• BIST 108.518
  • Altın 153,390
  • Dolar 3,8429
  • Euro 4,5142
  • Sakarya 17 °C
  • Kocaeli 17 °C

ABD'ye pankartlı, dövizli tepki

ABD'ye pankartlı, dövizli tepki
ADAPAZARI kent merkezinde toplanan yaklaşık 100 kişi, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağı yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Sakarya Şubesi üyeleri Adapazarı kent merkezindeki Orhan Camii önünde toplanarak, ABD'nin açıklamalarına tepki gösterdi. Ellerinde 'Kudüs bizimdir bizim kalacak' ve 'Kudüs'ün özgürlüğü ümmetin özgürlüğüdür' yazılı pankart ve dövizler olan yaklaşık 100 kişi, tekbir getirdi.

abdye-pankartli,-dovizli-tepki.jpg

Sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği protestoda, TÜGVA Sakarya Şubesi Başkanı Muhammed Fatih Yahşi, İslam âleminin oyunlara karşı birlik olması gerektiğini belirterek, şöyle dedi:

"Siyonizm, Trump aracılığıyla kıblemiz Kudüs'ü işgalci İsraillilerin siyonist emelleri doğrultusunda başkent ilan etme cüretinde bulunmuşlardır. İlk kıblemiz olan Filistin 1948 yılından beri yüzlerce yıllık büyük İsrail projesi çerçevesinde adım adım işgal altına alınmıştır. Müslüman semtleri bombalanırken, masum kadınları, çocukları dünyanın gözü önünde cami avlusunda katledilirken bunu yapan işgalci güruhu şımarıklıkla nitelendirip, şirin göstermeyi alçaklık olarak nitelendiriyoruz.

abdye-pankartli,-dovizli-tepki-001.jpg

Şu açıkça bilinmelidir ki New York'un bir gece aydınlanması için tüm gönül coğrafyamızı ateşe atanlar, Kudüs'ümüzün bir anlık karanlığa bürünmesinin sonu çok ağır olacaktır. Kadınlarına, namuslarına tecavüz edilen, ilk kıblesine el uzatılan dinin mensuplarına sesleniyoruz; Daha neyi bekliyorsunuz, daha ne kadar kendi kardeşlerimize, ümmetin meselelerine sağır dilsiz kalacaksınız? Celladından diz çöküp af dileme gafletinden kurtulunuz, dünya var oldukça, yeryüzü bizimdir, Kudüs bizimdir" dedi.

abdye-pankartli,-dovizli-tepki-003.jpg

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Sakarya Şubesi tam açıklaması:

AZİZ MİLLETİMİZ,

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,

Her geçen gün İslam coğrafyası küresel sömürü düzeninin kıskacında kan gölüne çevrilmektedir. Dün kendini muasır medeniyetler seviyesinde gören avrupa’nın merkezinde Bosna’da yaşanan soykırım hafızalarımızda taze iken; Suriye’de her gün bir insanlık dramı yaşanırken; Arakan’da naklen soykırımlarda kimyasal silahlarla masum çocuklar ve kadınlar katledilirken; milyonlarca insan yerlerinden yurtlarından ayrılmak durumunda kalmıştır. Silahların menşei dünyanın kan emici vampirleri olan sömürgeci ülkeler arasında değişirken; ölenlerin hep savunmasız Müslümanlar olduğu açık bir şekilde görülmektedir.

 

Aziz Milletimiz,

Değerli Basın Mensupları,

Bir yandan gönül coğrafyamıza ölümler yağdırılırken; bir yandan da kutsallarımız çiğnenip topraklarımıza el uzatılmaktadır. Hadsizliğin, saldırganlığın ve hukuksuzluğun geldiği son nokta olarak siyonizmin bu devirdeki kullanışlı piyonu Trump aracılığıyla ilk kıblemiz Kudüs’ümüzü işgalci İsraillilerin Siyonist emelleri doğrultusunda başkent ilan etme cür’etinde bulunmuşlardır. 

 

İlk kıblemizin bulunduğu Filistin 1948 yılından beri yüzlerce yıllık Büyük İsrail Projesi çerçevesinde adım adım işgal altına alınmıştır. TVlerde naklen Müslüman semtleri bombalanırken, masum kadınları, erkekleri, çocukları dünyanın gözü önünde cami avlusunda katledilirken bunu yapan işgalci güruhu "şımarık"lıkla nitelendirip şirin göstermeyi alçaklık olarak nitelendiriyoruz.

İslam’ın ilk kıblesinde dahi ezan-ı Muhammedî’nin yasaklanması; son olarak da Kudüs’ün işgalci Siyonistlerin başkenti olarak ilan edilmesi cüretinde bulunmuş bir eşkıya ordusuna karşı dik duruşun bir Müslüman için namus meselesi olduğunu tüm İslâm âlemine hatırlatıyoruz. Âlem-i İslam'ı reel politik kaygılardan arınarak, amerikadan, israilden değil Allah'tan korkmaya ve O'na (cc) teslim olmaya çağırıyoruz. Artık ümmetin prangalarından kurtulması ile Filistin'in özgürlüğüne kavuşması aynı çizgiye gelmiştir.

Tüm dünya üzerindeki Müslüman topraklarının 3 asırdır zengin yeraltı ve yer üstü kaynakları sömürülürken; kan akan coğrafyalarındaki tetiği sıkan elin aynı gücü arkasına aldığını çok iyi biliyoruz. Dünya güvenliğinin ve barışının teminatı olarak kendisini gören ve aynı zamanda dünyanın en büyük silah üreticisi olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin dünyadaki bütün bu düzensizliğin müsebbibi olarak görüyoruz.

 

İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’da Hakkın daveti ezan susturulmaya çalışılırken; avluda savunmasız erkek ve kadın kardeşlerimiz şehit edilirken bu mezalimi dillendirmenin dahi antisemitizm olarak yaftalanması güçlünün haklı olduğu çarpık uluslararası hukuk ve siyaset sisteminin sonucudur. Müslümanlar hunharca katledildiğinde sessiz kalan güçlünün haklı olduğu bir Uluslararası Hukuk Sisteminin ve onun ikiyüzlü kullanışlı araçlarını ret ediyoruz.

Filistin’de, Suriye’de, Mora’da, Cezayir’de, Doğu Türkistan’da, Etiyopya’da, Bosna’da, Arakan’da yaşanan kıyımlar gözümüzün önünde iken terör ve İslam dininin aynı cümlede zikredilmesinin vahşi ve saldırgan bir medeniyetin kullandığı bir algı aracı olduğunu çok iyi biliyoruz. Sömürgeci ülkeler ırkçı Siyonizm ideası merkezinde ilkel, barbar ve bencilce daha fazla tüketim ve İslam düşmanlığı motivasyonları ile yeni bir küresel sömürge düzeni kurmak amacıyla dünyayı çıkmaz bir yola sürüklemektedir.

 

Tüm dünyaya hatırlatmak isteriz ki;

Türkiye tarihin kendisine yüklediği kutsal misyonunu ifa edecek; okyanus ötesinden iftira, tiyatral operasyonlar ve karalama kampanyalarıyla engellenmek istense de din, dil ve ırk ayrımı göz etmeksizin tüm mazlumların hakkını savunmaya daha gür sesle devam edecektir.

Kendilerini dünyanın efendisi, dünyanın diğer kalanını da kölesi olarak gören; kendisinden başkasına yaşam hakkı tanımayan bencil, vahşi ve saldırgan medeniyetin mensuplarını insanlığa davet ediyoruz.

 

Şu açıkça bilinmelidir ki;

Newyork’un 1 gece aydınlanması için tüm gönül coğrafyamızı ateşe atanlar; Kudüs’ümüzün 1 anlık karanlığa bürünmesinin sonuçları çok ağır olacaktır.

Tarih bize göstermiştir ki; Theodor Herzl’ın rüyasıyla hareket edenler,  bu çağın Selahattinlerini, Abdülhamidlerini hesaba katmazlarsa acı bir kâbusa uyanacaklardır.

 

Şimdi,

İslam coğrafyası üzerinde yeni üretilen silahların tatbikatının yapılmasına göz yuman, kimseye hesap verme gereği duymadan çocukları öldürülen, kadınlarının namuslarına tecavüz edilen, İlk kıblesine el uzatılan İslam Dünyasının mensuplarına sesleniyoruz;

Daha neyi bekliyorsunuz? Daha ne kadar kendi kardeşlerinize, ümmetin mes’elelerine sağır, dilsiz kalacak; görmezden geleceksiniz?

Filistin dar bir coğrafyada bulunan bir takım insanların mes’elesi değil; tüm İslam âleminin namusudur.

Celladından diz çöküp af dileme gafletinden kurtulunuz!

Dünya var oldukça yeryüzü bizimdir, Kudüs bizimdir.

 

Ey İman edenler!

Hangi düşünce ve güç dengesi sizi Allah (cc) yolunda mücadele etmekten, Hakkı müdafaa etmekten alıkoyuyorsa bilin ki bu Allah’ın razı olduğu bir şey değildir!

Bir gün ateş sizi çemberi içerisine almadan harekete geçiniz!

Irk, meşrep ve mezhep taassubiyetini bir kenara bırakıp siz Ey Müslümanlar Allah yolunda birleşiniz. Türkiye Gençlik Vakfı öncülüğünde 47 STK'nin desteğiyle.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim