• BIST 103.912
  • Altın 161,198
  • Dolar 3,9233
  • Euro 4,6062
  • Sakarya 6 °C
  • Kocaeli 6 °C

İHANETE UZANAN YOL VE ON BEŞ TEMMUZ…

Bayram Akyüz

Bu örgüt!

1970 Yılı sonrasında Fetullah GÜLEN’in görev yaptığı İzmir Kestanepazarı Kuran Kursu’nda çevresinde az sayıda bulunan arkadaşları ile birlikte dini motifleri de kullanmak ve insanları ‘din elden gidiyor’ propagandası ile devlete karşı kışkırtmak suretiyle mahallî dini bir örgüt olarak hareket etmeye başladığı anlaşılmıştır.

İlk olarak hedef kitle olarak seçmiş olduğu genç öğrenci grupları üzerinde çalışma yöntemlerini yoğunlaştırarak işe başladığı bugün itibari ile bilinmektedir.

Gençleri gizli evlerde toplayarak, daha çok kendi derlemelerini okutturmak suretiyle yaptığı sohbet toplantıları etkili olmuş, ülkenin mevcut koşulları sebebiyle hızla yurt sathında yayılan bu örgüt Fetullah Gülen tarafından kurulmuştur.

Yirmi yıllık bir kuruluş, gelişme ve genişleme sürecinin ardından özellikle 1990’lı yıllarının başından itibaren yurt dışına da açılmaya başlayan yapı, zaman içerisinde dünya genelinde normal şartlarda akıl ile izah edilemeyecek bir şekilde 160 ülkede örgütlenmesini tamamlayarak faaliyet gösterir hale gelmiştir.

Tam olarak yabancı gizli örgütlerin emrine ne zaman girmiştir. Belgeleri ile birlikte tam olarak ispat edilememekle birlikte bugün bu oluşumun arkasında ABD ve Avrupalı birçok devletin olduğu aşikârdır.

Bu Örgütün asıl hedefi neydi? Yabancı gizli örgütler bu örgüt aracılığı ile neyi hedeflemektedir?

Müslüman Türk insanının en büyük zaafı olan dini duygularını kullanarak, temel hedefi Türkiye devletinin bütün Anayasal kurumları ile birlikte ele geçirmek, ülkemizi destek gördüğü ülkelerinin işgaline açık hale dönüştürmek olduğu 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından ayan beyan ortaya çıkmıştır.

Bu kadar nasıl güçlenebildiler?

Kuşkusuz 46 yıllık sinsice yürünen uzun soluklu bir yolculuk sonrası bugünkü gelinen noktaya ulaşılmıştır.

-“Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın!”

-"Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimseye varlığınızı fark ettirmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin!"

-“Türkiye’deki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım, erken sayılır.”

Yukarıda tırnak içerisinde verdiğim vurgulu sözler bizzat terör örgütü liderine ait. O bunları sempatizanlarına telkin ederken, birileri tarafından Türkiye’deki şartlar olgunlaştırılıyor, adeta ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti İslam Dinine karşı’ bir devletmiş gibi ortam hazırlanıyordu.

İlk olarak TSK içerisindeki mütedeyyin sadece dinini yaşamak isteyen insanlar 28 Şubat süreci sonrası Ordudan hızla ilişikleri kesildi. Evlatlarının yemin törenlerine başı kapalı anne ve ablaları alınmayarak adeta ‘Peygamber ocağı’ olarak bilinen kışlalar ile Müslüman Türk halkının arasına perde çekildi.

Üniversitelerde başlanılan kılık kıyafet uygulamaları da bunlara eklenince, insanlar dini anlatan merdiven altı tabir edebileceğimiz din tacirleri, tarikat ve dini örgütlere adeta itildi.

Böylesi bir atmosferde sivrilen FETÖ terör örgütü, Masonik tabir edebileceğimiz bir yapılaşma sonrasında, ‘altın nesil yetiştiriyoruz’ denilerek Türk halkının büyük bir bölümünün desteğini arkalarına alarak almış oldukları akıl almaz maddi destek ile devletin en kılcal damarlarına kadar girmiştir.

Kuşkusuz devlet içerisinde sızmalarda en büyük desteği mevcut yasalardaki açıklardan yararlanarak sınav sorularının ele geçirilmesi, bu örgüt hakkındaki birçok uyarı yazını dikkate almayan en büyük desteği siyasi partilerden görmüşlerdir.

Siyasi partilerin bu tür örgütleri oy deposu görmesi sebebi ile yanlışlarına göz yumması 1950 li yıllar sonrası geçmiş olduğumuz çok partili hayatın en büyük zaafı olmuştur.

Bu örgüt kendi menfaatleri gereğince kuruluş günlerinden itibaren siyasi partiler ile içli dışlı olmuş ‘partiler üstüymüş’ gibi bir hava yayarak (Örgüt liderinin kendi beyanı Refah Partisi hariç) tüm partilerden destek görmüştür.

AK Partinin on beş yıllık iktidarının ilk on yılında bu örgüte verdiği destek aşikârdır. Bu dönem güçlerinin zirvesine ulaşmış, artık asıl amaçları olan Türkiye devletinin bütün Anayasal kurumlarını ele geçirmiş olduklarını zannederek 15 Temmuz hain darbe girişimine kalkışmışlardır.

Şimdi!

Mevcut iktidar ‘bu yapının dini bir cemaat, bahsedildiği gibi hizmet harekâtı veya altın nesil yetiştiren bir yapı olmadığını anladığında’ ilk olarak bu örgüt liderini izole etmek için bizzat Dışişleri Bakanını ABD’ye göndererek Türkiye’ye davet etmiş, davetine karşılık görememiştir.

Sonrada bu örgüte karşı savaş başlatılmış, ‘İnlerine kadar gireceğiz’ sürecine gelinmiştir.

-“Tamam anlıyorum! Hükümete muhalif olanlar hükümetin söylemlerine inanmamış FETÖ terör örgütlerine 2013 yılı Aralık ayından itibaren ‘düşmanımın düşmanı dostudur’ muamelesi çekmeye başlamışlardır.”

Bugün inkâr etmiş olsalar bile durum ayan beyan ortadadır.

-“Diyeceğim odur ki! 15 Temmuz süreci bir milat olarak karşımıza çıkmışken. Yine de bu örgüte halen destek verenler bilsinler ki büyük bir ihanet içerisindedirler.”

Yazım çok uzadı. Yazımı Cumhurbaşkanımızın on beş temmuz sonrası bir konuşmasında okumuş olduğu bir şiirle son veriyorum. Bu şiirde geçen ifadeler tam da hissetmiş olduklarımdır.

Selam olsun tanka karşı dimdik duran kahramanlara

Helal olsun bu yiğitleri doğuran eli öpülesi analara

Yazıklar olsun darbeye sevinen kanı bozuklara

Selam olsun nene hatunlara, şerife bacılara

Helal olsun Çanakkale ruhunu yaşatanlara

Yazıklar olsun vatan elden giderken kaçan korkaklara

Selam olsun ölüme meydan okuyan tüm canlara

Helal olsun darbeye darbe yapan korkusuzlara

Yazıklar olsun özgürlüğümüze kasteden alçaklara

Selam olsun kefenim sırtımda diyerek yola koyulanlara

Helal olsun gövdesini kurşunlara siper eden yiğitlere

Yazıklar olsun kendi milletine silah sıkan soysuzlara.

 

Not: Adapazarı’ndan kalkıp adalet mitingi için İstanbul Maltepe meydanına giden arkadaşlarım 15 Temmuz 2016 günü Sakarya valiliği işgal edildiğinde aynı özveriyi göstermiş miydi? Yok, bu iş meşakkatli bir iştir gece gece sokağa çıkmaya çekiniriz diyenler hiç değilse sosyal medyadan o gece darbeyi kınama cesaretini gösterebilmişler miydi?

Art niyetim yok, sadece merak ediyorum.

Bu vesile ile başta 15 Temmuz şehitleri olmak üzere bu vatan için canını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar ve hayırlı ömürler diliyorum.

-“Bu millet şehit ve gazilerini hiçbir zaman unutmayacak, daima minnet ve şükranla anacaktır.”

Bu yazı toplam 553 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim