• BIST 94.437
  • Altın 194,212
  • Dolar 4,7316
  • Euro 5,4729
  • Sakarya 18 °C
  • Kocaeli 19 °C

"Ehlak! Ehlak!"

Cihat Zafer

Geçmiş zaman yazılarımda hakkında birkaç espri yaptım diye cevap hakkını Hattori Hanzo kılıcı gibi hunharca kullandığından beri kendisinden itinayla söz etmediğim Eczacı Engin Gündoğar, 2015 seçimlerinde aday adayı olacağım dedikodusu üzerine beni aradı.

"Bilbordların benden" dedi. "Öyle mi?" dedim. "Nasıl bir şey düşünüyorsun?" "Senin" dedi "fotoğrafını buzlatacağım. Sonra kocaman harflerle -Kim geliyor biliyor musunuz?- yazdıracağım. Önce merak uyandırmak lazım." "İyi resmimi açıkça koyup, sadece gözlerimi siyah bantla kapattırmıyorsun" dedim. (Temel'in, "Yüzünü kapasana" fıkrasını bilenler ekstra eğlenebilirler burada.)

Siyasetin düştüğü hale bak!

"Parayı nerden bulacaksın oğlum?" şeklindeki sorusuna verdiğim cevabı da söyleyeyim. Eczacı Engin Gündoğar'ın da çok yakından tanıdığı tecrübeli bir aday adayına (aday adaylığında tecrübeli!) "Listede benim hemen arkamda yer alması durumunda seçilme şansının çok yüksek olduğunu söyleyeceğiz" dedim Engin'e. "Tabii bunun bir bedeli olacak" diyeceğiz. "O Aday Oluyorsa Ben Neden Olmayayım?" şeklinde bilbordlarını özetleyebileceğim son derece merak uyandırıcı seçim kampanyamın detaylarını paylaşacak değilim elbette.

Latife bir yana, herkes Türkiye'yi yönetmek istiyor ya, acaba Türkiye'nin en önemli sorunları nelerdir, biliyor muyuz?

CNN Türk'te, Hayko Bağdat, Muhsin Kızılkaya ve Ahmet İnsel'le konuşan Eser Karakaş, dedi ki, "AK Parti programında, -Devletle millet kucaklaşıyor- yazıyor. Bu nedir? Kürtle Türk kucaklaşabilir. Çünkü kucaklaşma eşitler arasında olur. Devletle millet neden kucaklaşsın? Devlet milletin eşiti değildir ki. Devlet, milletin hizmetkarıdır, o kadar."

AK Parti devlet(çi)leşiyor mu? Müslümanlar devletçileşiyor mu, devletleşiyor mu, Kemalistleşiyor mu, dünyevileşiyor mu? Nihayet bunlar konuşulacak. AK Parti programını yazanlar elbette bunu kasdetmiyor ama Eser Karakaş da senin kara kaşına kara gözüne alkış tutacak değil.

Benim akrabalarım da Kürt olduğundan, alay etmeyeceğimi herkes bilir, dolayısıyla "şive" benim için son derece doğal. Şivesiyle yazacağım. Doğulu bir siyasetçimiz, seminer vermek üzere şehre gelen sosyolog arkadaşıma diyor ki: "Ben Türkiye'nin meselelerini "3E" formülü ile özetledim hocam. "Eeee?"

"1. E hocam. Ek kö nömi." Doğru. "2. E. Eggi tim." Evet, bu da doğru. "3. E hocam. Eh lak!  Eh lak!"

İstanbul'u Reisi Cumhur sıfatıyla ilk defa teşrif eden Cumhurbaşkanımızı, kendisini heyecanla bekleyen İstanbullulara hitab etmek için elindeki mikrofonu tokatlayarak sesin çıkmasını beklerken görünce kan beynime sıçradı. Utanıyorum çok.

Türk devletle eşit değildir Eser Hoca. Devlet milletten büyüktür. Türk devletsiz yapamaz. Türk, devleti küçük düşünce dayanamaz. Türkün devletini büyüten duygu, bu büyük sahiplenme duygusudur.

Geçen hafta, AK Parti kongresinin herkesi şıpır şıpır terleten muhteşem (klimasız) atmosferi hakkında yazdığım eleştiride acaba haksızlık mı ettim sorusu da cevaplanmış oldu böylece.

Koskoca Türkiye'nin Cumhurbaşkanı halka hitab edecek ama mikrofon çalışmıyor. O da ne? Organizasyonu yapan belediye başkanının da elinde bir mikrofon. Yedek zahir. İyi düşünülmüş. Bravo. O da tokatlıyor mikrofonu. Heyhat! Ses yok. AK Parti Grubunda da önceki kadar alkış, heyecan yokmuş. Başbakanımız Davutoğlu, ilk toplantısında, kendisine yanlışlıkla "Hocam", "Bakanım" falan demeleri üzerine, "Bana Hocam deyin. Başbakanlık geçicidir. Hocalık kalıcıdır." demiş.

Türkiye ne yazık ki, meseleleri karıştırıyor. Genç Türkiye, ergen kafasıyla düşünüyor ama referansları hep ihtiyar, hep geriden, hep bin yıllık. Hamaseti temelsiz değil ama geleceksiz, ufuksuz. Soruları hep yanlış çünkü.

Dünyanın 17. büyük ekonomisinden dünyanın ilk 10 ekonomisine sıçramaya çalışan Türkiye, "İnsani Gelişmişlik Endeksi"nde kaçıncı sırada? Devletin resmi rakamlarına göre "Kendimi iyi hissetmiyorum" diyerek psikolojik tedavi görmesi gerektiğini söyleyen insan sayısı 3 milyondan 9 milyona çıkmış. Milyonlarca insanın "kendimi deli hissediyorum" demesi neyin göstergesidir? Adaletten daha çok kalkınma mı acaba gündemde? Ondan mı bu sıkıntı? Boş ver insanı, paradan haber ver derseniz, nüfusun sadece %1'i ayda 5 bin liranın üzerinde para kazanıyor bu ülkede. Nüfusun yarısı ayda bin 500'ü bulmaya çalışıyor.

Dünya çapında ödül ya da para kazanan şair, romancı, felsefeci, futbolcu, mimar, bilim adamı, şarkıcı hatta güreşçi çıkaramayan Türkiye neden hep "din" hep "ehlak" tartışıyor? 

Aday adayı olacağım için söylüyor değilim, yani politika yapmıyorum. Bize, "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" dersinin "yalandan" "ehlak"ı değil, bilimin, sanatın, kültürün "ahlak"ı lazım.

Yoksa, mikrofonu ister epistemolojik olarak tokatla, ister ontolojik.

Bu yazı toplam 2407 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim