• BIST 99.292
  • Altın 238,408
  • Dolar 6,1768
  • Euro 7,2717
  • Sakarya 14 °C
  • Kocaeli 12 °C

İttifak MHP'nin aleyhine midir?

Hamdi Yuluğ

AK PARTİ oylarını Erdoğan'dan sebep almaktadır. Ak Parti'nin sosyal politikaları,

Diyanet İşlerindeki hezeyanları, bazı belediyelerindeki memnuniyetsizliklere rağmen FETÖ ile mücadeledeki etkinlik,

Erdoğan'dan görülen karizmatik liderliğin getirdiği cazibe ve Ak Parti'nin başarılarının ardında genel olarak partinin değil,

Erdoğan görülmesinden dolayı Erdoğan'dan sebep Ak Parti oy almaktadır.

Çözüm sürecini terk etme gibi bazı ön şartlarla MHP'nin Erdoğan'ı "politikalarından tavizsiz şekilde" desteklemesinden dolayı; salt Erdoğan düşmanlığına,

Kemalizm'e ve ırkçılığa meyyal olanların bu partiye oy vermeyeceklerin sayısı;

sırf Erdoğan sebebiyle Ak Parti'ye oy verip Erdoğan'a zarar vermeden başka bir parti alternatifi arayanlardan fazla olmayacaktır.

Ve bu topluluğun 2. planda alternatifinin MHP olduğunun kanıtı 7 Haziran seçimlerinde Ak Parti %41 kadar olduğunda kayan kısmın MHP'nin oyu olarak kayda geçerek MHP'nin oyunu %16 yapmasıdır.

Velhâsıl 2019'da MHP 2. parti olursa şaşırmayın.

 

 

HER SON DA YENİ BİR BAŞLANGIÇ!

 

İNSAN… Allah’ın yarattığı en şerefli varlık…

Kâinatın küçük bir özeti…

Bu âlemde ne varsa hepsi insanda mevcut…

Zamana, mekâna sığmayan Allah bir mü’minin kalbine sığıyor.

Bize şah damarımızdan daha yakın…

İman, Allah vergisi!

Her şeyin başı O’na teslimiyet…

Başı da, sonu da samimiyet…

Her yokuştan sonra bir iniş, her zorluktan sonra da bir kolaylık var.

O halde neden öyle gurur ve kibirle yürüyoruz?

Ne başımız yüce dağlar kadar yükselebilir ne de gururumuzla yerleri yarabiliriz.

Bir damla meniden halk edildik.

Bir nefeslik de canımız var. Elbet beklenen olacak ve bir gün sıra bize de gelecek.

Dünya kime kalmış ki, bize kalsın.

Sanki hiç dünya saltanatı bitmeyecekmiş gibi…

Dört elle sarılıyor insan…

Hay-huy…

Kavga-dövüş…

Kan, kıyamet, ölüm, savaş…

Ecel yaklaşıyor yavaş, yavaş…

Derken bir ‘Paydos Borusu’ çalıyor.

Her şey yalan oluyor.

İnsan bir gül gibi soluyor.

‘Kim bilir nerde, kaç yaşında…’

‘Bir namazlık saltanatı oluyor, o musalla taşında…’

Sonra en çok sevdikleri kendi elleriyle onu mezarına indiriyor.

Doymayan gözlerini toprak doyuruyor.

Bir zamanlar dünyalara sığmayanlar, tırtıllara, kurtlara, böceklere yem oluyor.

İşte sonumuz bu.

Yaşamak elbette güzel!

‘Yaşlanıp yıpranmak hazin!

Buna bir çâre yok mudur, ya Rabb-el Âlemin?..’

Koca Veysel, Yahya Kemal Beyatlı’nın söylediğinden daha güzelini söylüyor:

‘İki kapılı bir handa… Gidiyoruz gündüz gece…’

Konulup göçülen yer han değil de nedir ki?..

Bizden evvel burada kimler vardı, bilenimiz yok.

Hayat bir rüzgâr gibi geçip gidiyor.

Saçlarımızın dökülmesine, belimizin bükülmesine, her yanımızda kırışıklıklar oluşmasına dur diyebilen kimse yok.

Doludizgin mezara doğru koşuyoruz.

Ölüm bile lâyık olan kullara, bembeyaz ve tertemiz tüller içindeki bir taze gelin gibi gidiyor.

Ölüm bir son değil. Her son da yeni bir başlangıç!

Ölüm, çizginin bu tarafından öbür tarafına atlamak gibi bir şey.

Fani dünya ile ebedî âlem arasında bir nefeslik mesafe var.

Doktor, ilâç, tedbir, birer avunma, vesile ve sebep…

Kader, vakti gelince hükmünü icra eder.

Ölecek olan ölür. Eğer şifa ilâçlarda olsaydı, hiçbir doktor ölmezdi.

Ölümü öldürmek mümkün değil.

Ölüm hepimiz için bir baş tacı.

Nihayetinde alın yazısı insanların arzularına göre değişmiyor ki…

Ahiret olmasaydı, ölüm denilen ayrılığa kim dayanabilirdi?,

Bu yazı toplam 588 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim