• BIST 109.330
  • Altın 155,622
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Sakarya 5 °C
  • Kocaeli 5 °C

ADALETİN AMERİKA…

Bayram Akyüz

Yıllardır aynı isim etrafında dolanıp duruyoruz. Taraftar kitlesi bu kadar hızla değişen başka bir isim olmuş mudur? Bilmiyorum.

Reza Zarrab!

Türkiye’de söylemiş olduğu hiçbir söze inanmayanlar, Amerikan mahkemelerinde söylemiş olduğu her söze tereddüt etmeden doğru muamelesi yapıyor.

Adam alenen tehdit edilmesine rağmen bu husus hiç dikkate alınmadan, söylediklerinin doğru olacağını düşünmek kanımca akıl karı bir iş değildir. Adama ölümü gösterip sıtmaya razım etmiş olacakları göz ardı edilmemeli.

15 Temmuz sonrası yazmış olduğum bir yazıda, “15 Temmuz darbe girişimi FETÖ örgütü kullanılarak NATO, ABD yapımı bir darbe teşebbüsüdür “ diye yazmıştım. Devamında “Galip gelmemiz kimseyi kandırmasın, sınırsız kaynakları ile başka bir yöntemle yine ülkemizi çökertmek için eylemlerine devam edeceklerdir” diye belirtmiştim.

Oslo süreci, Mit Tırları, Gezi eylemleri, 17-25 Aralık ve en son 15 Temmuz darbe teşebbüsü, hepsi organize bir sürecin devamıdır.

Bugün ise ABD’de başlayan Reza Zarrab davası, ardından gelen ne olduğu belli olmayan, bir deste kâğıt gösterilme hadisesi ve en sonunda Avrupa Birliğinden yapılan“Gülen hareketini terör örgütü olarak görmüyoruz” açıklamaları.

Amerika’da görülen dava 17-25 Aralık FETÖ kumpasının FETÖ lehine aklama davasıdır. Farklı hiçbir delil üretilmeksizin 17-25 Aralıkta oluşturulan iddiaların Reza Zarrab’ a itiraf ettirilmesinden başka bir şey değildir.

Evet, Ülkemiz top yekûn saldırı altındadır. Ecnebiler tarihin her safhasında içimizde buldukları Mahmut Paşa’lar ile Türkiye’yi bölme, parçalama en nihayetinde yok etme girişiminde bulunmuşlardır.

Bugün isimleri değişmiş olsa bile Mahmut Paşalar kullanılmaya devam ediliyor.

Ortalık yangın yeri birileri yangını söndürmek için kova ile su taşırken, kimileri ganimet toplama derdinde.

Üzülerek belirtmek isterim ki! Benim alenen gördüğüm bu!

İktidar yanlılarına koyun diyenler, her söylenene inanıyorlar eleştirisi getirenler, sallanan her kâğıdı delil olarak kabul edip, onun üzerinden söylem geliştirmeleri, eleştirdikleri kişilerden hiçbir farklarının olmadığının en büyük ispatıdır.

Genç nesil iki bin iki öncesini hatırlayamayabilir. Artık o eski Türkiye gitmiş, yerine gelişen, değişen ve hızla bağımsızlık yönünde adımlar atan bir ülke gelmiştir.

Atatürk’ün veciz bir sözü vardı. “Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır.”

Bugün Atasının izinden gittiğini söyleyenlerin kendi kişisel çıkarları söz konusu olduğunda gözleri hırs ve nefret yüzünden başka bir şey görmemektedir.

Tam bu satırları yazarken aklıma Uğur Mumcu’nun şu sözü geldi.

“Bu memlekette banka soyarken kar maskesi, Ülke soyarken de Atatürk maskesi taktılar.”

Gelelim konu başlığına! Eğer ABD’nin adaleti olduğunu düşünüyorsanız, şöyle hafif bir tarihe yolculuk yapın. Japonya’ya atılan atom bombası sonrası çocuk, yaşlı demeden ölen yüzbinlerce insan. Yapılan orantısız güç kullanma değilse, nedir?

Irak’ı kimyasal silahları bahane edip işgal edip sonra da Merkez Bankasını yağmaladılar. Tonlarca altın ABD’li askerler tarafından çalınıp memleketlerine götürüldü. Adamlar utanmadan filmini bile yaptılar. Masal diyarı Bağdat’ı harabeye çevirdiler. Yüzbinlerce insanı öldürdüler.

İngiltere eski Başbakanı Tony Blair itiraf etti. “ Bilebileceğinizden veya inanabileceğinizden daha fazla üzüntü, pişmanlık ve özür ifade ediyorum. İstihbarat değerlendirmelerinin yanlış olduğu ortaya çıktı.”

Irak işgalinin baş aktörü ABD’dir. Tony Blair ’in üzüntüsü de ölen Iraklılar için değil, o savaşta ölen 179 İngiliz askeri içindi.

Adaletin Amerika böyle bir şey(!)

 Milyonlarca insanı öldürüyor, üzüntülerini belirttiklerinde onlar aklanıyorlar. Örnekler saymakla bitmez. Amerika nereye çökmüş ise orada kan ve gözyaşı hiç bitmemiştir.

-“Siz şimdi böylesi bir canavarın adaletinden medet umuyorsunuz ya, yuh olsun size.”

Bugün gönüllü Mahmut Paşa rolüne soyunanlara hatırlatmak isterim. Onun sonu hiç iyi olmamıştır. Tarih bugün dahi onu hain olarak anmaya devam ediyor.

Reza Zarrab’ın rüşvet verdim dediği herkes tekrar sorgulanmalı, eğer iddia edilenler doğru ise boyunlarına “bu kişi melundur “ tabelası asılarak hak ettiği en ağır ceza ne ise o verilmelidir.

Unutmadan!

-“Rüşvet alan da veren de melundur”sözünü ilk olarak 1994 yılında Refah Partisi Yerel seçimler de iktidara geldiğinden belediye bina girişlerinde ki duvara monte edilmiş tabelalarda görmüştüm.

Sağlıcakla kalın…

Bu yazı toplam 381 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim