• BIST 93.699
  • Altın 212,562
  • Dolar 5,2871
  • Euro 6,0468
  • Sakarya 10 °C
  • Kocaeli 7 °C

Erdoğan Çankaya'yı Hak Ediyor mu?

Cihat Zafer

 

Erdoğan Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı, olmayacak mı? tartışmaları sona erdi. AK Parti'nin Çankaya adayı Erdoğan.

Cumhurbaşkanı Gül'le aralarında bir anlaşmazlık çıkacağına güvenen bütün politik çevreler ve beklentiler de böylece hüsrana uğradı.

Şimdi sırada tıpkı Rusya'daki gibi, Putin - Medvedev görev değişikliği benzeri bir devir teslim var. Yani Erdoğan Cumhurbaşkanı, Gül Başbakan.

Erdoğan'ın adaylığı açıklandığına göre, karşısında karizmatik, güçlü, oy potansiyeli yüksek bir rakip de olmadığına göre, artık itirazlar, Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığını hak edip etmediği üzerinde yoğunlaşacak.

Baştan söyleyelim, Erdoğan Cumhurbaşkanlığını hak ediyor mu? sorusu yanlış bir sorudur. Muhalefet yanlış sorular sormaktan doğru cevaplar bulamadığı için bu durumdadır zaten. Doğru soru şudur: Erdoğan'dan daha çok hak eden kim var?

Gerçekçi olalım. Erdoğan'ın Çankaya yolunu tıkayabilecek tek isim vardı. Gül. Mevcut Cumhurbaşkanı, Erdoğan'ın Çankaya'yı hak ettiğini düşündükten sonra söylenecek bir şey kalmıyor.

Erdoğan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı günlerinden beri destekçisi olanlar Başbakan olarak 8 seçim üst üste kazandırdıkları Erdoğan'ı Çankaya'ya güle oynaya çıkarırlar.

Erdoğan, kim ne derse desin sahici tarafları sahte yanlarından çok fazla bir lider. Halk da bunu görüyor. Haksız da olsa dayak yiyenin tarafını tutan geleneksel Türk seçmen sosyolojisi Erdoğan'ın karşısındakilere de bakarak ne olursa olsun Erdoğan'ı desteklememiz gerektiğini söylüyor.

Gezi Olayları ve sonrasında 17 Aralık sürecinde keşke parantezine alacağımız şeyleri seçmen son seçimde hesaba katmadı bu seçimde de katmayacaktır.

Erdoğan'ın adaylığı açıklandıktan sonra yaptığı konuşmada, elbette burada değinmeyeceğim eksikler var. Bu eksikler başta Kültür Bakanlığı politikaları ve icraatları olmak üzere AK Parti icraatlarının en zayıf olduğu alanlarla ilgili.

Türk siyasi tarihini son derece başarıyla özetleyen, Cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayımında, baskıcı bir hegemonyanın millet iradesine nasıl ipotek koyduğunu pek güzel anlatan konuşma metninde olmayan şeyler, yani eksikler, Cumhurbaşkanlığını elbette herkesten çok hak eden Erdoğan'ın, sanki o makama layık değilmiş gibi gösterilmesinde kullanılan gerekçeler değil midir?

Açık söyleyeyim, AK Parti, Erdoğan sonrası, Erdoğan ve ekipleri ayarında, kıratında, dirençli, donanımlı, vefalı, üstelik stratejik derinliği olan kuşakları, kadroları sahiplenme, yetiştirme ve sayılarını arttırma konusunda yani geleceğini kodlama ve kültürlendirme konusunda eksiktir.

Fakat kabul edelim, Başbakan Erdoğan'ın seçme ve seçilme yaşıyla ilgili söyledikleri, Avrupa'dan verdiği örnek, Erdoğan'ın Çankaya yolunda gençlerle kol kola yürüyeceği intibaını güçlendiren Fatih Sultan Mehmet örneği, neden üst üste seçim kazandığının da göstergesi.

Konuşmasının sonunda okuduğu Fatiha bir anlamda Cumhurbaşkanı kim olacak tartışmalarına son veren bir anlam taşıyordu. Sadece o da değil. Muhalefetin Erdoğan'ı Çankaya'ya çıkarmama hesaplarına Başbakan "Veleddallin Amin" dedi sizin anlayacağınız.

Bu yazı toplam 3010 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim