• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Sakarya 15 °C
  • Kocaeli 16 °C

Ankara, rengin bundan böyle gri değil

Tülay Demircan Koyuncu

İlk tanışmanın çekingenliği sarar bedeni..

Tanımadığın kocaman şehirde yapayalnız olmak..

Zamana bırakılan her şey mutlaka bir yolunu bulur ya hayır ya...

Sabır ile yol almak lazımdı...

İstanbul'a aşıktım ben, İstanbul anlatılmayacak kadar özeldir.

Boğazı,

Kız kulesi,

Çamlıcası

Kanlıcası (yoğurdu

Kasımpaşa'sı var ki...

Gerçekten çok mu güzel!?

Bilmiyorum ki!

Mecnuna sormuşlar: ”Çirkin Leyla'yı nasıl sevdin?”

Mecnun : ”Benim baktığım gözle baksaydınız, gördüğünüz benim Leyla'm olurdu” demiş.

Aşığın baktığı gibi bakan, aşkı anlar.

Ankara’ya ilk defa gelmiştim. Soğuk ve bürokrat bir gri şehirdi.

Aslında şehirleri güzel yapan yaşadığın yerler ve insanlardır.

Yavaş yavaş alışıyordum, sanki!

Ben ki, dili, dini, örf ve adetleri çok farklı bir ülkeye bile alıştım!

Ezan seslerinin olduğu,

Bayrağımın dalgalandığı, ülkemin şehrine yabancı mı kalacaktım!

Bir yerden geçerken o mekana ya da şehre yüreğinizin kokusunu bırakmalısınız.

Eğer sevgiyi yüreğinizden dudaklarınıza yansıtırsanız, her şey güzel olur.

İnanın bana.

Her şeyin bence tek ilacı ya da çözümü vardır.

Sevgiyle bakabilmek ve gülümseyebilmek.

Ankara'da, Çaykur'un Misafirhanesine misafir olmuştum.

Otelleri oldum olası sevemem. Neden derseniz, sanırım çok kalabalık oluşundan kaynaklı bir soğukluk hissine kapılırım.

Çaykur'un misafirhanesi dört katlı şirin bir yer.

Sanırım 20 odalı bir misafirhane.

Aile ortamı sıcaklığının yaşandığı bir yer ve

Ankara'nın, son gün Kolej semtinde olduğunu öğrendiğim (ben hep Kızılay deyip durdum da) gri şehrin sıcak mekanı.

Müdüründen

Resepsiyon görevlisine, temizlikçisinden, kahvaltı hazırlayan görevlisine...

Hepsi güler yüzlü ve cana yakın insanlar.

Tanımaktan sonsuz mutluluk duydum.

Hatta manevi bir oğlum ve bir kızım oldu.

Bilal ve Perihan.

Bilal (21) içine kapanık bir delikanlı,

Çok saygılı ve resmi duruşlu.

Ama gözlerindeki sıcaklık ve dürüstlük hatta sevgi ile bakışını görmemek imkansız.

Biraz uğraş verdim ama sonunda bana, ”Annem, nasılsın” dedi.

Hayatın pamuk ipliğine bağlı bir yaşam olduğunu anlıyorsunuz.

Ne zaman mı?

Nefesiniz size ihanet etmeye başladığı andan itibaren.

Aniden, şiddetli bir göğüs ağrısıyla, nefes alamamaya başlayınca, kendimi kaldığım odadan resepsiyona zor attım.

Nefes alamıyordum. Her nefes alışımda ağrım şiddetlenip bıçak gibi, göğsüme batıyordu.

Bu yaşıma kadar böyle bir ağrı yaşamamıştım.

Bir anda merdivende yığılıp kaldım.

Perihan kızım resepsiyondan koşarak geldi.

Müdüre Merve hanım,

Ne zaman yanıma gelip nabzıma baktı hiç anlamadım.

Bir anda hepsi yanıma gelmişti.

Bir misafire bakar gibi değillerdi.

Hepsi bir ablalarına yardım etme telaşına kapıldılar.

Ambulansla hastaneye giderken işini gücünü bırakıp benimle gelen Merve Hanım 6 saat boyunca yanı başımdan ayrılmadı.

Yüzündeki telaşlı halini bana yansıtmamak için nasıl çaba sarfettiğini, ağrılar içinde olsam da gözümden kaçmamıştı.

Çok şükür kefeni yırtıp hastaneden, Ankara'da okuyan mavişim dediğim aslında yeşil gözlü olan yeğenimin bana ağlamaklı sarılışıyla ayrıldık.

Ankara'yı artık seviyorum.

Gri değil bundan böyle Ankara'nın rengi.

Pembe ya da mavi ...

Yüreğime yazdıklarım var orada.

Manevi evlatlarım var.

Güler yüzle bir aile misali olduğumuz

İnsanlar var.

“Her zaman bekleriz. Özletmeyin, işiniz olmasa da bizi ziyarete gelin...” diye kapıya kadar gelip

Uğurlayanlarım var.

Bazı vefasız eski tanıdıklarım da var! Lakin onları unutturanlar var.

Şayet bir yerden gelip geçerseniz,

O şehre ya da oradaki insanlara yüreğinizin kokusunu bırakın ki, daima hatırlarında kalabilesiniz.

Para ile çok şey alabilirsiniz belki,

Ama bir yüreğe yazılamazsınız.

Ve size “Annem, ablam..” diyecek birini satın alamazsınız.

Her şey için teşekkür ederim.

İsmail bey, Cüneyt bey, Merve hanım(kızım), Bilal bey, Kemal abi,

Bilal oğlum, Perihan kızım,

Ve tüm çalışanlar..

Kızılay'da bazı mağazalarda çalışan

Manevi kızlarım

Hacer, Serap....

Sizler bana Ankara'yı sevdirdiniz.

Sevilmek için önce siz sevmeyi deneyin.

Bir yerden gelip geçmeyin öylesine.

O şehirde isminiz kalsın, ama yüreklerde.

Ben, sevmekten hiç vazgeçmedim.

Ve hep sevilmeyi başardım.

Sevgilerimle

Sizin Tülay, anneniz, ablanız...

Bu yazı toplam 936 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim