• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • Sakarya 16 °C
  • Kocaeli 15 °C

İnsanlar ölürse sorumlusu kim?

Ömer Razı

1999 depreminin ardından Sakarya’da uzun süre tartışılan konuların başında orta hasarlı binalar meselesi geliyor.

Deprem oldu, canlarımızı kaybettik, evlerimiz yıkıldı, tarifsiz acılar yaşadık.

Aradan uzun bir süre geçti. 5 yıl hatta 10 yıl, 15 yıl ve artık neredeyse 20 yıl…

Yaşanan tüm acıların ardından orta hasarlı binalar konusu hiç değişmedi.

Bugün İstanbul’da büyük bir depremin beklendiğinden bahsediliyor. Büyük Marmara depreminin yol açacağı etkilerden söz ediliyor.

Allah göstermesin, böyle bir durumda orta hasarlı binaların akıbetinin ne olacağı konusunda kimsenin aklında bir şüphe yok.

Hal böyleyken, büyük bir tehlike kapımızda duruyorken, bizim orta hasarlı meselesini kökten çözemeyişimiz akılla, mantıkla idrak edilebilecek bir durum değil.

Nasıl olur da bu şehirde hala içinde insanların yaşadıkları orta hasarlı bina sorunu olabilir!

Bundan yaklaşık 3-5 yıl kadar önce bu konu yine gündeme geldiğinde Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, kamuoyunun karşısına geçmiş; “Bu evlerde oturanlar için TOKİ ile anlaştık. Korucuk’ta yeni konutlar inşa ettik. Lütfen bu riskli yapıları terk edin” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Büyükşehir ve TOKİ işbirliği ile 400’ün üzerinde yeni konut inşa edilmişti.

Maalesef orta hasarlı konut sahiplerinin büyük bir bölümü bu konutlara ilgi göstermedi.

Suyu, elektriği, doğalgazı kesilen bu yapılarda canını tehlikeye atan vatandaşlarımız oturmaya devam ediyorlar.

Bir başka büyük tehlike ise bu riskli, ilk depremde yıkılmasına kesin gözüyle bakılan yapıların makyajlanmış olması.

Dışarıdan bakıldığında gayet sağlam görünen bu makyajlanmış orta hasarlı yapılar, minik bir artçı depremde dahi yıkılacak güçsüzlükte.

Böylesine ciddi bir durumla karşı karşıya bulunuyoruz.

Bu konu Sakarya’da sadece valiliğin ya da belediyelerin problemi değil.

Orta hasarlı binalar konusunda şehrin her bir ferdine ciddi görevler düşüyor.

Sakarya Valiliği son günlerde bir açıklama yaparak konuya dikkat çekti. Marmara Depremi’nden bahsedildi. Sakarya’daki riskli binaların dönüştürülmesi gerektiğinin altı çizildi.

Valilik açıklamasında deniliyor ki; “Marmara Depremi geliyor. Afet anında en büyük tehlike riskli yapılardır. Gelin bu riskli binaları dönüştürelim. Riskli bina sahipleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın belirlediği kurumlarla görüşüp binalarının risk durumunu öğrenebilirler. Hatta anlaşmaya varıldıktan sonra devlet 18 ay kira yardımı yapıyor. Bir adım daha ileri giderek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kredi konusunda da destek sağlıyor.”

Valilik, vatandaşların can ve mal güvenliğini düşünerek neredeyse, “lütfen bu riskli binalardan çıkın” diye yalvarıyor.

Geçmişte Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nun ikazına benzer bir uyarıyı bu kez Sakarya Valiliği yapıyor.

Tüm kamuoyunun bu konuyu gündemde tutarak gereken adımların atılmasını sağlaması gerekiyor.

Hasarlı binaların sahibi olan, bu binalarda yaşayan vatandaşların da her şeyden önce kendi can güvenliklerini, ardından bu yapıların yakınında yaşayan komşularının, eş-dostlarının, hemşehrilerinin can güvenliğini düşünerek hareket etmesi gerekiyor.

Aksi takdirde telafisi çok zor bir sürece giriliyor. Sonuç tahmin ettiğimizden daha kötü olabilir.

Bu yazı toplam 665 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim