• BIST 97.988
  • Altın 242,195
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Sakarya 14 °C
  • Kocaeli 14 °C

Doğa bize ne kötülük yaptı?

Ömer Razı

Sakarya dört tarafı doğal güzelliklerle çevrili muhteşem bir şehir.

Doğaya dair aranılan ne varsa hepsi bu şehirde mevcut.

Deniz, göl, orman, nehir, dere, şelale ve nefes kesen güzellikte eşsiz yaylalar.

Sanayileşmenin, çarpık ve aşırı kentleşmenin kendisini fazlasıyla gösterdiği bir bölgede Sakarya kat yasağının getirdiği kentleşmesiyle farklı bir görünüm sergiliyor.

Doğal güzelliklere sahip çıkılır, çeşitli şekillerde geliştirilirse onlardan bir fayda elde edilir.

Bunun örneğini dünyanın birçok ülkesinde görmek mevcut. Doğayla iç içe büyüyen ve gelişen şehirler herkes için son derece cezbedici ve örnek şehirler.

Sakarya da kat yasağına dayalı bu kentleşmesini sürdürür ve yeşille iç içe bir büyüme sağlar, doğal kaynaklarına sahip çıkarsa herkesin parmakla göstereceği bir şehir haline gelir.

Ama maalesef Sakarya’da bir kesim bu doğal güzelliklerin farkında gibi görünmüyor.

Şehrin en büyük ve önemli içmesuyu kaynağı Sapanca Gölü.

Göl sadece Türkiye’nin değil, kalitesiyle dünyanın en temiz su kaynaklarından birisi.

Bu nedenle Sapanca Gölü’ne hem önemli bir içmesuyu kaynağı, hem kıyısında barındırdığı güzelliklerle nefes alınabilecek önemli bir dinlenme noktası, hem de bir doğa harikası olması nedenlerinden dolayı çok iyi bakılıp kollanması gerekiyor.

Ne yazık ki durum böyle değil. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) tarafından göl çevresinde, gölde ve gölü besleyen derelerde düzenli olarak yapılan temizlik çalışmalarında sayısız alkollü içecek şişesine, araç lastiklerine, buzdolaplarına, tuğlalara, tesisat borularına, televizyonlara, futbol toplarına ve daha bir sürü çöpe rastlanıyor.

Yine duyarlı vatandaşlar tarafından yapılan temizlik çalışmalarında da durum pek farklı görünmüyor.

Göl kenarında yiyip içip pisliklerini çevreye bırakıp gidenlerin, pisliklerini göle atanların sayısı hiç azımsanacak seviyede değil.

Olta balıkçılığı dışında avlanmanın yasak olduğu Sapanca Gölü’nde SASKİ ile birlikte ilgili birimlerin gölde rutin olarak yaptıkları kontrollerde de kilometrelerce uzunlukta ağlar yakalanıyor.

Tüm bunlar sorumluluklarımızı yerine getirmediğimizi gösteriyor.

Biraz kendimize dönüp bakmamız gerekiyor.

Bir insan Sapanca Gölü’ne televizyonu, buzdolabını nasıl atabilir? Doğa bize ne kötülük yaptı?

Bunu dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir noktasında yapması bile önemli bir vicdansızlık ve umursamazlık örneğiyken kendisinin, çocuklarının, sevdiklerinin yaşadığı şehirde, kendisinin su içtiği kaynağa bunu nasıl yapabilir?

Tabiat sadece bizlere ait değilken, bu doğa en ufak canlıların bile yuvasıyken bunları göz ardı ederek böyle işlere nasıl kalkışılabilir.

Doğaya saygı, insanlara saygı, hayvanlara saygı, tüm yaratılmışlara, onların haklarına saygı hepimizin en temel sorumluluklarından.

Ancak bu haklara riayet ederek bu taraflara karşı sorumluluklarımızı yerine getirmiş oluruz.

Bu şekilde yaşam bir anlam kazanabilir.

Bu nedenle hepimizin üzerine düşen sorumlulukları en güzel şekilde yerine getirmesi. Çevresinde bu anlamda yapılan sorumsuzluklara kayıtsız kalmaması. Çocuklarına ve çevresine bu bilinci aşılaması gerekiyor.

Bu yazı toplam 915 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim