine değil, sevgi ve saygıya dayalı yardımlaşma ve dayanışma üzerine kurmuşuzdur. Hem dinimiz, hem ait olduğumuz medeniyet itibariyle insanın hakikati, kadın erkek bütünlüğü içinde değerlendirilir. İkisi de Allah nezdinde muazzezdir. İkisi de insan ve toplum bütünlüğü çerçevesinde birbirinin tamamlayıcısıdır. Bu duyarlıkla yerine göre iş hayatında yan yana, 28 Şubat darbe süreci ve 15 Temmuz ihanet girişimine karşı da omuz omuza oluruz. Çünkü istiklâl ve istikbalin olmadığı yerde kadın olsun erkek olsun kimsenin ne hakkı, ne hukuku ne onuru olur.

Hak ve özgürlük ihlallerinin eşi görülmedik seviyelerde sürdüğü dünyamızda en çok mağdur olanlar kadınlar olmuştur, olmaktadır. En az yüz yıldır kitlesel yıkım ve kıyımlara yol açan ve şimdi son vahşetini Suriye’de gördüğümüz savaşların ilk ve çaresiz mağdurları da yine çocuklarıyla birlikte önce kadınlardır. Dün Bosna’da, Arakan’da olduğu gibi belki onlardan daha alçakça bugün zindanlarda binlerce kadın tutuklu işkenceye ve tecavüze maruz kalmaktadır. Bu masum ve mazlumların çığlığına maalesef dünya kamuoyu sessiz ve sağır kalmaktadır. BM ve sözde İnsan Hakları aktivistleri bu ağır hak ihlali karşısında neredeyse en küçük açıklama bile yapmaz olmuşlardır. Özelde kadın genelde tüm insan hakları hususunda sahte ve çifte standartlı tutum takınan bu hükümsüz kişi ve kurumları da tel’in ediyoruz. Bu sebeple Suriye hapishanelerinde tutulmakla kalmayıp iğrenç ve insanlık dışı taciz ve işkence yapılan 6736 kadın tutuklunun serbest bırakılması için dünyanın her yerinden kadınların katılımıyla düzenlenip İstanbul’da 6 Mart’ta başlayan Vicdan Konvoyu eylemini sonuna kadar destekliyor fiili olarak ta yer almayı çok önemsiyoruz.

 

VİCDAN mekanizmasının doğru işlediği bir dünyada yaşıyor olsaydık sivilleri katleden savaşlar yaşanmazdı…

Katliamların, zulümlerin neden olduğu göçler olmazdı…

Aylan bebekler kıyıya vurmazdı…

Dünya, Myanmar’da, Somali’de, Filistin’de, Doğu Guta’da, Suriye zindanlarındaki kadınların ve kız çocuklarının çığlıklarına sağır kalmazdı…

Bu nedenle; bizler yalnız Türkiye ölçeğinde değil dünyanın her köşesinde yalnız çalışan kadının değil hayatın her anında hangi unvan ve sıfatla olursa olsun eş, anne, evlat, kardeş, arkadaş, yaren, can yoldaşı, çalışan, ev hanımı, iş kadını vb. tüm kadınların ve dahi çocukların da günümüzde maruz kaldıkları şiddet, taciz, açlık, savaş suçları, göçler, baskı ve kısıtlamalara karşı onurlu duruşumuzu, hak ve adalet anlayışımızdan ödün vermeksizin sergileyecek, haksızlıklar karşısında her vicdan sahibinin göstermesi gerektiği gibi demokratik şekilde tepkimizi en uygun biçimde gösterirken çözüm önerileri getirmeye, bu sorunların çözülmesinde katkıda bulunmaya ve takipçisi olmaya da devam edeceğiz.

   
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim