• BIST 103.912
  • Altın 161,198
  • Dolar 3,9233
  • Euro 4,6062
  • Sakarya 5 °C
  • Kocaeli 5 °C

Her zaman aynı düşünce tartışmaları

Tülay Demircan Koyuncu

Artık tartışmanın dozu, kavgaya dönüşüm yapmaktadır.

Anlatılmıyor mu?

Anlaşılmıyor mu!?

Nedir bu hazımsızlık?

Her yıl 10 Kasımda,

Türkiye Cumhuriyetii'nin kurucusunun ölüm yıl dönümü yad edilmektedir.

Aslında abartılara bakılırsa, kutlanmaktadır demek daha uygun oluyor.

Ölümün kutlanması !

Türkiye’de yüzde 99 Müslüman yaşamaktadır.

Müslüman demek, islam dinini kabul etmiş kul demektir.

Yani Yaradan'ın emir ve yasaklarına uyan, hadde uymaya çalışan da diyelim.

Ülkemizde bir bölünmüşlük alıp başını gitmiş, gün geçtikçe katlanarak artmaktadır.

Sanki bir inatlaşma ve üstünlük gösterme yani gövde gösterisi yapılmaya çalışılmaktadır.

10 Kasım 2017,zaman yüzyıl diye adlandırılırken, cahillik taş devri sanki!

Dün sanal alem başta olmak üzere tartışmalar iyice çığrından çıktı.

Tartışılan olay neydi;

Atatürk'ün ölüm yıl dönümünü bahane ederek, yüreklerde biriken kin ve nefreti karşılıklı kusmadan öteye giden hiç bir şey yoktu.

Ben Atatürkçüyüm!

Ben Atatürk’ü sevmem.

Ben ....

Nedir bu kelimeler?

Biri bana anlatsın lütfen diyeceğim de, aklı başında anlatana rastlamadım.

Ben bir kulum.

Ne kadar bu fani dünyada yaşayacağı bilinmeyen, çürüyecek bir bedeni taşıyan bir beşerim.

Dünya hayatımda,

Allah’ın bana koyduğu kurallar gereğinde yaşamak ile yükümlüyüm.

Ben Allah'çıyım desem, bana güler misiniz!?

İnsanlar, yaradanın kurallarına ister uyarlar, istemez uymazlar.

Atatürk, kurtuluş savaşına başkomutanlık yapıp, ülkemizin düşmanlardan kurtulması için mücadele etmiş bir liderdir.

Ve Atatürk, Cumhuriyetin ilanından sonra devrimler yapmıştır.

Bu devrimler ülkemiz için daha hayırlı olacağını düşünerek yapıldığından şüphem yoktur.

Lakin her doğru, her insan için doğru değildir.

İslam ile yaşayan insanlara ağır gelmiştir.

Kıyafet devrimi mesela.

Zaman ilerledikçe, insanlarda bir algı oluşmuştur. "Atatürk din düşmanıdır!" diye.

Ya da tesettürsüz olan, kendilerince modern hayat diye adlandırdıkları(ki nedir bu hala anlamış değilim) hayatı yaşayanların lideridir.

Ve sadece o topluluk içinde yer alanlar sevebilir, saygı duyabilir...

Bırakın bu boş sözleri,

Öncelikle saygı duymayı ve göstermeyi öğrenelim.

Atatürk'ün annesi ve eşi de tesettürlü değil miydi!?

Seversiniz ya da sevmezsiniz,

Bu sizleri bağlar.

Ama herkesin saygı göstermek zorunluluğu vardır.

Biz müslümanlar, ölenin ardından kuran okur ve de dua ederiz.

Bu zamanla da değişmez.

Bu kadar abartılmasının, ülkemizin ikiye bölünmesinden başka bir amacı yoktur.

Atatürkçü olan insanlar şunu bilin;

Atatürk bir beşerdi,

Etten ve kemikten.

Zamanı geldi ve ruhunu yaradanına teslim etti.

 "Atam kalk gel", "Atam ölümsüzdür..." gibi kelimeler sadece kendinizi tatmin eder.

Bir insanı en çok üzecek ölüm ise evlattır.

Ve zamanla o bile soğur.

Kur'an okuyup, dua edelim.

Ve kendilerini dinci olarak gösterenler, bırakın nasıl arzu ediyorlar ise öyle davransınlar.

Her koyun kendi bacağından asılır.

Fitne ve fesatlığın yayılmasına sebep olunmamalıdır.

İnatlaşmanın sonu küfürdür.

Allah muhafaza karşınızdaki insanın dinden bile çıkmasına sebep olabilirsiniz.

Bu davranış ise kendini mümin bilen bir kula yaraşmaz.

Fitne ise büyük günahtır.

Eğer Atatürk'ü gerçekten seviyorsak.

Bu saatten sonra ona faydası olacak olan eylemler; dua, kuran ve sadakadır.

Ha bir de bu ülkede sevgiyle, beraberce yaşamaktır.

Atatürk bunu başarmıştır.

Eşinin tesettürle, yaşadığı bir hayatta ondan utanmamıştır.

Abartmayı seven bir millet olarak, dualarımızı abartsak daha iyi olur.

Hakaretler, basit insanların düşüncelerinde yer alan kelimelerdir.

İnanıyorum ki, bu zamanda yapılan bu hareketleri görseydi, Atatürk çok üzülürdü.

Alalh'ın Rahmeti üzerine olsun

Mustafa Kemal Atatürk.

Sevgi ve saygılarımla..

Bu yazı toplam 137 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim