• BIST 95.305
  • Altın 186,956
  • Dolar 4,7541
  • Euro 5,5592
  • Sakarya 31 °C
  • Kocaeli 30 °C

Ben de "İğreniyorum"

Cihat Zafer

2004'te, Necip Fazıl Kısakürek'in doğumunun 100. Yılında, "ÜSTAD" "Belge Film" adını verdiğim belgeseli, o zamanki ortağımdan aldığım borç parayla çektim.

Kimse yoktu ortada. Mehmet Kısakürek sonunda filmin (resmen) üstüne yattı. "ÜSTAD'ları ölmüş demek ki!" dedim. Ne diyeyim? 

Star Gazetesi'nin "Necip Fazıl Ödülleri" töreninde yanında oturan Mehmet Kısakürek'e, Cumhurbaşkanımız,  "Mehmet Ağabey, galasında beraber ağladığımız ÜSTAD'ın sonradan yönetmeni olmuşsun. Tam da DVD çoğaltım esnasında!" desin diye beklemedim elbette. 

"Fikrin ne fahişesi oldum ne zamparası / Bilemem bir vicdanın kaçadır hava parası"... Ben bu mısralar için okumuştum Necip Fazıl'ı. Bakalım Necip Fazıl, (ruz-u mahşerde) kimleri (kaça?) ödüllendirecek? 

ÜSTAD Belge Filmi, (borç aldığım) kendi paramla çekerken senaryonun en zor ve en gerekli Paris çekimleri için 300 dolarcık harcamaya kıyamayan oğullar tanıdım!

Necip Fazıl Ödülleri alkışı hak ediyor elbette. Ben de avuçlarım patlayıncaya kadar alkışlamak istiyorum. "Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa / Yaşasın kefenimin kefili karaborsa"

"Ben de iğreniyorum!" diyerek sözü (bir gün bütün bunları konuşacağımız) "ÜSTAD"a bırakıyorum. 

"Elimden doğruca, güzelce, iyice bir yazı mı çıkıyor? İğreniyorum! Hâlâ bu memlekette doğru, güzel ve iyi olanı savunma gayretimden, bu gayretin boşluğunu anlayamamak enayiliğinden iğreniyorum!

Olanlar ortadayken, hep bugünü yarına erteleyici ve gelmeyecek bir istikbale ısmarlayıcı "cek" ve "cak" edatlarından iğreniyorum!

(Perikles) gibi (Antik) Yunan medeniyetinin en haşmetli ve her şeyi tamam cemiyetinde, (Lirik) şiirin babası (Pindaros) şöyle der : "Meğer bütün bir ömür katırlara saman yerine çiçek sunmuşum!"... Ben de aynı meraret duygusuyla güneşi cepte kaybetmiş bir topluma bu sırrı anlatamamanın sefaletinden iğreniyorum!

Dudaklarla kalbler arasındaki mesafeden, her akşam başına yorganı çeker çekmez uyuyuveren nefs muhasebesi yoksunu eyyamgüder politikacıdan, tecrit kampı ve iman zindanı haline getirdikleri camilere hissizce girip çıkan marka müslümanlarından iğreniyorum! Gördüğü şeyi nasıl görebildiğini izahtan âcizken gözüyle görmediği için Allah'ı inkar eden maddeciden iğreniyorum!

Posayı cevher sanan kabuk milliyetçisinden, çile çekmeden olmaya bakan ezberci medeniyetçiden, hayat ağacını devirmeyi ve nurlu meyveleriyle ateşe atmayı inkilâp sayan devrimbazdan ve bunlara inananlardan, kapılanlardan iğreniyorum!

Hâsılı, dil adına dilden, ev adına evden, vatan adına vatandan ve köy, köylü, şehir, şehirli, gazete, dergi, kitap, mektep, talebe, muallim, polis, memur, kanun, nizam, kadın, erkek, dost, ahbap ne varsa bunların gerçekleri adına hepsinden iğreniyorum!

Ötesi var mı?... Ağlayamayan, anlayamayan, içini kanatamayan, yumruğunu sıkamayan insandan, Allah'ın Kur'an'da "Belhüm adal-Hayvandan aşağı" diye andığı iki ayaklılardan iğreniyorum!"

17 Mart 1980 - Necip Fazıl Kısakürek

Bu yazı toplam 498 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim