• BIST 95.305
  • Altın 186,956
  • Dolar 4,7541
  • Euro 5,5592
  • Sakarya 30 °C
  • Kocaeli 29 °C

Edebiyat karın doyurur mu?

Cihat Zafer

"Artislik yapma!" yerine kullanılabilecek bir başka racon kesme cümlesi öner deseniz hiç düşünmeden hemen tavsiye ederim: "Edebiyat yapma!"

Sıddık Akbayır'ın bir kitabı yayımlanmıştı. Yakın dönem şairlerimiz hakkında detaylı bilgiler veren bu kitabın adı son derece eğlenceliydi: "Edebiyat Karın Doyurmaz Çay İçirir"

Okumak para etmez, üstelik çay parası masrafı da çıkarır demeye getiriyor yazar. Haklıdır.

Yıllar evvel Bosna'yı ziyaretimde, hıncahınç insan dolu cafeler, çay bahçeleri dikkatimi çekmişti.

Savaş sonrasının süren yıkımıyla epeyi fakirleşen insanlar, genç yaşlı, kadın erkek, giyinip kuşanmışlar, takmış takıştırmışlar, her akşam çarşının her köşesindeki mekanlarda kahvelerini içiyorlar ve sohbet ediyorlar, gülüp eğleniyorlardı. Türk turistlerin masaları dışında ne bir yüksek ses, ne bir kavga, ne bir gürültü.

Saraybosna'nın meşhur akademisyenlerinden bir hanım, kendisi Aliya'nın da yakın dostu, "Nasıl oluyor bu?" diye sormam üzerine şöyle demişti. "Burada, bir insana yapılabilecek en ağır hakaret bir tek kelimeden ibarettir. O kelimeyi söylediğinizde, akan sular durur. O kelimeyi söylediğiniz kimsenin özür dilemekten, boynunu büküp uzaklaşmaktan başka çaresi kalmaz."

"Nedir o kelime?" diye sordum. "Kültürsüz" dedi.

"Kültürsüz" olmanın en acıtıcı ve susturucu eksiklik olduğu bir kültürde, işte onlarca masadaki yüzlerce insandan, kaba, incitici, yakışıksız bir ses yükselmiyordu.

Zaman zaman cenaze evlerinde, yakınlarını kaybetmiş kadınlarımızın yırtınarak feryat ettiğini görüp, saçını başını yolarak, dizlerini döverek ahü enin etmesinden işte bu görgülü sessizliğin tam tersi bir gürültü duyuyor ve üzülüyorum.

Müslümanız ama nasıl iman etmişiz ki, ölülerimizi çığlıklı ağlamalarla uğurluyoruz. Hazindir, çok hazin.

Edebiyatın karın doyurmadığı bir ülkede, ahirete iman etmiş insanların, ölümü feryadü figanlarla karşılaması son derece normal oysa.

Türkiye'nin temel meselesi, bu ekseninden kayma, neye inandığını bilememe, inandığı şeyin ne emrettiğinden habersizlik, dinin hızla ve her geçen gün bir hurafeler ve menkıbeler antolojisine dönüşmesi tehlikesi, okumazlık, okuduğunu anlamazlık, cehaletten utanmama, hatta cehaletiyle, okumamışlığı ile övünme, görgüsüzlüğünü karşılıksız bir özgüvenle örtme, saklama felaketini mesele etmemek meselesidir.

Oysa, edebiyat yapamayan füze de yapamıyor, okuduğunu anlamayan, düşündüğünü yazamayan nükleer tıp kitabı da yazamıyor.

AK Parti iktidarlarının en başarılı olduğu ilk üç bakanlık arasında Kültür Bakanlığı var mıdır? Son 10 yılda okur yazarlığımız arttı mı, azaldı mı?

Geçen gece, bir medya gurubunun  ana kanalında değil de, yan kanalında, yani "Kültür Sanat" programlarının yayınlandığı az izlenen bir kanalda, sakallı, şişman bir arkadaşımız, neredeyse ağzını şapırdata şapırdata, neredeyse bir çocuk şivesiyle İsmet Özel şiiri okuyordu.

O kadar utandım ki!

İsmet Özel'i arayıp, "Siz bu şiiri böyle okunsun diye mi yazdınız?" diyesim geldi.

"Siz bu şiiri, böyle okunsun diye mi, bu insanlar okusun diye mi, bu anlamda, bu cephede, bu mevzide okunsun diye mi yazdınız?"

Müslüman entellektüeller(!) aklı başında kimsenin utanmadan seyredemeyeceği "Kültür Sanat" programlarının, kendi "muhafazakar" medya gruplarında, neden "Ana" kanallarda yayınlanmadığını "hiç" kendilerine, arkadaşlarına, patronlarına soruyor mu?

Biz nasıl oldu da, bu kadar ve bu kadar çabuk "baygın sevgilerin adamı" olduk? Ve ne karşılığında? Müslüman yazar çizerler git gide Yakup Kadri'nin "redingot devri"ni aratır oluyor. Bunlar "seyis" bile değil üstelik. Bildiğin at hırsızı!

Muhafazakarların müteahhitlerini bir miktar parayla satın alan dünya, okur yazarına onu da vermedi ya, üç kuruşa kiraladı ya, 10 yıl öncesinin devrimci İslamcılarını, kendisini iktidarın felsefi düşünceler ve sanatsal eylemlerden sorumlu avukatı olarak gören uşaklara çevirdi ya şu dünya, şu memleket, şu iktidar, daha ne diyeyim.

Çay bile çok!

 

Bu yazı toplam 1185 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim