• BIST 93.616
  • Altın 208,990
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Sakarya 9 °C
  • Kocaeli 9 °C

İnternet kültürümüzü öldürdü mü!?

Hamdi Yuluğ

BAKIYORUM DA ortalık bilgi kirliliğinden geçilmiyor.
Kimi sanal ortamda birbirine posta koyuyor. Kimi doğruluğunu teyit etmediği bilgileri paylaşıyor.

Kimi hükümet kuruyor, kimi yeni koalisyon alternatiflerine yelken açıyor. İşin ucu nereye gideri düşünmeden ahkâm kesiyoruz vesselam.
Makro manada internet çok büyük ve işini bilene faydalı bir olay. Mikro manada alt katmanlara girdiğinizde ise bir derya deniz… Arama motorları, e-posta, whatsapp, facebook, messenger, daha neler. Bunlar madalyonun ön yüzü.
Bir de arka yüzü var benim penceremden.
İnternet kültürü öldürdü (!) ve iş karakoldan sonra mahkemeye düştü. Yargıç “tanık var mı”, diye sordu. Yoktu!.. Çünkü oradakilerin tamamı suç ortağıydı.
Niye okuyacaksınız ki?
Niye yazacaksınız ki?
Baktığınızda çıplak gözle daha net görüyorsunuz. Okumayanların daha fazla değer bulduğunu. Adam bir yerleri temsilen ekranlara çıkıyor, dinlediğinizde sadece gazete manşetlerinden ve/veya televizyon spotlarından beslendiğini ilk dakikalarda anlıyorsunuz.
Milletimiz darda, ülkemiz zorda kimin umurunda. Bakın darda ve zorda olmayanlara, örneğin Japonya, ABD, İskandinav Ülkeleri cevabı kendiniz bulursunuz.
Her 100 Japon’dan 14’ü düzenli kitap okuyor. Ortalama rakamlara bakıldığında ise, 1 Japon yılda 25 kitap okuyor. 6 Türk ise yılda 1 kitap okuyor. Yani her Türk ortalama yılda 0.17 kitap okuyor.
Kimse bilgiçlik tasladığımı veya böbürlendiğimi düşünmesin. Nefsi ve kini kendinden büyüklere kızarken haşa kendimiz aynı duruma düşeriz. Okuma alışkanlığı konusunda, aynı şey benim için de geçerlidir. Örneğin, geçmişte daha çok okurdum. Bazı yıllarda Japonları geçemesem de, yaklaşırdım. Şimdilerde ise sadece ve sadece ortalama 25 Türk’ün bir yılda okuduğu kadar kitap okuyabiliyorum. Yani 4 veya bilemedin 5…
Neden?

İşin kolayı var. Facebook veya twitter’da iki cümlelik yazılarla kendimizi oyalarız olur biter. Sonra da kalkar ona buna kızarız...

 

BAŞIMIZA TAŞ YAĞACAK!

FAİZE kredi, zinaya aşk, i….., eşcinsellik demeye devam ettiğimiz, sınırsız özgürlük de ısrar ettiğimiz sürece daha birçok çocuk katliamıyla karşılaşırız. Hiç boşuna timsah gözyaşları dökmeyin.

Bu gidişle tepemize taş yağarsa hiç şaşırmayın.

Cinsel sapıklıkları normalleştirmeye kalkarsak her gün bir çocuk cinayeti haberiyle sarsılırız.

Her puştluğa, harama makul bir mazeret arayan psikologlarımız çocuk cinayetlerinin altında yatan cinsel sapıklık ve nedenlerine niye değinmiyor?

Çocuğa cinsel istismarda bulunduğu ispatlanmış kişileri biz idam etmek yerine besliyoruz.. Hatta bazen kanaat önderi ya da yazar-çizer diye öne çıkartıyoruz.

İçinde bulunduğumuz ahlaki dejenerasyona acilen son verilmeli.

Bu gidiş gidiş değil.

Bu kadar çiçek böcek edebiyatının doğal sonucu bu...

Her vahşete makul bir psikolojik açıklama getirmeye çalışan entel dantellerimiz son dönemdeki çocuk cinayetleri içinde bir makul açıklama yapsın.

Nereye gidiyoruz?

Başımıza taş yağacak taş…

 

 

HANGİSİ YÜREĞİNİZİ FERAHLATIR?

 

LEYLA’NIN davası görülmeye başlandığında, ana-babası parayla avukat tutacak; katile de devlet ücretsiz avukat tahsis edecek, hapse atıp besleyecek...
• Ya da bir yere kapatılacak, açlıktan ölene dek bekletilecek, tıpkı Leyla yavrucağa yaptığı gibi...

 

YEREL SEÇİME HAZIR MISINIZ?

AK PARTİ Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, her ne kadar “Gündemimizde erken yerel seçim yok” dese de Ankara’daki hareketlilik bunun tam tersini gösteriyor.

Önceki hafta AK Parti’de yapılan MKYK toplantısında 6. Olağan Kongre

18 Ağustos'a alındı. Bu demektir ki, Mart 2019'da yapılması planlanan yerel seçimler Ekim ayı sonu Kasım ayı başı gibi "erkenden" yapılacak...

24 Haziran seçim sonuçlarından memnun olmadığı bilinen Reis’in, beklentilerin çok altında kalan belediyelerde büyük temizlik harekatı başlatacağı düşüncesindeyim.

 

 

İTTİFAKI KORUMALIYIZ!

ERDOĞAN-Bahçeli ittifakını yani Cumhur ittifakını gözümüz gibi korumalıyız.

Bizi 2023 hedeflerine götürecek ittifak bu ittifaktır.

Devletimizin ve milletimizin bekasını ilgilendiren bir ittifak…

Bu ittifakı korumak hepimizin üzerine milli vazifedir.

Fitnecilere fırsat vermeyelim!..

İçinde bulunduğumuz zamanı, oluşumları, dalgalanmaları milli referanslarla anlamak, formüle etmek çabası günümüzün en soylu çabası olacaktır.

Bu çabanın ölçüsü bir kez daha Türkleşmek-İslamlaşmak-Çağdaşlaşmak olacaktır kanaatindeyim.

Bu cehdi gösterene selam olsun.

 

 

NE ANLASINLAR HOŞTAN

BİR kesim var ki, ne nezaketten anlar, ne zarafetten.

Siz kibar davrandıkça korktuğunuzu veya müktesebatınızın olmadığını düşünür bu magandalar. Siz sustukça çirkefleşirler. Çünkü dertleri bağcı dövmektir.

Üzüm bile ikram edilmez bunlara.

Ne anlasınlar hoşaftan veya hoş laftan...

 

Bu yazı toplam 572 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim