• BIST 112.122
  • Altın 174,823
  • Dolar 4,0406
  • Euro 4,9882
  • Sakarya 8 °C
  • Kocaeli 6 °C

Abhazya sizi bekliyor

Sezai Matur
 

Binlerce yıllık bir kökene sahip bir ülke Abhazya.
Karadeniz kıyısında Akdeniz ikliminin özelliklerini taşıyan bu ülkede çok farklı etnik yapılardan insanlar yaşıyor.
Bugün itibaren çoğunluk nüfus Abhazlar. Ardından Ermeniler, Ruslar ve Gürcüler geliyor.
Son zamanlarda Orta Asya’dan da çok göç almış.
Abhazya her dönem doğal zenginlikleri nedeniyle hedef olmuş ve bir çok savaş yaşamış bir ülke.
En son Ağustos 1992’de Gürcistan tarafından işgal edilen Abhazya, gönüllü halk ve askeri birliklerinin işbirliğiyle 30 Eylül 1993’te işgalden kurtarıldı.
Savaş sonrası Abhazya uygulanan ambargolar nedeniyle çok zor bir süreç yaşadı. 2008 yılında Rusya’nın Abhazya Cumhuriyeti’ni tanımasıyla ülke rahat bir nefes aldı.
Ardından Nikaragua, Venezuela, Nauru, Vanuatu ve Tualu Cumhuriyetleri bu ülkeyi tanıdı.
2008 yılından sonra Rusya’nın destekleriyle ülke hızla toparlanmaya başlamış.
Bugün sahilleriyle, tarihi ve diğer turizm bölgeleriyle Rus turistler için çok cazip bir turizm bölgesi.
Özellikle yaz aylarında sahillerde iğne atsan yere düşmüyormuş.
Yüksekliği bazı bölgelerde 4 bin metreyi aşan Kafkas dağları Abhazya’yı kuzeyin soğuğundan koruyor.
Dağlık alanlarının büyük bölümü ormanla kaplı olan Abhazya’nın denize yakın kısımları ise çok verimli araziler. 
Abhazya’nın şehirleri Sovyet döneminde planlanmış geniş ve yemyeşil caddeleriyle dikkat çekiyor.
Ancak savaş sonrası Gürcüler tarafından terk edilen binaların çok büyük bölümü boş.
Yani mevcut yapı stoku çok daha büyük bir nüfusu barındırabilir.
Abhazya bugün artık sorunlarının büyük bölümünü aşmış durumda.
Savaş yaralarını hızla sarıyor.
Ancak nitelikli ve genç insan gücüne de ihtiyacı var.
Bu nedenle diasporadaki Abazalar’ın ülkeye dönüşü  ile ilgili önemli çalışmalar yapılıyor.
Oluşturulan Geri Dönüş Komitesi, ülkeye geri dönenlere ev ve arazi veriyor.
Başta Cumhurbaşkanı Hacımba olmak üzere tüm yetkililer  geri dönüş çağrısı yapıyorlar.
Abhaz yetkililer, sadece geri dönüş için değil ülkenin turizm amaçlı da ziyaret edilmesini de arzuluyorlar.
Özellikle Türk halkının Abhazya’yı görerek tanımaları en büyük dilekleri.
Sürgün sırasında Türk halkının Abhaz halkını bağrına basması, sonrasında da hep kardeşçe bir tavır sergilemesi Türkiye’ye karşı aşırı bir sevgi oluşmasına neden olmuş.
Türkiye’den geldiğimizi söylediğimiz herkes inanılmaz bir ilgi gösteriyor.
Oysa Sovyet dönemi sonrasında Türkiye’den giden, hatta yerleşen o kadar çok insan var ki…
Ama Abhaz halkının Türkiye’den gelenlere ilgisi hiç azalmamış.
Bu yüzden buradan Abhaz halkının, Türk halkına yaptığı Abhazya’ya davet çağrısını iletmek istiyorum. 
…..

Neden gittim?

Atalarım, 1864 büyük Çerkez sürgününde Abhazya’dan Anadolu topraklarına göç etmişler.
Düzce’ye yerleşmişler. Babamlar ise Düzce’den Adapazarı’na gelerek yerleşmişler.
Doğup büyüdüğüm Kayalar Memduhiye Köyü bir Abaza köyü.
Abaza kültürüyle büyüdük ama ortaokuldan itibaren köyden dışarı açılmaya başladıktan sonra dilimizden, kültürümüzden uzaklaşmaya başladık.
Üniversite sonrası yaşamımı Abazaların yoğun olarak yaşadığı Adapazarı’nda sürdürmeme rağmen, tam olarak bilmediğim nedenlerle kendi toplumumla çok çok yakın ilişkilerim olmadı.
Özellikle ablamın 13 yıl önce bir düğünde bir serseri kurşunla katledilmesinin ardından bizim toplumdan biraz daha uzak durdum.
2 yıl önce değerli büyüğüm Atilla Canay bir toplantıya davet etti. 
Orada Dünya Abhaz Kongresi’nin delegeleri belirlendi.
Kongre’ye önerilen delegelerden biri de bendim.
Büyüklerimizin onayladığı delege listesinde yer aldım.
Kongrenin gerçekleştirileceği Abhazya’ya hiç gitmemiştim.
Daha önce bir iki girişimimde yaşadığım terslikler canımı sıkmıştı.
Bu yüzden benim için de bir fırsat olacaktı bu kongre.
Ancak çok az bir süre kala Rus uçağı düşürülünce Kongre iptal oldu.
Rusya’yla Türkiye arasındaki ilişkilerin düzelmesinin ardından  Dünya Abhaz Kongresi’nin bu yıl Aralık ayında toplanmasına karar verildi.
Atalarımın göç ettiği topraklarda bulunmak, “Canlar Ülkesi” olarak tanımlanan Abyazya’yı tanımak ve 54 ülkeye yaşamlarını sürdüren Abhaz diasporasından insanlarla tanışmak için bir fırsattı kongre.
Geçen hafta 6 Aralık sabahı Rusya’nın Soçi kentine uçtuk, oradan da yaklaşık 2 saatlik bir yolculukla Abhazya’nın başkenti Sohum’a geçtik.
Toplam 5 gün Abhazya’da kaldık.
Bugün ve yarın sizlere Abhazya’da gördüklerimi anlatmaya çalışacağım.
Fotoğraf konusunda çok iyi değilim.
Çekebildiğim kadarıyla da Abhazya’nın güzelliklerini sizlerle paylaşacağım.
Umarım beğenirsiniz.

Kongrede neler oldu?

Dünya Abhaz Kongresi, Gürcistan işgalinin ardından ilk Cumhurbaşkanı Vladimir Ardzınba’nın önderliğinde 25 yıl önce oluşturulmuş.
Delegeleri bugüne kadar STK’lar dahil tüm resmi yapılardan uzak bir şekilde, halk tarafından seçilmiş.
Son kongre için de delege tespitleri 2015 yılında yapıldı.
Türkiye’den de aralarında benim de olduğum 50 delege seçilmişti.
Ertelenen kongrenin yeniden toplanacağını öğrenen Abhaz Federasyonu da kongre de teslim edilmek istendiğini belirtince, Federasyon’dan 40 kadar delege katıldı kongreye.
İlk gün Cumhurbaşkanı Hacımba başta olmak üzere protokol konuşmaları yapıldı.
İkinci gün seçimler yapıldı. Kuruluştan bu yana kongre başkanlığını yürüten Talat Şanba ve Genel Sekreter Gennadi Alamia görevlerini bıraktı.
Yerlerine seçim yapıldı.
Başkanlığa Musa Ekzekov seçildi.
Genel Sekreterlik görevine eski Genel Sekreter, Sakaryalı hemşerimiz Soner Gogua’yı önerdi.
Ancak yeni Başkan  Musa Ekzekov  bir süre önce Türk hükümeti tarafından sınır dışı edilen İnar Gitsba’yı önerince Türkiye’nin ( Federasyon delegeleri hariç) delegeleri salonu terketti.
Sonrasında da Yönetim için isim verilmedi.
Abhaz Federasyonu’nun önerdiği isimlerden  Ahmet Arpat, Mehmet Ali Gül, Murat Gümüş ve Murat Yıldırımgeç, Dünya Abhaz Kongresi'nin yönetiminde yer aldı.
Karatay Çerkezya bölgesinden bir işadamı olan Musa Eksekov’un listesine Abhazya’dan isim verilmedi.
Kongrenin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Raul Hacımba “  Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Abhazlar, ana vatanlarına döndüklerinde Abhaz vatandaşlığı alıyor ve toplumumuzun bir parçası oluyor. Allah Abhaz, Abazin ve Çerkes halklarının birliğini korusun. Allah Abhazya'yı korusun”dedi.

Kardeş şehir Sohum’da Adapazarlılar

 

Adapazarı ve Sohum 1991 yılında kardeş ilan edilmişti.

Savaş çıktığında da Adapazarı, Abhazya’ya yardım organizasyonlarının merkezi olmuştu.

Sıba Efkan da Abhazya direnişinde şehit düşen Adapazarlı bir kardeşimizdi.

Savaştan önce de, savaş sırasında da, sonrasında da çok sayıda Adapazarlı Abhazya’ya gidip yerleşti.

Bu nedenle Sohum’da Adapazarlılar olarak hiç yabancılık çekmedik.

Örneğin otelden dışarı çıkıp gezerken bir anda Oktay Büyü ve Hayri Ersoy’la karşılaştık.

Oktay Büyü 27 yıldır Abhazya’da yaşıyor.

Hayri Ersoy da sanırım savaş sonrası yerleşti.

Devlet kademelerinde de görev yapan Oktay Büyü gibi Soner Gogua da savaş öncesi Abhazya’ya yerleşenlerden.

Gogua bir dönem milletvekilliği de yaptı.

Her ikisi de geri dönüş çalışmalarında önemli roller üstlendiler.

Dünya Abhaz Kongresini Oktay Büyü ve Soner Gogua ile birlikte izledik.

Her ikisinin de Türkiye’den geri dönüş yapmak isteyenlere çağrısı var.

“Gelin biz her türlü desteğe hazırız” diyorlar.

Bugüne kadar gidenlere de her anlamda destek olmuşlar.

Sohum’da çalışan,  yatırım yapan Adapazarlılar olduğunu görmek beni mutlu etti.

Birçok arkadaşımı gördüm.

Örneğin Cemal Canpolat çok büyük bir sera kurmuş.

Burada domates üretimi yapıyor.

Adapazarı ile kardeş şehirliğin yeniden tesis edilmesi Sohum’da bir beklenti.

Aslında iki şehir arasında bu kadar çok Adapazarlı’nın yaşaması nedeniyle doğal bir kardeşlik de oluşmuş durumda.

İki şehir arasında bu kardeşlik köprüsünün yeniden kurulmasıyla Sohum’un çok şey kazanacağını düşünüyorum.

Bunun için daha önce Sohum’u ziyaret eden ilimiz Milletvekillerinin önayak olmaları bekleniyor.

Umarım iki şehir yeniden kardeş ilan edilir.

abhazya-sizi-bekliyor.jpgabhazya-sizi-bekliyor-001.jpgabhazya-sizi-bekliyor-002.jpg

Foto: Kongreye Sakarya’dan Atilla Canay, Önder Atay, Vedat Akyurt’la birlikte katıldık. Ayrıca Prof. Dr. Sima Nart ve Ülkü Yılmaz da diğer Sakarya delegesi arkadaşlarımızdı. 

Bu yazı toplam 1094 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim