• BIST 90.051
  • Altın 214,249
  • Dolar 5,3527
  • Euro 6,0808
  • Sakarya 4 °C
  • Kocaeli 0 °C

Bir Ömür Sevginin Peşinde Koşan Adam

Fahri Tuna

ŞARKI SÖZÜ YAZARI HALİT ÇELİKOĞLU;

Bir Ömür Sevginin Peşinde Koşan Adam

 

Dilimizden düşürmediğimiz birçok şarkının söz yazarı o.

Şarkıların nabzında atan isimdi.

Kâh onun şarkılarıyla hüzünlendik, kâh mutluluğumuz onun şarkılarıyla tavan yaptı.

Ana baba kıymetini onun dizeleriyle hatırladık en çok. Onun şarkılarını dinlerken ‘senin kadar kimse sevmiyor anne’ dedik biz de içimizden, gözlerimiz buğulandı. Bir kısmımız annesine Fatiha okudu, bir kısmımız telefona sarıldı ‘Nasılsın anne?’ demek için. İlk hafta sonu, ziyaretine gittik annemizin bazımız.

Çünkü: Eller kadir kıymet bilmiyor / Senin kadar kimse sevmiyor’du anne!Rüzgâr susmuş ses vermiyor’du, evet. Yeryüzü kaos hâlindeydi. Bu kaosu ‘dünyayı dolduracak bir sevgi’ durdurabilirdi ancak.

Bu meşhur şarkıların söz yazarı kimdi acaba? Nasıl biriydi? Nerede doğmuş nerede ölmüştü. Nasıl bir insandı ki ‘bir ömür sevgiyi aramış’tı.

Hemen söyleyeyim: Halit Çelikoğlu’ydu bu dizelerin şairi.

Altın kalpli, naif, duygusal, gönlü insan sevgisi ile dolu bir güzel ağabeydi Çelikoğlu.

Hayatını gelin kendisinden dinleyelim:

Adapazarlı Çiftçi Bir Ailenin Tek Erkek Çocuğu

Adapazarı Merkez Yukarıdereköylü çiftçi bir ailenin tek erkek çocuğuydu o. Osmanlı ordusunda 1912-21 yılları arasında, o cephe senin bu cephe benim dokuz yıl boyunca savaşan bir babanın oğluydu. Babasının adını taşıyordu üstelik. Annesi Bahriye Çelikoğlu. Halit Çelikoğlu ‘Beni yeryüzünde en çok seven kişi. Nitekim ‘Eller kadir kıymet bilmiyor anne, senin kadar kimse sevmiyor anne’ şarkımda da bunu açıklıyorum zaten’ diyordu. 1934 doğumlu

İlkokulu Yukarıdereköy İlkokulu’nda bitirir. O zamanlar zeki köy çocuklarının gidebildiği tek okul olan köy enstitülerini tercih eder. 19 Eylül 1949 tarihinde Arifiye Köy Enstitüsü’de eğitimine başlar. Dört yılın sonunda değişik sebeplerden okuldan ayrılmak zorunda kalır. ‘Ama üzerimde çok hakkı olduğunu söyleyebilirim enstitünün’ demektedir. Askerliğini jandarma olarak yapar. Devlet dairesine kapağı atmak adeta kurtulmak gibidir o yıllarda. Adliye teşkilatına girmek nasip olur ona. 1960 yılında Düzce Adliyesi’nde zabıt kâtibi olarak göreve başlar. 1970 senesine kadar on yıl Düzce’de görev yapar.”

 

Hayatını Anlatan ‘Şarkıların Nabzındaki İsim’ Adlı 400 Sayfalık Kitap 2008’de Yayımlanır

 Şiir dünyasını şöyle anlatmaktadır Halit Çelikoğlu: “Neredeyse ilkokul yıllarımda itibaren şiir yazıyordum. İlk şiir kitabım ‘Sevgi Damlacıkları’ 1965 yılında, ikinci şiir kitabım ‘Kalp Yarası’ 1967 yılında, üçüncü şiir kitabım ‘Yitik Gözler’ 1968 yılında, dördüncü şiir kitabım ‘Donuk Sevgi’ 1969 yılında, beşinci şiir kitabım ‘Hüzünlü Çiçeğim’ 1970 yılında, altıncı şiir kitabım ‘Sisli Umutlar’ 1971 yılında, yedinci şiir kitabım ‘Bir Sevgi İstiyorum’ 1984 yılında, sekizinci şiir kitabım ‘Sevgi Pınarı’ 1992 yılında yayımlandı. 2008 yılında Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Aziz Duran döneminde, Büyükşehir belediyesi yayını olarak hayatımı anlatan 400 sayfalık bir kitap yayımlandı. Sanat hayatımı dört başı mamur anlatan çok güzel bir kitap oldu bu. Büyükşehir Belediyesi bestelenmiş şarkılarımı Hayri Şahin ve Bekir Ünlüataer’in seslendirdiği Adapazarı AKM’deki güzel bir konserle kitabımı kamuoyuyla paylaştı, beni ziyadesiyle onure etti. Sevgili Aziz Duran Beyefendiye ve kitabımı hazırlayan Fahri Tuna kardeşime çok çok teşekkür ediyorum. Ülkemdeki her sanatçıya da Allah’tan vefalı günler göstermesini diliyorum. 2008 yılında yayımlanan bu kitap benim dokuzuncu kitabım oldu.”

Mutluluğu Aramakla Geçen Bir Ömür: Dört Evlilik Dört Çocuk

Müzik dünyasında yer almak, müzik ve edebiyat dünyasıyla daha yakında diyalog kurabilmek amacıyla,  1970 yılında tayinini Düzce’den İstanbul’a ister. Kısa süre sonra da İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tayini çıkar Halit Çelikoğlu’nun. On bir yıl süreyle Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’nde görev yapacak ve 1981 yılında, 47 yaşındayken emekli olacaktır. İstanbul’da Bahçelievler’de Selimpaşa Cad. Güzidehanım Sok. No:4 adresindeki kendi evinde oturur.

Mutluluğu yakalamak kolay değildir. Hele de bir şairseniz. Çünkü şairler sık sık âşık olma istidadı, eğilimi göstermişlerdir tarih boyu. 78 yıllık ömründe dört kez evlenir Halit Çelikoğlu. İlk evliliğinden Beratiye ve Koray, son eşi Gülay Hanım’dan da Aykut ve Ayça adında toplam dört çocuğu dünyaya gelmiştir. İlk ikisi Kütahya’da, son ikisi İstanbul’da yaşamaktadırlar.

Binden Fazlası Bestelenmiş On Bin Kadar Şiiri Olan bir Şair

Şiiri ‘gönülden mısralara dökülen, kişilerin duygularıyla yoğrularak etkileyen, güzel sanatların seçkin dalıdır. Bu ürünlerin bestelenerek topluma bir melodi içinde ulaşması, dinleti açısından haz verici olsa gerek’ şeklinde tanımlar Çelikoğlu. Şiire başlamasını ise ‘Yukarıdere Köyü İlkokulu’nda sınıfımızı teftiş eden bir müfettişin, dışarıdaki tabiata bir şiir yazma ödeviyle başlar. Benim o gün yazdığım şiiri ismini hatırlayamadığım bu müfettiş bir çocuk dergisinde yayımlatmış ve benden devam etmem istenmiştir’ sözleriyle özetler. Yazdığı şiirleri saymasa da ‘Herhalde on binlercedir’ der. Bazılarını kitaplarında toplamıştır.

Güftekârlık yani şarkı sözü yazarlığı nasıl başlamıştır peki? ‘Yayımlanmış kitaplarım bestekârlarımızın eline geçince kitaplarımdaki şiirlerimden bestelenenler oldu. Böylece de bestekârlarla tanışmamıza vesile teşkil etti. Daha sonra yazdığım şiirleri kendilerine ulaştırdım, başarılı olduğumu gördüm, devam ettim’ der. Arkası da kendiliğinden gelir zaten.

Bestelenen ilk şiiri “Kader beni kovuyor”, bestekâr ses sanatçısı Bayram Durmaztuna tarafından bestelenmiş, yine bestekârı tarafından 1972 yılında 45’lik plağa okunmuştur. Bestelenmiş şiirlerinin sayısını bilmez ‘Ancak bine yakını bestelenmiş ve yayına girmiştir’ diyor ve ekliyor: ‘Hâlâ elimde yayımlanmamış üç yüzden fazla yeni şarkı bulunmaktadır.”

İki Yüz Kadar Bestekârla Çalışır. En Çok da Yusuf Nalkesen İle

İki yüzü aşkın bestekârla çalışmıştır. Sadece bestekâr Yusuf Nalkesen’le 36 şarkı yapmışlardır. Bestekâr Cavit Deringöl ile de 20 kadar şarkı. ‘Sanat hayatımda en çok iz bırakan bu iki bestekardır diyebilirim’ şeklinde tespit yapar Halit Çelikoğlu. Yusuf Nalkesen ile 36 şarkıya imza atar. Bunlardan ‘Gözlerin Doğuyor Gecelerime’, ‘Küsmeyin Geceler’, ‘Sen de Sev’, ‘Seviyorum’, ‘Kalbin Beni Anacak’ şarkıları dillerden düşmez uzun süre.

Ünlü bestekâr Necdet Tokatlıoğlu ile Altın Kelebek Ödülüne uzanan serüvenlerini de şöyle özetler Halit Bey:   “Necdet Beyle 1965 yılında Düzce’ye konsere geldiğinde tanıştık. 1970’de o emekli olup İstanbul Ortaköy’e yerleşmiş, ben de İstanbul’a tayin olmuştum. Dostluğumuzu sürdürdük. 1978’de Günaydın Gazetesi’nin beste yarışmasında jürideydi. Benim ‘Bir Sevgi İstiyorum’ şiirimi kendine ayırmış, besteledi, 1983 yılında o şarkıyla birlikte Altın Kelebek ödülü kazandık. Sonraları da ‘Boğaziçi’ ve ‘Sevdiğim Sensin’ şiirlerimi besteleyip okumuştur.”

İki Hemşeri Halit Çelikoğlu ve Ziya Taşkent’ten Muhteşem Bir Eser:

‘Gökyüzünde Duman Duman Bulutsun’

İkisi de Adapazarlıdırlar. Bestekâr Ziya Taşkent, Ankara Radyosu ses sanatçısıdır o yıllarda.  Taşkent ile Çelikoğlu’nun yolları 1978 yılında Unkapanı’nda kesişecektir.  Bu tanışmada Çelikoğlu hemşerisi Taşkent’e ‘Bir Sevgi İstiyorum’ adlı şiir kitabını takdim eder. O kitaptaki şiirlerden ‘Gökyüzünde Duman Bulutsun’, ‘Sevda Yolları’, ‘Dostum’, ‘Sen Gidince Sevdiğimi Anladım’, ‘Acı Yıllar’, ‘Doya Doya Sev Beni’, ‘Sabırla Geçirdim Uzun Yılları’ şiirlerini besteler Ziya Taşkent.

‘Rüzgâr susmuş ses vermiyor nedendir’ diye başlayan ‘Gökyüzünde Duman Duman Bulutsun’ nakaratı ile biten bu şahane eser ile iki hemşeri TRT 1990 Müzik Ödülleri’nde ikincilik ödülü alırlar.

Ünlü ses sanatçısı ve bestekâr Zeki Müren ile çalışmalarını da şöyle özetler Halit Çelikoğlu: ‘Zeki Beyle hakikaten iyi bir dostluğumuz vardı. Zannederim 1991 yılıydı. Bodrum’da Zeki Müren’i istemiyorlardı. Çok üzülmüştüm. Hemen oturup bir şiir yazdım:                                                                                                                               Baharı yaşamış tez bitirmişim / Gençliği elimden tez yitirmişim / Nereden nereye getirilmişim                                                   Bir perde açıldı göründü yıllar / İçimde son bahar hüzünleri var

Bodrum’a, Zeki Müren beyefendiye gönderdim, “Çok güzel olmuş, benim için bunu hüzzam beste yaptır” diye yazdı bana. Hemen Yusuf Nalkesen’e telefon açıp okudum. “Faksla şiiri” dedi, faksladım. On beş yirmi gün içinde beste Yusuf Nalkesen’den geldi. Kopyasını alıp Zeki Müren’e postaladım. Telefon açtı bana, “Yusuf bey şarkıyı ağlatmış, çok güzel ama ben bunu okurken ağlarım” dedi ve ekledi: “İlk kasetime okuyacağım, söz...” Ama birkaç ay sonra da İzmir’de vefat etti. Zeki Müren, kibar gerçek bir beyefendiydi. Hiç imza kullanmazdı, söz onun için imzadan bin kat daha etkiliydi çünkü.”

bir-omur-sevginin-pesinde-kosan-adam.jpg

 

‘Hayat Sen Ne Çabuk Harcadın Beni’nin Yazılış Öyküsü

İlk ödülünü bestekar İrfan Özbakır’ın bestelediği Adın Bir Dua Gibi şarkısından, 23.2.1980 tarihinde Milliyet Gazetesinden alır. İlk ödülünü on yeni ödül takip eder. Ama o ‘en büyük ödül, şarkılarımıza değerli halkımızın alkışlarıdır’ der sık sık.

Dillerden düşmeyen her ünlü şarkının bir de yazılış öyküsü vardır elbet. ‘Hayat Sen Ne Çabuk Harcadın Beni’nin yazılış serüvenini şöyle anlatır Çelikoğlu: “- Albümü açtım, eski resimlere baktım, bir de aynanın karşısına geçtim, o anki hâlime baktım, sonra da “Hayat sen ne çabuk harcadın beni şiiri ortaya çıktı. Ali İhsan Kısaç besteledi. Zeki Müren 45’lik plağa okuyunca şarkı patladı. Ardından Hayri Şahin film yaptı. Ardından pek çok sanatçı seslendirdi. Şarkı hit oldu gitti yani.”

 

Herkesi Ağlatan ‘Eller Kadir Kıymet Bilmiyor Anne’ Neden ve Nasıl Yazıldı?

Ne zaman radyoda o şarkıyı duysak yahut televizyonda bir sanatçı okusa, gözlerimiz buğulanır. Evet, ‘Eller Kadir Kıymet Bilmiyor Anne’ şarkısının yazılış öyküsünü Halit Çelikoğlu’na nerede nasıl hangi duygular içinde yazdığını soruyoruz; büyük bir samimiyetle anlatıyor o da: “Babam vefat etmişti, annem Adapazarı Yukarıdereköy’de yalnız yaşıyordu. 1970’lerin başları. Ben Düzce Adliyesinde memurum o zamanlar. Annemi Düzce’ye götürdüm, 15 gün kalmaya söz vermişti ama iki gün sonra “beni götür” diye tutturdu, ne sorduysam sebebini söylemiyor, çaresiz geri getirdim. Bir hafta sonra ablamdan acı gerçeği az da olsa öğrenebildim. Meğer bizim hanımın günü varmış savcı eşleriyle. “Sen köy kadınısın, konuşmayı oturmayı kalkmayı bilmezsin” diyerek annemi bir odaya kilitlemiş. Bunu öğrenir öğrenmez eşimle boşandım hemen, İstanbul’a tayinimi istedim, gittim. Birkaç ay içinde de annem vefat etti. Sultanahmet parkında, o meşhur havuzun başında, bir yaz ikindisinde, bir banka oturdum ben de, bu şiirimin-güftemin dizeleri yavaş yavaş dilime düşmeye başladı:

‘Bir yar için seni terk edip gittim / Vicdanıma bir sor ne acı çektim / Kendimi ben sana emanet ettim                                  Eller kadir kıymet bilmiyor anne / Senin kadar kimse sevmiyor anne.’

 

Bir Ömür Sevginin Peşinde Koşan Adam

Bir şair kalbi taşımıştı bir ömür Halit Çelikoğlu.

78 yıllık ömrünün 42 yılı İstanbul’da geçmişti.

En çok da Unkapanı’nda. Bestekârlar ses sanatçıları arasında geçen bir ömürdü onunki.

Birbirinden popüler onlarca şarkıya imza atmıştı bestekârlarla birlikte. On yedi ödül kazanmıştı.

‘Yılları durduracak bir sevgi istiyorum’ ile anılacaktır yıllarca.

Bir ömür sevgiyi arayan adamdı o.

Bir ömür sevginin peşinde koşan adam.

Mekânın cennet olsun şarkı yüzlü şarkı sözlü şarkı gönüllü ağabey.

Bu yazı toplam 299 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim