• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Sakarya 12 °C
  • Kocaeli 12 °C

Bir Sakaryaspor Efsanesi

Bir Sakaryaspor Efsanesi
Akın Aksakalın Llirik Anlatımıyla Sakaryaspor Tarihi Birinci Bölüm

 

1 BÖLÜM

 

BİR SEVDAYA ATILAN İLK ADIMLAR

KÜÇÜK YÜREKLERDE FİLİZLENEN AŞK

 

            Güneşin Toprağı kavurup akşam esintisi ile burun deliklerinden giren tozun kokusunu alan 12-13 yaşlarındaki tıknaz çocuk ambarlı sokaktan itfaiye caddesine doğru tabanları delinmeye yüz tutmuş postallarına aldırmadan koşar adımlarla arşınladığı yolun sonunda ki samancının önünde durdu ….! Derin bir nefes alıp iç geçirerek gözlerini itfaiye binasının yanında ki toprak sahaya dikti ,yüzünde oluşan tebessümle boş sahaya göz gezdirdi ….aniden irkilerek dönüp ambarlı sokağa doğru baktı …içindeki spor sevgisi rekabet duygusunu bastırmış cılız tıknaz bedenini hüzün kaplamıştı…Kiracıları çıfıt Halit ve karşıdaki komşuları Konfeksiyoncu Vedat ‘ın evlerinin balkonunda asılı ,yıkanıp kurumaya bırakılmış Ada Gençlik ve Donatım spor formalarına bakıp iç geçirdi ….hava henüz kararmaya başlamıştı……….Akşam esintisi nin yırtık fanilasından tenine değdiğini hissedebiliyordu …..!Kaç gündür babasının eczacı kalfalığı yaptığı Eczanenin bulunduğu uzun çarşının taş kaldırımlarında yürürken duyduğu ,küçük iskemleli çay ocaklarında sohbet konusu haline gelen ,Toprak sahaların tahta tribünlerin den avaz avaz ortalar yapacağı Sakaryaspor un ‘un kurulacak olması küçücük yüreğinde tarifi belli olmayan duygular uyandırmıştı . ; Taş kaldırımın köşesindeki duvara oturup beklemeye başladı ,sokağın köşesindeki konfeksiyoncu Vedat ‘ı gördüğünde göğsü daha fazla inip kalkmaya heyecanını kontrol edememeye başladı ….!Bir dev yürüyordu sanki üzerine ……..Vedat elini başına koyduğunda ağzında kelimeler düğümlendi…önce kısık ,mahçup bir ses tonu ile ayak parmaklarının üzerinde diklenmeye çalışarak Vedat Ağabeyinin kulağına …….:

            Yeşil………!

            Ardından omuzları dik başı mağrur avazı çıktığı kadar

            Siyah…….!

            Diye bağırdı….Bir şehrin ruhunu taşıyacak sevdanın tomurcukları küçük bir fidanın yüreğinde filizlenmeye başlamıştı …………

            Vedat iri kıyım cüssesi ile koltukaltlarından tutup havaya kaldırdığı çocuğun ışıldayan gözlerine bakarak…..Gülümsedi..!!!!

 

                                              

 

……………………………

 

1965 yılının henüz başında puslu serin bir günün sabahında çalan telefonun sesi ile irkildi genç adam hızla yatağından kalkarak koşar adımlar ile diğer odadaki telefona yöneldi… uyku mahmurluğu ve şaşkınlığını henüz üzerinden atamamıştı .

Bir eli ile gözlerini ovuşturup diğer eli ile telefonu kulağına götürerek

            Alo….Efendim…!Diyebildi

Karşıdan gelen tok ve gür sesin sahibi ..

 

            Fikret Aldinç ilemi görüşüyorum..?Acilen gelmeniz gerekiyor Bakanımız Sn Kamil Ocak bey sizinle görüşmek istiyor……

 

            Rahat ve mağrur uyku sersemi Fikret Aldinç in bedeni aniden kaskatı kesilerek ciddiyete dönen yüz ifadesi ile telaşlanmıştı ; soru sormak istiyor lakin kenetlenen dudaklarından ses tonundan tanıdığı telefonun diğer ucundaki kişiye..

 

            Orhan ağabey hemen geliyorum…..

 

            Telefonun avizesini bırakan Fikret aklından geçen onca senaryo ve kurgu ile iki kapaklı Gard robanın kapısını açtı çamurlu formasının altından ince fermuarlı küçük valizini aldı ..en son Ankara dan ayrıldığında hüzünü ve sevinci birlikte yaşamıştı ..Doğduğu topraklara memleketine dönerken , çok sevdiği ve uzun yıllar severek oynadığı futbolun son evresine geldiğinin de farkındaydı ,endişe ve merak ile valizini doldurup koşar adımlar ile tahta merdivenlerden caddeye indi .Arnavut kaldırımlı caddeyi hızlı adımlar ile attığı her adımda bir şehrin ruhunu taşıyacak bir sevdaya ilerlediğinin farkında değildi.

                                               …………………

 

            Tahta çerçeveli pencereden, ahşap masanın üzerine vuran loş ışık odayı aydınlatırken hararetli hararetli konuşan iki adam koridordan yaklaşmakta olan ayak sesine kulak kabarttı…! Gıcırdayan tahta zemin ile kapı tokmağının gürültüsü birbirine karıştı… Oturduğu koltuktan doğrulan Kamil Ocak Bey

 

            Buyurun…..!

 

 

 

           

 

 

Heyecanlı ve Meraklı gözler ile kapıyı açan Fikret Aldinç kapının önünde durdu  ; Serin Loş  bir ışığın aydınlattığı odaya göz gezdirdi.Bir hangarı andıran büyük,ortada devasa bir ahşap masa ,önünde iki misafir koltuğu aralarında sehpa vardı.Tahta zeminin üzerinde Anadolu motifleri ile süslü bir kilim serilmişti.Masanın üzerindeki yazıya gözü takıldı (Gençlik ve Spor bakanı) misafir koltuklarının birinde oturan ,Ankara da Futbol oynadığı yıllardan tanıdığı Beden Terbiyesi Genel Müdürü Orhan şeref Apak beyi de görünce ……kendine olan güveni artarak küçük ama emin ve kararlı adımlar ile masaya doğru yürümeye başladı ….; Koltuğun da doğrulan Sn Kamil Ocak bey

 

            Hoş geldiniz… Sizi yorduk buralara kadar

 

            Kamil Ocak beyin yüzündeki tebessüm Fikret i rahatlatmıştı kendinden emin rahat bir tavır ile önce kamil beyin sonra Orhan beyin elini sıkarak boş olan koltuğa doğru yöneldi …

            Kamil bey yumuşak babacan bir ses tonu ile Orhan beye dönerek

            Evet Orhan çaylarımızı tazeleyelim mi ..? Hem bak misafirimizde geldi.

 

            Orhan bey kafası ile onayladıktan sonra Kamil bey masanın üzerindeki parlak zile eli ile iki kere vurup gözlerini kapıya yöneltti .Eşik sesinin ardından kısa boylu esmer kadın odansın kapısını açarak 

           

 

 

Ne arzu etmiştiniz efendim…?

            Kamil bey Fikret Aldinç e dönerek

Çay alırız değilmi?

            Maksude…..;; hadi bizim çaylarımızı tazele

 

Fikret gözlerini Orhan Şeref APAK Bey den ayırmıyordu ; Beyefendi zeki,saygılı,bir adamdı ; önce gözlerini Fikret e doğru çevirdi.merakını anlamış tebessüm ile makamının vermiş olduğu özgüven ile Kamil  Bey e döndü,Fikret ise önünde ki ayakları aşınmış tahta sehpada duran mecmuaya gözlerini dikmişti…Birkaç dakika süren bu sessizliği Kamil beyin derin bir nefes almasının ardından konuşmaya başlaması bozdu.

 

 

 

 

 

 

Evet…

Fikretçiğim…seni buralara kadar yormamızın sebebini şüphesiz merak ediyorsun..Haksız da sayılmasın …lakin mühim bir nedeni ve amacı olmasa seni yormayacağımız konusuna emin olabilir ,Bizi kırmayıp gelmiş olman hususunda Müteşşekürlerimizi bilmeni isteriz.Uzun zamandan beri Orhan Şeref Bey ile üzerinde çalışıp mesai harcadığımız Gençlik ve spor Müdürleri ile de istişare ettiğimiz bir çalışmanın neticesinde eğer kabul edersen bir görevde sana yüklemek istiyoruz.

Merakı daha da artan Fikret Önündeki mecmuadan kafasını kaldırarak önce Orhan şeref Bey e ardından kamil Bey e dönerek …..

 

Efendim istekleriniz benim için emir telakkidir .

 

 

Kamil bey konuşmasını aynı heyecan ve ses tonu ile devam etti .

Ülke sporunun ileriye gidebilmesi akabinde aşama kaydedebilmesi için yeni proje ve çalışmalara ihtiyaç var 1950 lerin başında kurup İstanbulun dışına taşınan Türk Futbolunu yurdun her satına yaymak için ikinci Milli Futbol Ligi kurmak konusunda ciddi çalışmalımız mevcut, Bunun başarılı olabilmesi için Vilayet takımlarının kurulması gerekmekte

 

Kamil Beyin dudaklarından dökülen her kelime Fikreti in merakını gidermiyor aksine onu daha da heyecan landırıyordu.Aklından geçenleri telaffuz etmekte zorlanıyor du ; O an aklına çok kısa bir süre evvel Dilmen otelde Şehirde bir profesyonel takım kurulması için bir araya gelindiği, lakin 1960 da Türkiye Amatör Futbol şampiyonu olan Yıldırım spor un buna Müdahil olmaması ile heyecanlarını kaybetmeleri akabinde de bu girişimin sonuçsuz kaldığı geldi..İçini kaplayan karamsarlık Gözlerine yansıdı Orhan Bey ile göz göze geldi .Orhan bey ,Fikretin bakışlarından aklından geçenleri okuyamasa da gözlerinde ki Fer in kaybolması ile  Fikret in Ruhiyatını etki edecek şen bir kahkaha atarak

 

Ne dersin Fikret Sakarya Futbol tarlası bak Türkiye Amatör şampiyonu takımınız bile var Sakarya da bunun altından kalkabilimisin ? şehir Buna hazırmı?

 

Fikretin aklından geçen ler birden kaybolmuş ,Zihnin den geçen olumsuzluk kalbine tesir etmemişti ..gür ve tok bir ses tonu ile Orhan bey e dönerek

           

           

 

 

 

 

Efendim Sakarya Bir futbol ambarıdır …şahsım olarak buna kefilim İsmini Türk kurtuluş savaşında topraklarında kazanılan Muharebe ile tarihe altın harfler ile kazıyan bu şehir Türk spor tarihinde de yerine aynı Muaffak iyet ile yazacaktır.

 

            Üzerlerinde ki sorumluluğu Güvenip inandıkları zat-ı muhterem bir şahsa devretmenin haklı sevinci ile Orhan Bey… Mağrur bir eda ile ayağa kalkarak

           

Evet Fikret Bu görev artık senin ..Bunu ifa etmek memleketine dönüp ivedilik ile bu hususta çalışmalara başlıyorsun .

 

            Kamil Bey sözünü tamamlamamıştı ki odanın kapısı çaldı ..

           

Efendim çaylarınız….!

            Gel Maksude Gel…

 

            Kısa boylu Esmer kadın Elimdeki bakır tepsi ile içeri girdi. Evvela kamil beyin önünde turan ayakları aşınmış tahta sehpaya çayları bıraktıktı.Elinin avuç içindeki tepsiyi düşürmemek için parmaklarını olanca gücü ile açtı istifini bozmadan Orhan bey e döndü

 

            Başka bir isteğiniz varmı efendim..

            Teşekkür ederim Maksude ..

 

 

            Genç kadın ortada serili Kilime takılmamak için gözleri kilimde küçük adımlar ile kapıya yöneldi.Kapının eşiğinden gelen kapanma sesi ile Orhan bey Fikret e tekrar dönerek..

            Evet, Fikret Bundan sonrası sana ve Memleketindeki Futbol sevdalılarına ait.

 

                        Devam edecek..

 

 





UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim