• BIST 115.147
  • Altın 163,118
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • Sakarya 0 °C
  • Kocaeli 0 °C

İfade ve haber alma özgürlüğü

Hamdi Yuluğ

MALUMUNUZ 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ya, kutlamak adettendir. Bütün iyi niyetiyle sosyal medyadan, cep telefonundan kutlayan, mesaj gönderen tüm dostlara ve okurlarıma en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Sağ olsunlar, var olsunlar…

Ancak, işin aslına girince, hem gazeteciler, hem de sektör açısından durumun hiçte iç açıcı olmadığını söyleyebilirim.

Gazetecilik mesleğine yeni başlayanlara ilk önerim “Eğer yapabileceğin başka bir iş varsa ona yönel!” oluyor.

Çünkü ben gazeteciliğin mutsuz insanların mesleği olduğuna, bu mesleği yapanların mutsuzluk hastalığına yakalandıklarına inanıyorum.

Meslekte geride bıraktığım 30 yıl içinde şahit olduklarımdır beni böyle düşünmeye iten.

Garip ama hayatından memnun ve mutlu gazeteciye pek rastlamadım.

Mesleğimizin duayenlerinden Selahattin Duman bir yazısında gazetecinin biraz çatlak olması gerektiğini dile getirmişti.

Oysa buna gerek yok!..

Çünkü bu mesleğe başlayanlar, bir süre sonra argo tabirle kafayı sıyırmaya başlıyor.

Kadın olsun, erkek olsun fark etmiyor.

Meslekteki ilişkiler yumağı insanların karakterini deforme ediyor.

Meslekte eskimeyle doğru orantılı olarak paranoyaklık, insanlara güvensizlik alıp başını gidiyor.

Geleceğe dair kaygılar, sahte ilişkiler adeta insanların ruhuna tecavüz ediyor.

Belki de bu nedenle mutlu evlilik yapan ve evliliğini huzurla sürdürebilen gazeteci sayısı parmakla gösterilebilecek kadar azdır.

Başbakana, bakana, milletvekiline çatır çatır soru soran gazeteci aybaşı geldiğinde bakkala, manava ve ev sahibine borcunu ödeyemediğinden eziliyor.

Verecek cevap bulamıyor.

İşçinin, esnafın ve memurun hakkını savunmaya soyunan gazeteci kendi hakkını almaya geldiğinde en büyük acziyeti yaşıyor.

Dolayısıyla kendini konumlandırma sorunu ve kimlik bunalımına giriyor.

Öyle nankör bir meslek ki, bu işe gönül verenler aradan yıllar geçse bile hep kendini birilerine ispat etme stresini yaşıyor.

Hata yapma lüksü hiç yok!..

Çünkü 30 yıl manşetten haber sokan, yazdığı köşe yazılarıyla topluma ışık tutan bir gazeteci, en ufak bir hatada kurtlar sofrasında yem ediliyor.

Bir dönemin popüler gazetecilerinin bir makale ya da haber sonrası sektörden silinmeleri belki de bunun en güzel örneklerinden biridir.

Böyle bir ortamda çalışan insanların sağlıklı bir ruh hali içerisinde olması ne kadar mümkün olabilir ki?

Böylesine ikiyüzlü ilişkilerin yaşandığı bu ortamda insanlar ya şizofren veya paranoyak oluyor.

Ama bu öyle bir meslek ki, eğer zehir damarınıza enjekte olduysa bırakma şansınız çok az.

Yani belli bir süre bu işi yapanlar arkasını dönüp gidemiyor.

Ki zaten gazeteci dediğiniz kişilerin büyük çoğunluğu bu işi bıraktığında vasıfsız eleman durumuna düşüyor.

Yani gidebilecek bir yerleri, yapabilecekleri başka işleri olmuyor.

Sonuç olarak, gazeteciliği bir yaşam biçimi olarak seçenler eninde sonunda bir ömür boyu sürecek mutsuzluk hastalığına yakalanıyor.

Tabii ki bu camiada mutlu olan çok küçük bir azınlık her daim var.

Ama onlar sadece ve sadece bir istisnadan ileriye gitmiyor.

İçine kendimi de koyduğum çok az kişi bu mesleğe başladığı için pişmanlık duymuyor.

Biliyor musunuz?

Gazeteci denince aklıma bir tek şey geliyor: Mutsuz insanlar topluluğu!

…………………………

Kabul ediyorum;

Zevkli, zor ve yıpratıcı bir meslek olan gazetecilik, halkı, kamuoyunu aydınlatma bilgilendirme mesleğidir.

Gazetecilikte; insani duygular, dini duygular, ideolojik duygular ikinci planda olmak zorundadır.

Çünkü;

Yanıltıcı yönlendirici haberler birçok yıkıma yol açabilir.

Ama, ifade özgürlüğü ve haber alma özgürlüğü bir gazetecinin en değerli hakkıdır.

Toplumsal kalkınmışlığın, gelişmişliğin göstergesi, özgür gazeteciliktir diyenler haklıdır.

Çünkü;

Özgür basın olmadan demokrasi olmaz...

Bu vesileyle gazetesine sahip çıkan, kalemini satmayan, doğruları hiçbir çıkar gözetmeksizin korkusuzca okurlara aktaran, güç odaklarının borazanlığını yapmayan, tarafsız, dürüst, ilkeli meslektaşlarımın “10 Ocak Çalışa(maya)n Gazeteciler Günü” nü kutluyorum.

 

----------------------

GÜNE DAİR

Basın ulusun ortak sesidir.

Bir güç, bir okul, bir yol göstericidir.

(Mustafa Kemal Atatürk)

Bu yazı toplam 126 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim