• BIST 98.808
  • Altın 229,000
  • Dolar 5,7932
  • Euro 6,7050
  • Sakarya 21 °C
  • Kocaeli 19 °C

ADAŞEKER’i FETÖ’nün kucağına atmıştı

Sezai Matur

Adapazarı Şeker Fabrikası’nın bugünlere gelmesinde en önemli paya sahip olan Türkiye Şeker Kurumu, Bakanlar Kurulu tarafından son yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldı.

Fabrikanın 2005 yılında Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi tarafından alınmasının ardından Kooperatif Bank Asya’ya borçlanmıştı.

Daha ilk günden Bank Asya’nın burayı ele geçirmekle ilgili planları olduğunu yazmaya başladık.

Biz çok öngörülü değildik ama onlar her şeyi o kadar açık bir şekilde yapıyorlardı ki, biz gördüğümüzü yazdık.

Yıllarca da bu uyarılarımızı yapmaya devam ettik.

Şeker Kurumu, Adapazarı Şeker Fabrikası’na kota vermeyerek borçlarını ödeyemez hale gelmesini sağladı.

Yetmedi, bölge dışından pancar alımı nedeniyle Adapazarı Şeker Fabrikası’na kurum tarihinin en büyük cezasını kesti.

70 milyonluk bu ceza Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin tümüyle pes etmesine neden oldu.

Kooperatif yönetimi 70 milyonluk bu cezayı üzerine aldı, fabrikayı ise Bank Asya’ya verdi.

Bank Asya ise çok geçmeden fabrikayı Ülker Grubuna sattı.

Çok tuhaftır ki, Ülker Grubu fabrikayı satın aldıktan sora Şeker Kurumu yıllardır ADAŞEKER’den esirgenen kotayı cömert bir şekilde arttırdı.

Yine çok tuhaftır ki, Şeker Kurumu’nun başında yıllarca ADAŞEKER’e kan kusturan Azmi Aksu, ADAŞEKER’in başına geçti.

Şeker Kurumu’nun kestiği 70 milyonluk ceza faiziyle birlikte Sakaryalı pancar üreticisine kalırken bu borcun silinmesi için gösterilen çabalar da sonuçsuz kaldı.

Doğrusu AKP Sakarya Milletvekilleri, pancar üreticisinin yediği bu kazığı çıkarmak için de pek çaba sarf etmediler.

Şimdi, Adapazarı Şeker Fabrikası’nı adeta FETÖ’nün kucağına iten ve aldığı kararlarla Bank Asya’nın eline geçmesine neden olan Şeker Kurumu kapatıldı.

Oh olsun demek işe yarar mı?

Belki rahatlatır ama hiçbir işe yaramaz.

Kurumun kestiği ceza duruyor.

Silinmesi için belki bir sonraki Kanun Hükmünde Kararname’de bir karar yayınlanması gerek.

Bunun için de taşın altına elini sokacak milletvekilleri şart.

 

+++++++++++++

 

 

CHP İl Başkanı kim olmalı?

 

Sakarya, AKP‘nin kuruluşundan itibaren adeta bu partinin kalesi haline geldi.

Oysa geçmişte sosyal demokratların da önemli bir merkeziydi.

Özellikle yerel yönetimlerde sosyal demokratlar oldukça başarılıydı.

Ancak son yıllarda AKP’nin oyları hep artarken CHP, Sakarya’da hep Türkiye ortalamasının çok altında oy alıyor.

Bunun bir çok nedeni var mutlaka…

Bu durum partiye gönül verenleri üzüyor.

Her seçimde büyük bir hüsran yaşayan CHP’liler için şimdi bir fırsat var.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin İl Kongresi 30 Aralık’ta gerçekleştirilecek.

İl Kongresi’nde CHP’yi yerelde başarıya taşıyacak bir yönetim oluşturulabilir.

Mevcut İl Başkanı Ayça Taşkent ve Erdoğan Isır adaylıklarını açıkladılar.

Isır bir önceki kongrede de Taşkent’e karşı aday çıkmıştı.

Kulislerde Özgür Arık’ın da İl Başkanlığına aday olacağı konuşuluyor.

Peki bu isimlerden hangisi CHP İl Başkanı olmalı?

Kim CHP’yi çok daha iyi yerlere taşır?

Ben isim önermeyeceğim ancak ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partililerin özlediği İl Başkanını tanımlamaya çalışacağım.

 

İl Başkanı, partiyi bir yerlere taşımayı hedefleyen biri olmalı ve yönetim kurulu da aynı hedefi taşıyan isimlerden oluşmalı.

İl Başkanı herkesi kucaklamayı bilmeli, partide yıllardır küsen, kenara çekilen ne kadar isim varsa her biri yeniden partiye kazandırılmalı. İl Başkanının ilk işlerinden biri hizipleri mümkün olduğunca sonlandırmak olmalıdır.

İl Başkanı, sadece seçim öncesi değil, her zaman 7/24 çalışacak enerjiye sahip olmalı, görev alanı içinde adım atmadık köy-mahalle, görüşmedik  insan, en azından partili bırakmamalı.

İl Başkanı bireysel değil, ekip çalışmasıyla partinin politikalarını geniş kitlelere ulaştırmalı.

İl Başkanı genel politikalar kadar yerelle de ilgilenmeli, şehirde olan bitenle ilgili fikri olmalı, şehrin gündemini oluşturacak açıklamalar yapmalıdır.  En azından şehrin gündemine vakıf olmalıdır.

İl Başkanı ve ekibi, parti binasını partililerin yoğun bir şekilde kullandığı hale dönüştürmeli. İl binası şehirde başı ağrıyan herkesin çözüm için başvurduğu bir merkez olmalı.

İl Başkanı, Milletvekilinin emir eri gibi DEĞİL milletvekili ile ele ele vererek çalışacak kapasitede ve olgunlukta olmalıdır.

İl Başkanı ilçe örgütlerini güçlendirmenin yolunu bulmalı, partiye yeni üyeler kazandırmak için çalışmalar yapmalıdır. Önümüzdeki seçimlerde hem belediye başkan adaylarının hem milletvekili adaylarını belirleyecek sağlıklı üye kayıtları için şimdiden büyük bir seferberlik başlatmalıdır.

İl Başkanı, partiye gelenlerin yaş ortalamasını düşürecek, yani gençleri partiye kazandıracak çalışmalara ağırlık vermelidir.

İl Başkanının en azıdan görev süresi bitene kadar bu görevini sıçrama amaçlı kullanmak gibi bir hedefi olmamalı.

30 Aralıkta oy kullanacak delegelerin bu tür beklentilerle sandığa gideceklerini tahmin ediyorum.

Umarım seçenekleri arasında bunları sağlayacak isimler bulurlar.

Bu yazı toplam 224 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim